İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/639 E. 2025/739 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/639
- Karar No
- 2025/739
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davalı ... tarafından kullanılmakta olan motosikletin 09.03.2021 tarihinde kendisine çarpması neticesinde yaralandığını ve bu yaralanma neticesinde ciddi sağlık problemleri yaşamış ve yaşamaya devam ettiğini, müvekkilinin olay günü ... tarafından evine bırakıldığını ve aynı günün gecesinde ağrılarının dinmemesi ve dayanılmaz hale gelmesinden dolayı hastane acil servisine başvurduğunu, acil serviste başlayan tedavisi ile birlikte bahse konu trafik kazası neticesinde müvekkilinin ameliyat edilmek durumunda kaldığını, gerçekleşen ameliyat ile müvekkilininin bacağına platin takıldığını, ameliyatın ardından bir süre geçmesi ile birlikte gerçekleşen trafik kazası dolayısıyla müvekkilinin akciğerine emboli (pıhtı) attığını ve bunun üzerine müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını ve uzun bir süre hastanede yatmak durumunda kaldığını, ayrıca hastaneye kaldırıldığında hayati tehlikesi bulunduğundan bir müddet yoğun bakım ünitesinde tedavi edildiğini, akabinde hastanede yoğun bakım ve bakım servislerinde tedavisinin sağlandıktan sonra taburcu olmuşsa da müvekkilinin bacağındaki aksama ve ağrı ile diğer sağlık problemlerinin dinmediğini, ayrıca hastane kayıtlarında emboli atma olarak bilinen müvekkilinin hayati tehlike geçirmesine sebebiyet veren rahatsızlığın trafik kazasına bağlı olduğunun yer aldığını, diğer yandan gerçekleşen trafik kazası dolayısıyla müvekkilinin hastanede tedavi olmuşsa da kalıcı mahiyetteki bacağındaki aksamadan dolayı artık koşamadığını ve merdiven çıkamadığını, hayati tehlike geçirmiş olmasının hastane süreçlerinde yaşadığı zorlukların yarattığı psikiyatrik problemler dolayısıyla trafik kazasına bağlı olarak psikiyatri servisinde tedavisinin devam ettiğini, netice itibariyle gerçekleşen trafik kazası dolayısıyla müvekkilinde geçici ve kalıcı maluliyet durumu hasıl olduğundan bu oranların ve sürelerin hesaplanması neticesinde belirlenecek maddi zararın giderilmesi gerektiğini, diğer yandan tedavi süresince bakıcı ihtiyacının doğmuş olması ve tedavi/sağlık masraflarının da ayrıca talep edildiğini, maddi tazminat kalemlerine ilişkin taleplerinin davalı ... ile birlikte diğer davalı Güvence Hesabı'ndan müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, bilindiği üzere Güvence Hesabının,14 Haziran 2007 tarih, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesiyle Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri bünyesinde kurulduğunu, Sigortacılık Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı'nın tüm sorumlulukları, varlıkları, alacakları ve yükümlülükleriyle birlikte Güvence Hesabı'na devir olduğunu, Güvence hesabının zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin olarak; sigortalının belirlenememesi, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli sigortanın bulunmaması veya çalınmış veya gasp edilmiş araçlarla kazaya sebebiyet verilmesi durumlarında, kazalarda zarar gören kişilerin, sigorta güvencesinden yoksun kalmaları nedeniyle uğrayacakları bedeni zararların giderilmesi amacıyla kurulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile öncelikle müvekkilinin taleplerinin güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi halde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, geçici ve kalıcı iş göremezlik, tedavi ve sağlık giderleri, bakıcı giderleri ve diğer tüm maddi zararlarının tazmini adına şimdilik 5.000TL'nin (HMK m.107, belirsiz alacak) kaza tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi aksi halde yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilin yaşadığı manevi elemin tahfifi amacıyla 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi aksi halde yasal faizi ile davalı ...'dan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanun koyucu tarafından mağduriyetlerini daha hızlı gidermek adına getirilen bu dava şartının sonradan tamamlanabileceği kanısı ile hareket etmek kanunu dolanmak niteliğinde olacağını, iş bu başvurunun yerine getirilmemesi hem davalı şirketleri hem de davalı şahısları mağdur edebilecek nitelikte olduğunu, öyle ki; başvuru üzerine ödeme yapıldığı bir çok dosya da sabit olduğunu, yapılan bu ödemelerin eksik olması durumunda ise ödeme tarihinden itibaren faiziyle hesaplanan ödeme toplam tazminattan düşüldüğünü, hal böyle iken iş bu dava şartının yerine getirilmemesi kötü niyet teşkil edecek nitelikte olduğunu, bir yasanın etrafından dolanılarak haksız bir menfaat elde edilmeye çalışılmasını hukuk düzeninin korumayacağının sabit olduğunu, dava ön şartı olarak yer alan bir eksikliğinde dava açıldıktan sonra tamamlanabilmesi mümkün olmadığını, hal böyle iken davacının dava şartı eksikliği taşıyan elde ki davasının usulden reddi gerektiğini, davacının iş bu davasının yukarıda açıkladığımız sebeplerle usulden reddini talep ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü ve iddia ettiği hususların her biri ispata muhtaç olduğunu, zira davacı tarafın iddiaları hem hayatın olağan akışına hem de dosya içeriğine tamamen aykırı olduğunu, davacı tarafça iddia edilen hiç bir hususta ispatlanamadığından davacının davasının reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil yaşanan bu olay neticesinde davacı taraf ile sürekli iletişim halinde olduğunu, davacı tarafında beyan ettiği şekilde olay sonrasında elektrikli bisikletiyle eve dahi bıraktığını, asla kabul etmemekle birlikte müvekkil davacının manevi bir zararı var ise gidermek adına elinden geleni fazlasıyla yaptığını, tüm bu hususların dikkate alınması gerektiğini, neticeten davacının hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz davasının her bir talebi yönünden (maddi tazminat - manevi tazminat) ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin her bir talep (maddi tazminat - manevi tazminat) yönünden ayrı ayrı davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 09/03/2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığı iddia edilen cismani zararlar ile manevi zararların tazmini talepli aılan tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise meydana gelen kazanın trafik kazası olup olmadığı, meydana gelen kazada davalıya atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının meydana gelen kaza sebebiyle maddi ve manevi bir zararı olup olmadığı, zararı var ise miktarının ne olduğu ve davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) TEFRİK EDİLEN DOSYA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı tarafından Güvence hesabına da husumet yöneltilmiş ise de davacı tarafından dava açılmadan önce Güvence Hesabına yasa gereği tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve bu başvurunun dava şartı olduğu anlaşılmakla bu davalı yönüyle dosya tefrik edilerek Mahkememizin 05/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 maddesi delaletiyle 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf kanun yoluna müracaat edilmiş ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 30/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, davacı tarafından temyiz kanun yoluna müracaat edilmemesi neticesinde karar 31/01/2023 tarihinde kesinleşmiştir. (2) HÜKME ESAS ALINAN YAŞAM TABLOSU VE MALULİYET YÖNETMELİĞİ AÇISINDAN MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. (3)KUSUR RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce taraflarca bildirilen tanıklar dinlenmiş, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisine yerinde inceleme yetkisi verilerek kusur raporu aldırılmıştır. Adli Trafik Bilirkişisi tarafından kaza mahalline gidilerek ceza soruşturması aşamasında kolluk tarafından tutulan "Kaza Yeri Krokisi"nin zemine uygulandığı, kaza mahallinin fotoğraflamasının yapıldığı, 26/02/2025 tarihli kusur raporunun ekinde eklendiği görülmüştür. 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı motosiklet sürücüsünün idaresindeki motosiklet ile olay yerindeki cadde de seyrederken cadde üzerinde yolun sağına duran otobüse çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybedip sola manevra yaparak orta Refüj üzerine çıkarak davacıya çarptığı, cadde üzerinde seyrinde tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsizce seyrini sürdürmesiyle sebebiyet verdiği kazada 2918 Sayılı Kanunun 52/1-b maddesinde yer alan kuralı ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. 26/02/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin kaza yeri krokisinde yer alan tespitlerle örtüşmesi ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) MALULİYET RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde maluliyet raporları aldırılmıştır. (a) Davacı tarafından ibraz edilen 13/03/2022 Tarihli Uzman Görüşü/Mütalaa Raporunda özetle; Dava konusu kaza sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %23,2 olduğu Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %14 olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 3 aylık zarfında bakıcıya ihtiyacı olacağı rapor edilmiştir. (b) Mahkememizce aldırılan T.C. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesinin 21/02/2022 Tarihli Heyet Raporunda özetle; Dava konusu kaza sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %6,1 olduğu Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %4 olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 3 aylık zarfında bakıcıya ihtiyacı olacağı, SGK tarafından karşılanmayan zorunlu ve belgelendirilemeyen tedavi gideri masrafının ise 4.500,00 TL olduğu rapor edilmiştir. (c) Mahkememizce aldırılan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun 31/03/2023 Tarihli Raporunda özetle; Dava konusu kaza sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %7,2 olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında bakıcıya ihtiyacı olmadığı, Kişide meydana gelen pulmoner embolinin olay sebebiyle kişide meydana gelen tibia plato kırığına bağlı komplikasyonlar arasında yer aldığından olay ile illiyetinin dışlanamayacağı, ancak meydana gelen pulmoner emboli sebebiyle kişinin solunum fonksiyonlarının bozulmamış olduğu, kişide sekel niteliğinde bir arıza meydana gelmesine yol açmamış olduğu rapor edilmiştir. (d) Değerlendirme: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 07/04/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak dosya içerisinde yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tarafların raporlara yönelik itirazlarının karşılanması için davacının ATK Üst Kuruluna sevki ile (da)09/03/2021 Tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde meydana gelen "sol bacak ve diz civarında ağrı, kızarıklık, ön bacakta 1 cm çapında yüzeysel abrazyon, sol lateral plato kırığı" şeklindeki yaralanmasının kaza tarihinden yaklaşık 40 gün sonra meydana gelen "pulmoner emboli" gelişmesine herhangi bir etkisi olup olmadığı, gelişen bu durum ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı, (db) Meydana gelen kazanın davacıda pulmoner emboli gelişmesine bir etkisi yok ise "sol bacak ve diz civarında ağrı, kızarıklık, ön bacakta 1 cm çapında yüzeysel abrazyon, sol lateral plato kırığı" şeklindeki yaralanması sebebiyle herhangi bir maluliyeti olup olmadığı hususunda kat'i raporu aldırılmıştır. (e) Netice: Maluliyet raporları arasında çelişkinin giderilmesini içerir ATK Üst Kurulunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri nazara alınarak hazırlanan 04/11/2024 Tarihli Maluliyet raporunda kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %6, geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 6 ay olacağı, tıbbi tedavi süresinde birisinin geçici ya da sürekli bakıma muhtaç olmadığı rapor edilmiştir. Söz konusu raporun dosya içerisinde yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gidermesi ve dahi Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar ATK Üst Kurul raporunda davacının SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararı hesaplanmamış ise de bu zarar kaleminin davacının geçici iş göremezlik(tıbbi tedavi süresi) nazara alınarak hesaplanması gerektiği, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, nitekim bu süre esas alınarak T.C. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesinin 21/02/2022 Tarihli Heyet Raporunda SGK tarafından karşılanmayan zorunlu ve belgelendirilemeyen tedavi gideri masrafının ise 4.500,00 TL olduğu rapor edilmekle bu alacak kalemi yönüyle bu miktar davacının zararı olarak kabul edilmiştir. (5) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmış, 13/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 727.521,19 TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının 3.684,41 TL olduğu, bakıcı gideri maddi zararının olmadığı, tedavi gideri maddi zararının ise 4.500,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Bu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (6) BEDEL ARTIRIM DİLEKÇESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacının maddi zararının hesaplanması akabinde davacı vekiline bedel artırımda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 10/07/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde geçici iş göremezlik maddi zararının neticeten 3.684,41 TL'ye, sürekli iş göremezlik maddi zararının 727.521,19 TL'ye ve tedavi gideri maddi zararının ise 8.184,41 TL'ye artırıldığı anlaşılmıştır. (7) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; (a) Maddi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalının %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya atfı mümkün bir kusur olmadığı, ATK Üst Kurulunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri nazara alınarak hazırlanan 04/11/2024 Tarihli Maluliyet raporunda tespit edildiği üzere davacıda meydana gelen pulmoner embolinin kaza neticesinde davacıda meydana gelen tibia plato kırığına bağlı komplikasyonlar arasında yer aldığı ve kaza ile illiyet bağının bulunduğu, davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %6, geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 6 ay olacağı, tıbbi tedavi süresinde birisinin geçici ya da sürekli bakıma muhtaç olmadığı, SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının davacının geçici iş göremezlik(tıbbi tedavi süresi) nazara alınarak hesaplanması gerektiği, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, nitekim bu süre esas alınarak T.C. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesinin 21/02/2022 Tarihli Heyet Raporunda SGK tarafından karşılanmayan zorunlu ve belgelendirilemeyen tedavi gideri masrafının ise 4.500,00 TL olduğu, 13/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 727.521,19 TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının 3.684,41 TL olduğu, bakıcı gideri maddi zararının olmadığı, tedavi gideri maddi zararının ise 4.500,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu miktarlar üzerinden kısmen kabulü ile 727.521,19 TL sürekli iş göremezlik, 3.684,41 TL geçici iş göremezlik ve 4.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (b) Manevi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 56/1 maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " amir hükmü yer almaktadır. Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 Sayılı TBK'nın 56/1. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 Sayılı TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde; 09/03/2021 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, 6 aylık uzun tedavi süreci, geçirmiş olduğu cerrahi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 130.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat davasının 130.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (8) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kazaya sebebiyet veren aracın motosiklet olması, davalının tacir olmaması, davacının yasal faiz talep etmesi, eldeki davanın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle kaza tarihi itibariyle temerrüdün oluşması da nazara alınarak hükmolunan tazminatlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. (9)YARGILAMA GİDERİ VE HARÇLAR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Arabuluculuk Gideri Açısından: Davacının eldeki davayı açmadan önce arabuluculuk yoluna müracaat ettiği görülmektedir. Güvence hesabına yöneltilen ve bu dosyadan tefrik edilen Mahkememizin 05/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 maddesi delaletiyle 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alındığında Güvence Hesabı yönüyle de dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirilmesinin gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının Güvence hesabının sorumlu olmadığı aşirkardır. Tefrik edilen dosya yönüyle arabuluculuk gideri açısından bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın haksız fiilden kaynaklandığı, iş bu dava dosyasında davalı ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/10/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalı yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (b) Manevi Tazminatın Reddedilen Kısmı Açısından Yapılan Değerlendirmede: 6100 Sayılı Kanunun "Yargılama Giderlerinden Sorumluluk" başlıklı 326/2 maddesinde yer alan düzenleme 14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Anayasa Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "manevi tazminat davaları yönünden" Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş lakin yasal düzenleme için iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği anlaşılmıştır. T.C. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi 6100 Sayılı Kanunun 326/2 maddesinde yer alan hükmün manevi tazminat davaları yönünden "kanunilik" şartını karşılamadığa dayanmaktadır. Bu aşamada karar tarihi de nazara alındığında kanun koyucunun henüz bu hususta düzenleme yapmamış olması, mevcut düzenlemenin normlar hiyerarşisinin en üstünde bulunan Anayasa'ya aykırılığının T.C. Anayasa Mahkemesi kararı ile tespit edilmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibi ve hukuk devleti ilkesine de nazara alındığında takdiri Mahkeme hakimine bırakılan bir hususta reddedilen kısım yönüyle davacı aleyhine yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hükmedilmesinin davacıya hak ihlali olduğu sabit olan bir hususta "Bireysel Başvuru" yoluyla Anayasa Mahkemesine müracaat etmek durumunda bırakılmasına yol açacağı, bu durumun 6100 Sayılı Kanunun 27/1 maddesinde yer alan "Hukuki Dinlenilme" ile adı geçen kanunun 30/1 maddesinde yer alan "Usul Ekonomisi İlkesine" aykırı olacağına kanaat edilmekle manevi tazminatın reddolunan kısmı açısından davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir.(Emsal için bkz. T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/03/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/11/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 30/10/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) (c) Davacı Tarafından Yatırılan Harçlar Açısından Yapılan Değerlendirmede: Eldeki dava cismani zararlardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Talep edilen manevi tazminat miktarı 250.000,00 TL olup, dava dilekçesi ile bedel artırım dilekçesinde talep edilen toplam maddi tazminat miktarı ise 739.890,01 TL'dir. Toplam dava değeri 989.890,01 TL yapmaktadır. 492 Sayılı Harçlar Kanunumuzun 28/1-a maddesi gereğince ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında alınması gereken peşin harç oranı yirmide bir olarak uygulanır. Dava değeri de nazara alındığında davacı tarafından yatırılması gerekli peşin harç miktarı 3.380,97 TL'dir. Davacı tarafından ise yatırılan peşin harç miktarı 6.865,77 TL olup davacı tarafından 3.484,80 TL fazla peşin harç yatırılmıştır. Davanın davacı lehine sonuçlanması ve davacı vekilinin 492 Sayılı Harçlar Kanunun 31/1 maddesi gereğince fazla yatırılan harcın talep halinde davacıya iadesine, davanın davalı aleyhine neticelenmesi de nazara alınarak bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine karar verilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; (a) Davacının 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 727.521,19 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALI ...'DAN temerrüt tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.684,41 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ...'DAN temerrüt tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, (c) Davacının 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı bakıcı gideri maddi zararı bulunmadığından bu kalem yönüyle davasının REDDİNE, (ç) Davacının 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 4.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALI ...'DAN temerrüt tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin REDDİNE, (d) Davacının 09/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 130.000,00 TL manevi tazminatın DAVALI ...'DAN temerrüt tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 59.136,35TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 3.380,97TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 55.755,38TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından fazla yatırıldığı anlaşılan 3.484,80TL peşin harcın 492 Sayılı Kanunun 31/1 maddesi gereğince talep halinde davacıya iadesine, 5-Yargılama giderinden ayrı olarak davacının peşinen karşıladığı 59,30TL başvuru harcı ve 3.380,97TL peşin harç olmak üzere toplam 3.440,27TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının ... yönünden yaptığı yargılama gideri mahsup edildikten sonra yaptığı 7.750,00TL bilirkişi ücreti, 1.221,50TL N.Ü. Maluliyet raporu fatura bedeli, 19.448,00TL Adli Tıp gideri, 1.252,20TL posta tebligat ücreti ve 59,30TL harç ve 8,50TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 29.739,50TL yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (865.705,60/869.890,01 oranında) 29.596,44TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (4.184,41/869.890,01 oranında) 0,04TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 116.355,84TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekili yararına AAÜT' ye göre reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 4.184,41TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, 12-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ... Hakim ...