Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/76 E. 2025/432 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/76
- Karar No
- 2025/432
- Karar Tarihi
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/76 KARAR NO : 2025/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/11/2024 NUMARASI : 2024/878 Esas (ARA KARAR) DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:28/02/2025 YAZILDIĞI TARİH:28/02/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/878 Esas sayılı dosyasında verilen 01/11/2024 tarihli ara kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/09/2024 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda ...'ın sevk ve idaresindeki aracın içerisinde yolcu konumunda olan müvekkili ...'un ağır şekilde yaralandığını, ardından hastaneye kaldırılan müvekkilinin halen tedavisinin sürdüğünü, bu kaza esnasında müvekkilinin omiriliğinin kırıldığını, kaburgasında çatlaklar oluştuğunu, iyileşme sürecesinin uzun ve zor geçtiğini, aynı zamanda işine de devam edemeyen müvekkilinin engelli bir oğlunun bulunduğunu, kazadan önce oğlunun bütün bakım ve giderleri kendi üzerine iken kazadan sonra oğlunun sağlığı ile de ilgilenemediğini, müvekkilinin 3 çocuğu daha bulunmakla çocukların eğitim hayatını devam ettirdiğini, eşinin de ev hanımı olduğunu, ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın Ankara Anonim Sigorta Şirketine sigortalandığını, 20/09/2024 tarihinde müvekkilinin uğradığı maddi zararların/tazminatın ödenmesi talebiyle sigortaya başvuru dilekçesi gönderildiğini, şu ana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın davalı Ankara Sigorta şirketince de sigortalandığını, müvekkilinin şu aşamada işe gidememekle birlikte 4 çocuk ve eşinin ailedeki tek geçim kaynağı olduğunu, 4 çocuktan birisi engelli olmakla birlikte, diğer çocuğunun Tıp Fakültesini kazandığını, diğer iki çocuğunun da eğitim gördüğünü, çocuklarının da eşinin de çalışamadığını, çalışabilecek durumda olan tek kişinin müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza dolayısıyla işine devam edemediğini, ailenin geçim kaynağının da son bulduğunu, müvekkilinin asgari ücret almakla birlikte, yol ve yemekte işveren tarafından ayni olarak karşılandığını, iş göremezlik gelirleri açısından da yol ve yemek hususunun da rapor edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ağır maluliyetinden dolayı eşi tarafından kaza tarihinden bu yana bakım hizmeti verilmekte ve maluliyet durumunun da devam etmesinden dolayı bakım hizmetinin de devam ettiğini, dolayısıyla bakıcı giderlerinin de davalılardan tazmininin gerektiğini, uzun süren tedavi nedeniyle yol masrafı da yaptığını beyan ederek adli yardım ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, müvekkili ... için 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesinin 01/11/2024 tarihli ara kararı ile; "...davanın trafik kazası nedeniyle bir miktar maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sürücününün ... plakalı aracının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada şoför dahi değilken, davalı sürücünün % 100 kusuru ile malul kaldığını, uzunca bir maluliyet halinin vuku bulduğunun ve zararlarının da tazmin edilmeme riski ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin ağır maluliyetinin bulunduğunu ve dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin baki olan hakkının elinden alınma tehlikesinin yüksek olduğunu, müvekkili ve ailesinin bu aşamada müvekkilinin istirahat etmesi, işine devam edememesi gerekçesiyle, kısıtlı imkanlarla hayatlarını idame ettirmeye çalıştığını, müvekkilinin ailesi, 4 çocuğu ve eşi ile birlikte ekonomik çıkmaza girdiğini, müvekkilinin evlerinin kira olmakla, 4 çocuğunun da çalışma hayatının bulunmadığını, 3 çocuğu okumakla diğer çocuğunun ise engelli olup müvekkilinin bakım ve gözetimine ihtiyaç duyduğunu, bu aşamada açmış olduğu maddi tazminatın müvekkilinin uğramış olduğu zararları bir nebze azaltacakken davalının aracına ihtiyati tedbir koyulmaması nedeniyle bu hakkının kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu beyan ederek mahkemece verilmiş olan 01/11/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ivedilikle davalı aracı olan ... plakalı araç için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemli davada, davalı adına kayıtlı kazaya karışan ... plaka sayılı aracın trafik tescil kaydına ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. HMK 389/1. maddesinde yer alan, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." yönündeki düzenlemeyle; davanın açılmasıyla, hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması olasılığı ve bu değişiklikler nedeniyle dava sonunda elde edilecek hükmün icrasının olanaksızlaşması veya güçleşmesini önlemek amacıyla, geçici hukuki koruma işlemleri kapsamında, ihtiyati tedbir yönteminin oluşturulduğu; ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir nedenin ortaya çıkmasının da konunun temel koşulları olduğu belirgin bulunmaktadır.Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturmakta olup; yasal düzenlemedeki, ''uyuşmazlık konusu hakkında'' kavramı da bu yöne vurgu yapmıştır.Somut olayda; davacı tarafından, haksız eylemden kaynaklı olarak davalılar aleyhine maddi tazminata ilişkin dava açılmış olup, davalı adına ... plaka sayılı aracın trafik tescil kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemekte ise de HMK'nın 389. maddesi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/867 Esas, 2012/1672 Karar sayılı ilamı ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/8405 Esas, 2012/11646 Karar sayılı ilamı doğrultusunda yalnız ihtilaf konusu şey üzerine ihtiyati tedbir bırakılabileceği, somut olayda ise uyuşmazlığın konusunun, davalının üzerine kayıtlı ve trafik kazasına sebebiyet vermiş olan ... plakalı sayılı aracın olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünde verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Davacının adli yardım talebi ilk derece mahkemesince kabul edildiği için 6100 sayılı HMK md. 335/3 hükmü uyarınca davacının istinaf harçlarını yatırmadığı ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi nedeniyle haksız çıktığı nazara alınarak 6100 sayılı HMK md. 339/1 uyarınca 615,40-TL istinaf karar harcının ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/02/2025