İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/688 E. 2024/1227 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/688
- Karar No
- 2024/1227
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/08/2022 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin ERÜ Havacılık v Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Gövde ve Motor Bakımı Bölümü öğrencisi olduğunu, okul etkinliği kapsamında 05.01.2022 tarihinde Erciyes Kayak Merkezi dönüş yolunda... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak seyir halinde iken meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL kalıcı iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı gideri ve 10,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, kaza sonrası müvekkilinin yüzünde sabit iz kaldığını, bu durumun psikolojisini etkilediğini, bu nedenle 100.000-TL manevi tazminatın davalılar... ile ...' dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı taraf dava dilekçesinde 05/01/2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan davalı...'un maliki olduğu, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile gerçekleşen trafik kazasında yolucu olan davacının yaralandığı iddiasıyla müvekkili şirket yönünden kalıcı iş göremezlik geçici iş göremezlik bakıcı gideri ve tedavi giderleri talepli huzurdaki davacı açmış ise de haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddini talep ettiklerini, başvuru şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, müvekkilinin tümerrüte düşürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, bu nedenle bu taleplerinin reddini talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurum trafik ihtisas dairesine gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini, hesap raporu alınması halinde tazminat hesabının 2918 sayılı kanunun 90/C maddesi uyarınca " ... hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz devre başı ödemeli belirli süreli rant yönetmi kullanılarak yapılması gerektiğini, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde SGK başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiğini, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ edilmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, haksız ve hukuka aykırı, davanın reddini, davanın kabulü halinde ise dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan 28/02/2022 tarihli bilirkişi ek heyet raporundan anlaşılacağı üzere, müvekkilinin işleticisi olduğu aracın muayene ve periyodik bakımları muntazaman yapıldığını, araçta teknik bakımdan kazaya neden olacak herhangi bir eksilik ve ihmal bulunmadığını, bahse konu araçta kazaya sebebiyet verecek bir eksiklik ya da teknik bir arıza söz konusu olmadığını, Müvekkilinin meydana gelen kazada, işleten olarak tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, b u nedenle müvekkiline yükletilebilecek kusur söz konusu olmadığını, Müvekkiline karşı açılmış işbu davanın reddi gerektiğini, Müvekkilinin, kusuru bulunmadığı bir olayın sebep olduğu tazmin yükümlülüğünden de sorumlu olmadığını, bu sebeple kusuru olmayan müvekkilinin hasım sıfatı da bulunamayacağından davanın müvekkiline yönünden reddini talep ettiklerini, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile olaya ilişkin yargılama devam ettiğini, Ceza davasının henüz sonuçlanmamış olması hasebiyle de olaydaki kusurlu taraf henüz tespit edilmediğini, henüz yargılaması yapılan bir dosyada salt müvekkili kusurlu saymak hukuka aykırı olacağını, Bu sebeple müvekkiline kati suretle kusur izafe eden beyanların yasal hiçbir dayanağı olmadığını, Ceza davası sonuçlandığında kusurlu olan tarafın müvekkili olmadığı ortaya çıkacağını, tüm bunlarla beraber yukarıda bahsettikleri bilirkişi raporunda ve iddianamede, müvekkilinin olayda kusursuz olduğunu beyan edildiğini, Müvekkilinin işletmeci sıfatının getirdiği tüm yükümlülükleri layıkıyla yerine getirdiğini, dolayısıyla müvekkilinin, hem meydana gelen kazadan hem de kazanın getirdiği maddi ve manevi tazminatlardan da sorumlu olmayacağını, davacı taraf her ne kadar dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinden bahsetmiş ise de bu talep fahiş olduğunu, Zira manevi tazminat olarak belirlenecek miktar, tazminat sorumlusunu fakirleştirmemesi gerektiğini, tazminat alacaklısını da zenginleştirmemesi gerektiğini, Somut durumun özellikleri, müvekkilinin tüm sorumluklarını yerine getirmiş olması, müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması, tarafların mali durumları, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü dikkate alındığında talep edilen miktar müvekkilin ekonomik durumunun kat kat üzerinde olduğunu, müvekkiline talep edilen miktarı karşılamasına imkan olmadığını, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin reddini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; Meydana gelen kazada müvekkiline yükletilebilecek kusur bulunmadığını, davacı kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği tüm maddi zararlarını ispat etmesi gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin talepleri net olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, müvekkili lehine adli yarım talep ettiklerini, öncelikle adli yardım taleplerinin kabulünü, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kayseri 3. ACM'nin... esas sayılı dosyası, Hasar Dosyası, ATK raporu, Aktüer raporu, Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi zararın tahsili istemli tazminat davasıdır. Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek, yolcu otobüsünün işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısına karşı dava açmıştır. Bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise de; 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nun 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır. Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı işleten...'a ait, davalı... sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı yolcu otobüsünün 15/01/2022 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin... sayılı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı karar ilamları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-409 Esas ve 2019/159 Karar sayılı ilamı). HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Kayseri Tüketici Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır