İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/3 E. 2025/84 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2025/84
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : *** DAVACILAR : 1- *** 2- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ - DAVA : İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan iflas (doğrudan sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası (İİK 179)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Emre Baktır'ın Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir olduğunu, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescilli 21/03/2018 kuruluş tarihli tek ortaklı limited şirketi olan müvekkili ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, münferiden temsile yetkili müdürü olarak bulunduğu şirket ile ticaret hayatında yer alan müvekkilinin mobilya satış sektöründe ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, kiralamış olduğu mağazada "..." unvanıyla ev mobilyası satışı hususunda ticari işlemlerde bulunduğunu, müvekkili firmanın son bir yıl içerisinde ticaret hayatının olumsuzluklarından etkilendiğini, özellikle ürün tedarikleri için keşide edilmiş olan çek ve senetlerin ödenememesi sebebiyle müvekkili firma ve şahıs aleyhine birçok icra takip işlemleri başlatıldığını, gelinen noktada müvekkili firmanın ticaret hayatını fiilen sonlandırmak zorunda kaldığını, uzun süredir borçlarını ödeyemeyen ve tüm aktif malvarlıkları üzerinde muhtelif rehin ve hacizler bulunan müvekkili firma ve müvekkili tacir şahsın aciz durumda kaldığını, müvekkili firmanın ticari tüm ilişkilerini sonlandırdığını, fiilen ticaret hayatından çekildiğini, tacir şahıs firması adına keşide etmiş olduğu çeklerin karşılıksız kalması sonucunda İcra Ceza Mahkemeleri'nde aleyhine karşılıksız çek düzenlenmesine sebebiyet vermek suçundan şikayetler ikame edildiğini ve yargılamalarının devam ettiğini, cezası kesinleşmiş ona yakın dosyaların bulunduğunu, ayrıca müvekkili firma ve şahıs aleyhinde ikame edilmiş 34'ten fazla derdest icra takip dosyası bulunduğunu, müvekkili Emre Baktır bakımından, 6102 sayılı TTK'nun 12/1. maddesine göre "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir." hükmüne göre gerçek bir kişinin tacir sayılabilmesi için bir ticari işletmeyi kendi adına işletmesi gerektiğini, bu bağlamda öncelikle bir ticari işletme olması ve kişinin bu ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletmesi gerektiğini, görüldüğü üzere Türk Ticaret Kanunu gereğince müvekkili şahsın tacir olduğunu ve iflasa tabi kişilerden olduğunu, müvekkili firmanın ise Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince sermaye şirketi olup doğal olarak iflasa tâbi olduğunu, müvekkili Emre Baktır aleyhinde bulunan tüm icra dosyaları ve bu sebeple bulunan borçları nedeniyle aciz halinde olduğunu, ayrıca borçlarını ödemekten aciz durumda olan müvekkili aleyhine karşılıksız çek düzenleme suçundan verilmiş olan adli para cezalarının da birikmiş ve ödenemez durumda olduğunu, müvekkili tacir şahsın hapis cezasıyla karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu belirterek aciz durumunda olan müvekkili tacir şahsın ve borca batık durumda bulunan müvekkili firmanın İİK'nun 178 ve devamı hükümlerince doğrudan iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 177. maddesi gereğince borçlunun doğrudan doğruya iflası istemine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre görülüp sonuçlandırılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas", "Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen "4" bent ise sırasıyla, "1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Yasanın 181. maddesinde, 159, 160, 164, 165 ve 166’ıncı maddelerin bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslarada tatbik olunacağına yer verilmiştir. Uygulanması gerektiği belirtilen 160. maddede ise "masrafların peşin verilmesi" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenindedir. İflas isteyen alacaklının, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır. Mahkemenin, bu masrafların peşin verilmesini ara kararıyla istemesi, bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ancak davaya devam edilmesi gerekecektir. Mahkememizce 03/01/2025 tarihli tensip tutanağının 8.ve 9. numaralı ara kararı ile İİK'nun 176. maddesi yollamasıyla, 160. madde gereğince iflas masraflarına avans olarak 100.000,00-TL'nı yatırması için tensip zaptının davacılar vekiline tebliğinden itibaren başlamak üzere davacılar vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde İİK'nun 160. maddesi gereğince masrafların peşin verilmesine ilişkin yasanın emredici hükmüne aykırılık nedeniyle davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtarına, İİK'nun 173/2, 176. maddesi yollamasıyla ve 166/2. maddesi gereği tirajı 50.000'in üzerinde olan Türkiye genelinde yayınlanan ulusal gazetelerin birisinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve mahalli gazetelerden birisinde, davanın ilanı hususunda ilan masraflarına karşılık avans mahiyetinde 20.000,00-TL'nın tensip zaptının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde davacılar tarafından karşılanmasına, ayrıca İİK'nun 166/2 ve 158. maddeleri gereği iflas talebinin ilanı zorunlu olduğundan kesin süre içinde ilan masraflarının yatırılmaması halinde davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedileceğinin davacılar vekiline ihtarına karar verilmiştir. Tebliğe rağmen davacılar tarafından kesin süre içinde yukarıda sözü edilen ara kararlarında yazılı iflas avans ve giderlerini yatırmamıştır. İİK'nun 160. maddenin ilk fıkrasında, iflas isteyen alacaklının masraflardan sorumlu olduğu açıkça ifade edilmişken masrafların Hazine'den karşılanması düzenlenmemiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2020 tarihli, 201/3169 Esas ve 2020/143 Karar sayılı emsal karar ilamında da iflas avansının Hazine'den karşılanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK'nun 177. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas talebinde bulunan davacı alacaklıya mahkememizin 20/05/2022 tarihli tensip zaptının 12 ve 13 numaralı ara kararı ile iflas avansını ve giderlerini yatırması için kesin süre verilmesinin yasal düzenlemeye uygun olduğu, iflas masraflarının Hazine'den karşılanmasının ise somut davada mümkün olmadığı, bahsi geçen tensip ara kararı ile davacıdan yatırması istenilen iflas giderlerinin tensip zaptının 12 ve 13 nolu ara kararında açıklandığı üzere İİK'nun 160. maddesinde yer alan masraflarının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan iflas tasfiye işlemleri için iflas dairesince kullanılması gereken masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını kapsamakta olduğu, kanun metnine bakıldığında bunun kolayca görülebileceği, mahkememizce verilen kesin sürenin tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı olduğu, bu nedenle aynı hususta yeniden kesin süre verilemeyeceği açıktır. Buna rağmen davacılar kesin süre içinde yukarıda sözü edilen ara kararlarında yazılı iflas avans ve giderlerini yatırmamıştır. Eldeki davanın mevcut safahatı itibarı ile uyuşmazlık, İİK'nun 177/4. bendi gereğince açılan doğrudan doğruya iflas davasında İİK'nun 160. maddesinde düzenlenen masrafların peşin verilmesine dair özel dava şartının yerine getirilmemesi durumuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas", "Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen "4" bent ise sırasıyla, "1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Yasanın 181. maddesinde, 159, 160, 164, 165 ve 166'ncı maddelerin bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslarada tatbik olunacağına yer verilmiştir. Bilindiği üzere, mahkeme, iflas talebini İİK'nun 166. maddesindeki usule göre ilan eder (Kuru B./Arslan R./Yılmaz E.; İcra ve İflas Hukuku 23. Baskı, Ankara 2009, s. 471). İİK'nun 173/2. ve 176. maddeleri yollaması ile aynı kanunun 166/2. maddesi gereğince tirajı 50.000'in üzerinde Türkiye'de yayınlanan ulusal gazetelerin birinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve mahalli gazetelerden birinde, davacının ilan hususunda ilan masraflarına karşılık avansın davacı tarafından yatırılması gerekir. Uygulanması gerektiği belirtilen 160. maddede ise "masrafların peşin verilmesi" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenindedir. İflas isteyen alacaklı, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır. Yani, 2004 sayılı İİK'nun 160. maddesi uyarınca, iflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. İflas isteyen alacaklı da, İİK'nun 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır. Dava şartı mahiyetindeki iflas avansı depo edilmeden yargılamaya devam edilmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/05/1992 tarihli, 1610/1778 Esas ve Karar sayılı ve 21/03/1995 tarih 1435/2572 Esas ve Karar sayılı ilamlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Mahkemenin, bu masrafların peşin verilmesini ara kararıyla istemesi, bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ancak davaya devam edilmesi gerekecektir. Çünkü, yasanın öngördüğü bu yükümlülük davanın görülebilmesi şartıdır. Bir diğer anlamıyla dava şartıdır. İflas avansının yatırılmış olması, 6100 sayılı HMK'nun 114/2. maddesinde düzenlenen "diğer kanunlarda yer alan dava şartları"ndan olup, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca, mahkemece dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. Eldeki davada, davacılar kendisine verilen kesin süreye rağmen iflas avansını yatırmamış ve bu nedenle HMK'nun 114. maddesindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. HMK'nun 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Somut olayda davacılar vekiline iflas avansını yatırması için usulüne uygun kesin süre verilmesine rağmen davacılar tarafından iflas avansını yatırmamış ve bu nedenle dava şartı noksanlığı giderilememiş olmakla HMK'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarihli, 2014/7945 Esas ve 2015/2915 Karar sayılı, 17/01/2017 tarihli, 2016/2973 Esas ve 2017/56 Karar sayılı, 14/04/2016 tarihli, 2015/1364 Esas ve 2016/2405 Karar sayılı kararları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2017 tarihli, *** Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli, *** Karar sayılı emsal kararı). HÜKÜM: Yukarıda arçıklanan nedenlerle; 1-Dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddesi gereğince davacılar tarafından açılan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacılar tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde avans yatıran davacılar tarafından numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 5-Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/01/2025 Başkan *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Katip *** E-imzalıdır