İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/871 E. 2025/752 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/871
Karar No
2025/752
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM :... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defter ve kayıtlardan da anlaşılacağı üzere davalıdan 1.273,266,67-TL alacaklı olduğunu, yapılan tüm görüşmelere rağmen borcun bu zamana kadar ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak maksadıyla takibe itiraz edildiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın davayı yetkisiz mahkemede açtığını, yetkili mahkemenin İstanbul ve Gebze Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın hiçbir hukuki ve ticari yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödeme vadesinin taraflar arasında ileri bir tarih olarak belirlendiğini, davacı tarafın vadeye yönelik TTK'nun 18. maddesine uygun şekilde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve borcun müvekkili yönünden muaccel hale gelmediğini, muaccel olmayan borcun ödenmesine müvekkilinin zorlanamayacağını, TTK'nın 18/3 maddesine göre tacirler arası temerrüt ihtarlarının belirli şekillerde yapılması ve iddia edilen borcun ifası için makul süre verilmesi gerektiğini, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, takibe konu edilen faturalar, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya mübrez 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davacı ... İnşaat İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ...dönemi ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, defter beratlarının usulüne uygun olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına istinaden ... Akaryakıt Finans ve Dış. Tic. A.Ş.'nin 1.273.266,67-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesi sonucu alınan 24/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davalı milvest akaryakıt ... A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; davalı şirketin ticari defterlerinin 2024 yılına ait açılış - kapanış tasdiki zorunlu olan yevmiye, defter-i kebir defterlerinin e-defter olarak tuttuğu tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerin HMK'nın 222. maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin, davacı şirket ile ilgili 320.01.01.1025 cari hesap kodu ve ... İnş. İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Cari hesabı 31/12/2024 tarihi itibariyle 1.273.266,67-TL alacak olarak bakiye verdiği, davalı şirketin, davacı şirketin 15/05/2024 tarihinde düzenlediği, KDV dahil toplam tutarı 1.273.266,67-TL tutarındaki faturayı kayıtlarına aldığı cari hesap muavin defter dökümünden anlaşıldığı yönünde görüş bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı). Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davacı ... İnşaat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu ... Akaryakıt Finans ve Dış Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 1.273.266,67-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davalının cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu, esas yönünden ise taraflar arasında teslimin ne zaman yapılacağının belirlendiğini, ödemenin ne zaman yapılacağının ise belirlenmediğini, borcun muaccel hale gelmediğini, bu sebeple açılan davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nun 6. maddesindeki genel yetkili borçlunun yerleşim yerinin yanında HMK'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yerdeki mahkeme ve akdin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Yine sözleşmeden kaynaklanan para alacağının, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğine dair TBK'nun 89. maddesi hükmü mevcuttur. Eldeki davada; takibin davacının yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılmış olup açılan dava da bu yerdeki mahkemede açılmıştır. Yargıtay 5. HD 2022/13484 Esas, 2022/16021 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alındığında davanın faturaya dayalı para alacağı ile ilgili olması nedeniyle davacının ikametgahı olan yer mahkemesi yani mahkememizin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu bağlamda davalı vekilinin mahkememizin yetkisine yönelik itirazının haksız ve yersiz olduğu anlaşılmış ve ön inceleme duruşmasında davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve davanın esasına girilmiştir. Mahkememizin 19/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı ticari defterlerini CD ortamında sunmuş, davalı ise defterlerin yerinde incelenmesini talep etmiştir. Mali müşavir bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlara göre takibe dayanak 15/05/2024 tarihli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının her hangi bir ödemesinin bulunmadığı, davacının davalıdan fatura tutarı kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları mahkememizce de benimsenmekle hükme esas alınmıştır. Esasen davalı, davacıdan fatura konusu malı teslim almadığını değil, alacağın vadesinin gelmediğini savunmaktadır. 6098 sayılı TBK.'nun 207. maddesi uyarınca, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, yine TBK.'nun 234. maddesi uyarınca, aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedelinin muaccel olacağı düzenlenmektedir. Davacı tarafça tanzim edilen ve takip konusu yapılan 15/05/2024 tarihli faturada her hangi bir vade belirlenmediği gibi borcun vadesinin takip tarihinden daha sonraki bir tarih olacağına ilişkin davalı tarafça yazılı bir delil de sunulmamıştır. Davacı icra takibinde işlemiş faiz de talep etmediğine göre icra takip tarihinden itibaren faiz isteyebileceği açıktır. Davacı da ödeme emrinde takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz istemiştir. Bu nedenle davalının alacağın vadesinin gelmediğine yönelik savunması yerinde görülmemiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itiraza konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 1.273.266,67-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 2-Alacak likit olduğundan takip tutarı olan 1.273.266,67-TL'nin %20'si tutarında (254.653,33-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 86.976,85-TL ilam harcından, tahsil edilen 15.377,89-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 71.598,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 15.377,89-TL peşin harç, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 320,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 25.125,49-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 190.257,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/871, K. 2025/752, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-871-e-2025-752-k-c7afc9bd058e