İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/935 E. 2025/358 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/935
Karar No
2025/358
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1-*** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2-*** 3- *** DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre kazaya karışan 38 ... plakalı 1994 model *** marka aracın maliki müvekkil ... olup, söz konusu kazanın meydana geldiği 19/07/2023 tarihinde saat 23:30 sıralarında Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ***. cadde mevkiinde sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araç ile seyreden sürücü ... trafik kuralları gereği kendisinden beklenen tüm dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet ederek seyir halinde iken aynı mevkiide DUR levhasına dikkat etmeden tali yoldan kontrolsüz çıkan davalı ... Sigorta A.Ş sigortalısı davalı ***l'a ait 38 ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile dikkatsiz ve tedbirsiz fiili neticesinde müvekkile ait 38 ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde iki araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aracın sürücüsü davalı *** kazanın meydana gelmesinde %100 tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkil nezdinde doğan maddi zararı müşterek ve müteselsil olarak tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, kaza sonucu aracın birçok parçası değişmiş; araç ciddi bir boyama işlemine tabi tutulduğunu, kazaya uğraması neticesinde aracın değerinde bir düşme yaşanacak; bu durum aracın 2.el satış bedelinin de düşmesine neden olacağını, kazanın ardından müvekkilin aracının piyasa değerinde çok büyük bir azalma söz konusu olduğunu, müvekkilin hiçbir kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybı yaşandığını, tüm yasal yolları tüketmiş olmamıza rağmen davalılar tarafından değer kaybı tazminat talebimize ilişkin tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığını, gerek davalılardan gerekse kazaya sebebiyet veren 38 ... plaka nolu aracın sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.’den, değer kaybına yönelik gerekli tazminat ödemesi yapılmaması sebebiyle, müvekkiln mağduriyet yaşadığını, aracın değer kaybından kaynaklı alacağa olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitlerini aşılmamak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile masraflar ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " açılan araç değer kaybı tazminat davasının zamanaşımına uğradığını, davacı taraf müvekil şirkete 17.08.2023 tarihinde başvuru yaptığını, müvekkil şirket ise 6 iş günü içerisinde, 25/08/2023 tarihinde 7.183,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, poliçe hükümleri çerçevesinde yükümlülüğünü yerine getirmiş olup davacının talebini karşıladığını, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığını, müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 120.000,00 TL olduğunu, ödenen değer kaybı tazminatı düşünce aleyhe hüküm kurulması halinde Z.M.M.S. Maddi hasar poliçe limiti 95.567,00 TL kaldığını müvekkil şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiğini, müvekkil şirket ancak sigortalısının "kusuru" oranın da sorumlu olduğunu, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için aşağıdaki kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihine açıkça itiraz ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. ... Noterler Birliğine müzekkere yazılarak 38 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçların tescil belgelerinin alındığı görüldü. ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın ve 38 ... plakalı aracın 19/07/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 38 ... plakalı aracın 15/04/2023 başlangıç ve 15/04/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 19/07/2023 günü 38 ... plakalı ve 38 ... plakalı araçlar arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kayıtların ortalama 30 (otuz) gün süre ile kaydedildiği ve kaza tespit tutanağına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne, *** Sigorta A.Ş'e, *** *** Sigorta A.Ş'e, yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Davacı tanığı ...'un 11/07/2024 tarihli celsede beyanının alındığı görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi/trafik bilirkişi ***'nün 26/08/2024 tarihli raporunda özetle; ... Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin “Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)” durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; -Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 19/07/2023 günü saat 23.30 civarında Sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile *** caddesi üzerinde seyri esnasında kavşağa girişte mevcut DUR trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın katılış yaptığı, seyir istikametinin sol tarafından 832. Cadde üzerinde seyir halinde olan sürücü *** sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sağ arka yan kısımlarına çarpması sonucu gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği olayda: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün sokak aydınlatma ve araç lambaları ile sağlandığı ancak açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda; -KTK Madde 47/b-c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Madde 47- Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; .....b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar." , -KTK Madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." ve -Madde 84/h "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ***'ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, -Dava konusu 38 ... plakalı aracın, 19/07/2023 tarihindeki kazada hasar dosyasındaki ekspertiz raporunun kazayla uyumlu olduğu, onarımının ekonomik olduğu, hasar onarım bedelinin 17.250 TL olduğu, -Dava konusu kaza dolayısıyla 38 ... plakalı aracın hasarının sağ arka çamurluk ve bagaj kısımlarında gerçekleştiği, kaza nedeniyle toplam 17.250 TL hasar meydana geldiği ve söz konusu hasar onarımı için kullanılan yedek parça ve işçilikler ile hasar bedelinin kaza tarihindeki piyasa rayicine uygun olduğu, Sigorta firmasınca 17.250 TL hasar bedeli ödemesi gerçekleştiği, bu kapsamda bakiye hasar bedelinin olmadığı, -Davalı sigorta firması tarafından Değer Kaybı Bedeli olarak 7.183,00 TL ödeme yapıldığı, -Dava konusu 06 *** plaka sayılı aracın model ve tescil tarihine göre 29 (yirmidokuz) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 255.042 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 2 (iki) adet geçmiş hasar kaydının olduğu ve kaza yapan kısımlarda orijinallığını koruduğu, -Kazanın gerçekleştiği Temmuz 2023 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 180.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 165.000 TL olarak değerlendirildiği, (Dava konusu araç için Rayiç Değer, araçların alım-satım talebindeki düşüklük ve güncel araç fiyatlarındaki 2. El satış durguluğu ve araç 2. El araç fiyatlarında son bir yılda enflasyon altında değerleme olduğu da göz önüne alınarak belirlenmiştir) -Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Temmuz 2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 180.000 TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 165.000 TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 180.000 - 165.000 Değer Kaybı = 15.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1 x 15.000 Toplam Değer Kaybı = 15.000 TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 15.000,00 - 7.183,00 Bakiye Araç Değer Kaybı = 7.817,00 TL olduğu değerlendirildiğine dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 26/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2023 günü davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi bulunan, davalı ...'a ait ve davalı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın kendisine ait 38 ... plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kusurun karşı tarafta olduğunu ve araçlarında değer kaybı meydana geldiğini belirterek HMK 'nın 107 md. uyarınca değer kaybı tazminatı dilemiştir. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre araç malikinin davalı ... olduğu ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. -Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 15/10/2023 tarihinde açıldığı, kazanın ise 19/07/2023 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı 09/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca 19/07/2023 günü saat 23.30 civarında Sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile *** caddesi üzerinde seyri esnasında kavşağa girişte mevcut DUR trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın katılış yaptığı, seyir istikametinin sol tarafından ***. Cadde üzerinde seyir halinde olan sürücü *** sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sağ arka yan kısımlarına çarpması sonucu gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir. 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün sokak aydınlatma ve araç lambaları ile sağlandığı ancak açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda; KTK'nun 47/b-c, 52/a ve 84/h kurallarını ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracında 15.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 7.183,00 TL ödeme düşüldükten sonra davacının bakiye 7.817,00 TL zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. -Davalı ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu kısmi ödeme tarihi dikkate alınarak 25/08/2023 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kabulü ile; 7.817,00-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 25/08/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacının sigorta şirketi yönünden alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 615,40-TL maktu harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL ve ıslah harcı 131,79-TL 'nin mahsubu ile eksik 213,76-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 131,79-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 671,49-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.001,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama harç ve gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 7.817,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalılar ... ve ...'ın (ilgili davalıların hükmün okunması sırasında geldikleri görüldü) yüzüne karşı, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2025 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/935, K. 2025/358, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-935-e-2025-358-k-deee1603fb09