İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/44 E. 2025/438 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/44
- Karar No
- 2025/438
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/44 Esas KARAR NO : 2025/438 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirketle 12-15 Nisan 2023 tarihleri arasında düzenlenen ... için sözleşme akdettiğini, sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelinin bakiyesini bugüne kadar ödemediğini, ... 2. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası HED : 58.729,59 TL ile takip başlattıklarını, borçlu/davalı ...Ltd. Şti.'nin takibe itiraz ettiğini, arabulucuya müracaat edildiğini, bir netice alınamadığını, Fuar katılım sözleşmelerinin karma sözleşme niteliğinde olduğunu, sözleşmenin asli unsurunun kira ilişkisi değil hizmet ilişkisi kapsamındaki fuar organizasyonu olduğunu, davalı yana fuar alanında, müvekkili tarafından yer tahsisi yapıldığını, davalının fuar katılımcısı müşteri statüsü taşıdığını, fuar organizasyonunun gerçekleştirilmesi sırasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşme ile kararlaştırıldığını, borçlunun, herhangi bir gerekçe göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini, itirazın alacağın tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek, davalının tüm itirazlarının iptali ile müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalıya yasaya uygun olarak TK. 35 maddesi gereği tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmemiş, yazılı bildirimde de bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 2. İcra Dairesi... E sayılı dosyası, Fuar Katılım Sözleşmesi, ticari defter kayıtları, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları, BA-BS formları ve bilirkişi kök ile ek raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200.maddesi uyarınca taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir sektör (Fuarcılık Hizmetleri) uzmanı, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, taraflar arasındaki ...katılım sözleşmeleri kapsamında ; sözleşmenin niteliği ve kapsamı da tespit edilmek suretiyle sözleşmenin geçerli olup olmadığı, taraflarca sözleşme hükümlerinin gereği gibi ifa edilip edilmediği, sözleşmenin ifası aşamasında hangi tarafça edimin yerine getirilmediği, fuarın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, taraflarca yapılan ödeme kayıtlarına göre ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise iadesi gereken tutarın net miktar belirlenmek(faiz ve ferileri yönünden de değerlendirilme yapmak ve takip talebiyle bağlı kalınmak) suretiyle tespiti, yapılan değerlendirmenin açık ve anlaşılabilir bir tarzda raporun sonuç kısmında tablo halinde belirtilmesi hususlarında hazırlanan 27/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı arasında, 02.03.2023 tarihinde imzalanan ...Sözleşmesi bulunduğu, Fuar stand teminine ilişkin sözleşmeler genellikle (eser sözleşmesi) unsurunu taşıdığı, sözleşme incelendiğinde tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, davacının davalının 62.924,30 TL ödemesine karşılık stand tahsis etmeyi taahhüt ettiği, ancak stand tahsisi edildiği halde, davalının sadece 7.080 TL ödediği, bakiyenin neden ödenmediği konusunda dosyada veri bulunmamaktadır. Bu koşullar altında davacının sözleşmeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiği, karşı tarafın borcunu ödemediği, dolayısıyla TBK 112 uyarınca takibin yapıldığı, faiz talep edildiği, ancak bunun ön koşulu TBK 117. maddeye göre ihtarla karşı tarafı temerrüde düşürme veya TTK 1530. Madde hükümlerinin gerçekleşmesine bağlı olduğu, dosyada ihtamame bulunmadığı ve faturanın tebliğ tarihi belirlenemediğinden icra takibinde faiz istenemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 55.844,30 TL alacağı bulunduğu, anılan asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilebileceği bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte hazırlanan 05/05/2025 tarihli ek raporda; davacının ve davalının e-fatura kullandığı, davacı tarafından 15.04.2023 tarihinde düzenlenen faturanın davalıya ulaşma tarihinin aynı gün olduğu ve bu durumda tebliğ tarihinin de 20.04.2023 tarihinin sonu olduğu, davacının itirazın iptali talebinin asıl alacak ve takip öncesi işletilen faiz yönünden kabul edilmesinin uygun olacağı bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ...Esas ... Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 2. İcra Dairesi ...E sayılı dosyası, fuar katılım sözleşmesi, ticari defter kayıtları, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları, BA-BS formları 27/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 05/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ve davalı arasında, 02.03.2023 tarihinde imzalanan ...Sözleşmesi bulunduğu,... teminine ilişkin sözleşmeler genellikle (eser sözleşmesi) unsurunu taşıdığı, sözleşme incelendiğinde tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, davacının davalının 62.924,30 TL ödemesine karşılık stand tahsis etmeyi taahhüt ettiği, ancak stand tahsisi edildiği halde, davalının sadece 7.080 TL ödediği, bakiyenin neden ödenmediği konusunda dosyada veri bulunmamaktadır. Bu koşullar altında davacının sözleşmeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiği, karşı tarafın borcunu ödemediği, dolayısıyla TBK 112 uyarınca takibin yapıldığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 55.844,30 TL alacağı bulunduğu, davacının ve davalının e-fatura kullandığı, davacı tarafından 15.04.2023 tarihinde düzenlenen faturanın davalıya ulaşma tarihinin aynı gün olduğu ve bu durumda tebliğ tarihinin de 20.04.2023 tarihinin sonu olduğu gözetildiğinde davacının asıl alacak ve takip öncesi işletilen faiz taleplerinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. 05/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kabulü ile ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile takibin 55.844,30 TL asıl alacak, 2.885,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.729,59 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 58.729,59-TL'nin %20'si oranında (11.745,91-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın İPTALİ ile takibin 55.844,30 TL asıl alacak, 2.885,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.729,59 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, 2-Hükmolunan 58.729,59-TL'nin %20'si oranında (11.745,91-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.011,81-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.002,96-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.008,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.002,96-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti, 780,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 12.710,56-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*