İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/560 E. 2024/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/560
- Karar No
- 2024/846
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın karşı yanın ZMMS poliçesi ile sigortaladığı araç ile çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkiline ait aracın ciddi şekilde hasar gördüğünü, işbu hasar sonrasında araçta meydana gelen değer kaybı için taraflarınca sigorta şirketine başvuru yapıldığını, bir kısım ödeme yapıldığını ancak ödeme miktarının yeterli olmadığını, bakiye kalan kısım bedeli için sigorta şirketi aleyhine bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, aracın hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında fahiş miktarda fark bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin aracının piyasadaki rayiç değeri gözetildiğinde müvekkilinin aracının oldukça fazla değer kaybettiğini ve satışının da zorlaştığını, davalının sigortalısının kazanın meydana gelişinde ağır kusurlu olması ve aracın davalı sigortalanmış olması nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, taraflarına bir kısım ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin reel değer kaybına uygun şekilde hesaplanmadığını, müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, serbest piyasada oluşan değer azalması yöntemine göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerekirken, taraflarına yeterli açıklama yapılmadan ekte sunulan dekonttaki miktar değer kaybı olarak ödendiğini, bu ödeme miktarının müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek değer kaybını yansıtmadığını, bakiye kısım için karşı tarafa işbu davanın açıldığını belirterek müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işlemekte olan ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikle davalı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 38 ... plakalı aracının müvekkili şirket nezdinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (trafik) ile sigortalı olduğundan bahisle bakiye değer kaybı tazminatını talep ettiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın HMK'nun 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkili şirkete tebliğ etmesinin gerektiğini, davacının bu lâzımeyi yerine getirmediğini, bu sebeple de davaya ancak vakıf oldukları bilgiler çerçevesinde cevap verebildiklerini, bu eksiklik giderildikten sonra gerekirse daha ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla mezkur davadan önce davacı taraf dava konusu aracın hasarı ve değer kaybı tazminatı açısından hasar başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından araç hasarı tazminatı ve değer kaybı tazminatı ödemesinin yapıldığını, tazminata ve davaya konu aracın "araç hasarı tazminatı" için davacı tarafa ve onarım için yetkili servis ve firmalara toplamda 12.996,30 TL ödendiğini, tazminata ve davaya konu aracın "değer kaybı tazminatı" için davacı tarafa 9.368,00-TL ödeme yapıldığını, araç hasarı tazminatı ve değer kaybı tazminatı için toplamda "12.996,30-TL + 9.368,00-TL = 22.364,30-TL" ödendiğini, zararın tamamının karşılandığını, mahkemenin işbu davaya ilişkin hüküm kurarken bu hususun nazara almasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihinde araç başı maddi hasar tazminatı açısından 100.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitini belirlenebilmesi için ödenen tazminatların mahsup edilmesinin gerektiğini, 100.000,00-TL - 22.364,30-TL = 77.635,70-TL üzerinden müvekkili şirketin bakiye poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacı tarafın değer kaybı talebinin yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, aleyhlerine açılan bu davanın reddinin gerektiğini, yeni trafik sigortası genel şartlarının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu kazanın 06/11/2022 tarihinde gerçekleştiğini, dava konusu kazanın trafik sigortası yeni genel şartları kapsamında olduğunu, yeni genel şartlar uyarınca değer kaybı hesaplama yönteminin değiştiğini, mezkur dava öncesi davacı tarafa araç değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesaplamasında yeni genel şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, bu genel şartlar çerçevesinde çıkan değer kaybı aracın rayiç bedelinin %2'sinden düşük olduğunun ispatlanacağını, davanın reddinin gerektiğini, davacının kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatının gerektiğini, sigortalının kusuru ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılmasının gerektiğini, bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğini talep ettiklerini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, yetki ilk itirazlarının olduğunu, yetki ilk itirazlarının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, araç hasarı tazminatına ve değer kaybı tazminatına ilişkin müvekkili şirketçe hasar dosyalarında yapılan ödeme sonrası müvekkili şirketin sorumluluğun kalmadığını, aksi halde bakiye poliçe limitinin karar verilirken dikkate alınmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; trafik kaza tespit tutağına, davalı sigorta şirketi nezdindeki sigorta poliçesi, başvuru evraklarına, hasar dosyasına, ekspertiz raporları ile tüm kayıtlara, fotoğraflara, emniyet kayıtlarına, ehliyet ve ruhsat belgelerine, tramer kayıtlarına, arabuluculuk tutanağına, bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafından ZMMS sigorta poliçesine, hasar dosyasına, ekspertiz raporuna, ödemelere ilişkin belgelere ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 06/11/2022 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun sorulmasına ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 15/06/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 06/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiştir. 01/06/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacının T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından (acente kodu: ***, acente levha no: ***, 13/06/2022 başlangıç ve 13/06/2023 bitiş tarihli, sigortalı ... İnş. Taah. Yapı Malz. Peysaj Tem. Isı Sist. Tur. Hayv. San. Ve Tic. Firmasına ait, poliçe no : ***) sigortalanmış 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı araca 06/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğunun ve akıbetinin sorulmasına, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesinin, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesinin, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir. 11/12/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne dosya içinde bulunan davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın ruhsat örneğinin bilgi amaçlı olarak eklenmek suretiyle müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 06/11/2022 tarihi ve bu tarihinden öncesine ait başkaca hasar kaydı olup - olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi ile hasar dosyası bilgilerinin, varsa 06/11/2022 tarihli hasara ilişkin kusur ve hasar kayıtlarının gönderilmesinin istenilmiştir. 13/06/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden verilecek cevapta aracın önceki hasar bilgilerinin olduğunun bildirilmesi üzerine ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak hasar kayıtlarının, özellikle hasara ilişkin ekspertiz raporu, servis fatura ve kayıtları, aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin istenilmesi istenilmiştir. ... A.Ş. tarafından 03/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Dava konusu trafik kazası nedeniyle ilgili kaza ve hasar fotoğrafları ve görüntü kayıtlarını sunması, bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın bakım ve onarımının yapıldığı ilgili servisin tam unvanı ve açık adresini bildirmesi, servis iş emri, faturası, ekspertiz raporu gibi belgeleri sunması, bu kaza ile ilgili emniyet/jandarma, savcılık soruşturması ve ceza mahkemesinde görülen dava varsa bunlara ilişkin açıklayıcı bildirimde bulunması ve ilgili kayıt ve belge örneklerini sunması için davacı vekiline süre verilmiştir. 19/06/2023 tarihli yazı ile beyanda bulunulmuştur. Davacı vekilince bildirimde bulunması üzerine ilgili araç servis firması olan ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.'ne müzekkere yazılarak davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın 06/11/2023 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle burada gördüğü bakım ve onarım işlerine ilişkin tüm iş emirleri, servis faturaları, rapor, inceleme, hasar tutanakları, ekspertiz raporunun örneklerinin gönderilmesinin, varsa bu aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin istenilmiştir. ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.'ne yazılan müzekkereye cevap verilmemiştir. İgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir Trafik/Makine bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örnekleri, trafik kaza tespit tutanağı, sigorta bilgi ve gözetim merkezinden celp edilen tramer kayıtları, servis kayıtları, fotoğraflar, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ekspertiz raporu, davalı sigorta şirketinni daha önce ödeme yaptığına ilişkin beyan kayıt ve belgeler ile birlikte tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile; a) 06/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, hangi kural ihlallerinin bulunduğu, b) bu kazada davacıya ait 38 ... plakalı aracın markası, modeli, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işleri, kilometresi, kaza tarihindeki yazı ve diğer özellikleri incelenerek bu aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile davaya konu kazanın meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre varsa davacının araç değer kaybı zararının tespiti ile davalı sigorta şirketi tarafından araç değer kaybı zararı olarak daha önce davacıya ödenen miktarın mahsubundan sonra varsa davacının bakiye araç değer kaybı zararının miktarının belirlenmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/03/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada bulunan bilgi, belge ve kaza fotoğraflardan iki araçlı trafik kazasının olay yerinde taraflar arasında imza altına alınan kaza tespit tutanaktaki oluşa uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu fotoğraflardan aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısımlarının hasar aldığı belirlenmiştir. Davaya konu 38 ... plakalı, 2007 model, *** şasi, *** motor numaralı, Honda CR-V 2.2 İ-CDTİ Executive marka aracın 06/11/2022 tarihinde kazadan önceki rayiç değerinin 476.000,00-TL (Dört yüz yetmiş altı bin lira) olduğu, kazadan sonra tamir edilmiş hali ile 450.000,00-TL (Dört yüz elli bin lira) olduğu belirlenmiştir. Bu durumda aracın değer kaybının: 476.000,00 - 450.000,00 - 26.000,00-TL (Yirmi altı bin lira) olacağı belirlenmiştir. Değer kaybı konusunda Eksper... tarafından hazırlanmış olan 16/12/2022 tarihli değer kaybı ekspertiz raporunda, aracın değerinin 247.339,00-TL (İki yüz kırk yedi bin üç yüz otuz dokuz lira), kaza nedeniyle araçta 9.368,23-TL (Dokuz bin üç yüz atmış sekiz lira) değer kaybı olabileceği belirlenmiş sigorta şirketi tarafından 9.368,23-TL (Dokuz bin üç yüz atmış sekiz lira) ödenmiştir. Davaya konu aracın rayiç değerini sayın eksper kasko değer listesinden almış olduğunu belirtmiştir. Kasko değer listeleri her daim aracın piyasa fiyatından çok düşük gösterildiği ve değer kaybı buna göre hesap edildiği için rapordaki bu değerlere katılmıyorum. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden araçta meydana gelen hasarın kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı tarafından aracın tamirini yapan firmalara ödediği, değer kaybını da 26/12/2022 tarihinde ...'a ödediği tespit edilmiştir. Bu duruma göre davacının 26.000,00 — 9.360,00 - 16.640,00-TL (On altı bin altı yüz kırk lira) alacağının kaldığı görüş ve kanaatindeyim. Dosya içeriği ve dosyada mevcut deliller yukarıda detaylı olarak ele alınıp bir karara varılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 09/01/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararının (a) bendinde kusur konusunda da bilirkişinin rapor düzenlenmesi için görevlendirilmesine karar verildiği halde bilirkişi tarafından sunulan raporda bu konuda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapmadığı görülmekle kusur konusundaki görevlendirme tanımı çerçevesinde bu konuda ek rapor düzenlemesi için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir. Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/05/2024 tarihli raporda özetle; "Tali yoldan anayola çıkan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK'nun 57/1-a, ve aynı Kanun'a bağlı Yönetmenliğin 109/a maddesinde belirtilen "Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler, ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır" kuralını, 52/1-b (Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliği yol, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve 84/a-8 "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ettiği ve kaza olayında %100 kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. Ana yol üzerinde hareket halinde olan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü Faruk Kılıç’ın kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığı " belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 06/11/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın davalı tarafından tazmin edilmeyen bakiye araç değer kaybı zararı olup olmadığı, sözü edilen bu trafik kazasında kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, davalının yetki ilk itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir. Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320). Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321). Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, araç değer kaybı zararı yönünden atanan ekspertiz raporunu beklemeden davacının dava açtığını, sigortalısının kusuru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 17/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "Tali yoldan anayola çıkan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK'nun 57/1-a, ve aynı Kanun'a bağlı Yönetmenliğin 109/a maddesinde belirtilen "Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler, ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır" kuralını, 52/1-b (Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliği yol, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve 84/a-8 "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ettiği ve kaza olayında %100 kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. Ana yol üzerinde hareket halinde olan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü Faruk Kılıç’ın kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığı" belirtilmiştir. Dosyada bulunan bilgi, belge ve kaza fotoğraflardan iki araçlı trafik kazasının olay yerinde taraflar arasında imza altına alınan kaza tespit tutanaktaki oluşa uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu fotoğraflardan aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısımlarının hasar aldığı belirlenmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede; Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir. Somut uyuşmazlığa yönelik olarak görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/03/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada bulunan bilgi, belge ve kaza fotoğraflardan iki araçlı trafik kazasının olay yerinde taraflar arasında imza altına alınan kaza tespit tutanaktaki oluşa uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu fotoğraflardan aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısımlarının hasar aldığı belirlenmiştir. Davaya konu 38 ... plakalı, 2007 model, ... şasi, *** motor numaralı, Honda CR-V 2.2 İ-CDTİ Executive marka aracın 06/11/2022 tarihinde kazadan önceki rayiç değerinin 476.000,00-TL (Dört yüz yetmiş altı bin lira) olduğu, kazadan sonra tamir edilmiş hali ile 450.000,00-TL (Dört yüz elli bin lira) olduğu belirlenmiştir. Bu durumda aracın değer kaybının: 476.000,00 - 450.000,00 - 26.000,00-TL (Yirmi altı bin lira) olacağı belirlenmiştir. Değer kaybı konusunda Eksper... tarafından hazırlanmış olan 16/12/2022 tarihli değer kaybı ekspertiz raporunda, aracın değerinin 247.339,00-TL (İki yüz kırk yedi bin üç yüz otuz dokuz lira), kaza nedeniyle araçta 9.368,23-TL (Dokuz bin üç yüz atmış sekiz lira) değer kaybı olabileceği belirlenmiş sigorta şirketi tarafından 9.368,23-TL (Dokuz bin üç yüz atmış sekiz lira) ödenmiştir. Davaya konu aracın rayiç değerini sayın eksper kasko değer listesinden almış olduğunu belirtmiştir. Kasko değer listeleri her daim aracın piyasa fiyatından çok düşük gösterildiği ve değer kaybı buna göre hesap edildiği için rapordaki bu değerlere katılmıyorum. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden araçta meydana gelen hasarın kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı tarafından aracın tamirini yapan firmalara ödediği, değer kaybını da 26/12/2022 tarihinde ...'a ödediği tespit edilmiştir. Bu duruma göre davacının 26.000,00 — 9.360,00 - 16.640,00-TL (On altı bin altı yüz kırk lira) alacağının kaldığı görüş ve kanaatindeyim. Dosya içeriği ve dosyada mevcut deliller yukarıda detaylı olarak ele alınıp bir karara varılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Bu tespit, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin SBGM'den celp edilen tramer kayıtları ve hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından davalı sigorta şirketi sorumludur. Bedel arttırım talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede; Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dilekçesinde "... Davamızın kabulüyle müvekkilin aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.640,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işlemekte olan ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikle davalı taraftan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde beyanda bulunmuş ve tamamlama harcını yatırmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Bu açıklamalar doğrultusunda davacının başvuru tarihine göre davalı sigorta şirketinin 24/12/2022 tarihinde temerrüte düştüğü tespit olunduğundan bu tarihten itibaren işleyecek faizden davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Kazaya karışan davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan aracın ticari kamyon olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Davacının dava dilekçesindeki talebi ticari kredilere uygulanan avans faizi olduğundan, davacının bu talebi dikkate alınarak 16.640,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 24/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının faizin başlangıç tarihine ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile benimsenen ve hükme esas alınan Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/03/2024 tarihli rapor ve 17/05/2024 tarihli ek rapora göre 06/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan ve tali yoldan anayola çıkan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK'nun 57/1-a, ve aynı Kanun'a bağlı Yönetmenliğin 109/a maddesinde belirtilen "Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler, ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır" kuralını, 52/1-b (Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliği yol, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve 84/a-8 "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ettiği ve kaza olayında %100 kusurlu olduğu, ana yol üzerinde hareket halinde olan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü Faruk Kılıç’ın kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığı, bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın değer kaybı zararının 26.000,00-TL olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya daha önce 9.368,23-TL araç değer kaybı tazminatı ödediği, bu ödemenin mahsup edilmesi sonrasında davacının tazmin edilmeyen araç değer kaybı zararının 16.640,00-TL olduğu ve bunun davalı nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limiti içinde kaldığı, zarara sebebiyet veren ve tam kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmasından dolayı davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla eldeki davada araç değer kaybı zararından ZMMS sigortacısı olan davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekmiştir. Buna göre; davanın kabulü ile 16.640,00-TL araç değer kaybına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 24/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin trafik kaza tarihinde temerrüte düşmemesi nedeniyle davacının hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile 16.640,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 24/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.136,67-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 179,90-TL peşin harcın ve 282,46-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 674,31-TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ... Sigorta A.Ş.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin dava harcı ve 282,46-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 642,26-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 100,00-TL e-tebligat gideri, 6,75-TL KEP gideri, 28,00-TL posta masrafı ve 1.500,00-TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 1.634,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 16.640,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2024 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır