İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1002 E. 2025/386 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1002
- Karar No
- 2025/386
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : 2- *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre, malikinin ve sürücüsünün davalı ..., ZMMS ve Kasko/İMM sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu 44 ... plakalı araç ile maliki ve sürücüsünün davacı olduğu 81 ... plakalı motosiklet arasında maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, 11/09/2022 tarihli bu kaza nedeniyle müvekkilinin motosikletinin kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre meydana gelen bu kazada davalı sürücünün 2918 sayılı KTK'nda yer alan kusurlardan 53/2-c kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu bulunduğunu, davalı sürücünün sola dönüş yapmak isterken karşı istikametten gelmekte olan davacının önüne aniden çıktığını, davacının kazayı önlemek adına alabileceği bir tedbir kalmadığını, çarpışmanın davacının şeridinde meydana geldiğini ve davacıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini belirterek 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL bakıma muhtaçlık, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi zararı, 100,00- TL hayata geç atılma tazminatı, 100,00-TL bakiye araç zararı nedeniyle şimdilik toplam 600,00-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına, 500.000,00-TL manevi tazıninatın davalı ... yönünden 11/092022 kaza tarihinden, davalı ... Sigorlta A.Ş. yönünden ise 06/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilin yerleşim yeri mahkemesinin Malatya olduğunun yerleşim yeri adres bilgileri sorgusunda görüleceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davada görevli ve yetkili mahkeme Malatya asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini istediklerini, dava yasal süresi içerinde açılmadığından zamanaşımı definde bulunduklarını ve davanın zamanaşımı nedeni ile reddini istediklerini, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen *** Soruşturma numaralı ceza soruşturması kapsamında hazırlanan 29/11/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin ilgili kazada tam kusurlu olduğuna kanaat getirilmeyip 81 ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacı ...'nin mahalde dikkat ve özen yükümlülüğü uymadığı ayrıca 2918 sayılı KTK'nun 52/b maddesinde belirtilen sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine görüş yol ve trafik hava durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır kuralının ihlal ettiğinin ortaya konulduğunu, davacının manevi tazminat talebinde bulunmuş olsa da ilgili olay kapsamından önceki tarihlerde davacının uzunca bir süredir tıp eğitimini bitirmediği gibi okulu uzattığını, davacının kaza sebebiyle hayata geç atanacağı bir durumun oluşmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, kusur oranın tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına, maluliyet oranının tespiti açısından en yakın Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; trafik kaza tespit tutanağına, sürücüye ait alkol raporuna, özel tedavi zararlarına dair fatura ve makbuzlara, iş göremezlik raporuna, Giresun Üniversitesi Tıp FakültesiNe ilişkin öğrenci belgesine, 81 ... plakalı motosiklete ail ruhsat evrakına, ZMMS ve Kasko/İMM poliçelerine ve hasar dosyasına, sigorta şirketine başvuru dilekçesi ile tebliğat evraklarına, sigorta şirketinin gönderdiği ve davacının gönderdiği mail yazılarına, arabuluculuk anlaşamama son tutanağına, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasına, trafik kazasına ilişkin kamera görüntü kayıtlarına, davacını İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Kayseri Özel Memorial Hastanesi, Kayseri Özel Sistem Hastanesi, Kayseri Özel Erciyes Hastanesi'ndeki hasta dosyalarına, SGK tarafından karşılanmayan tüm özel tedavi zararlarına ilişkin belge ve faturalara, SGK kayıtlarına, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı'ndan ve de gerekli görülecek başkaca kurumlardan davacının mezuniyelinden sonra iş bulma süresine, mezuniyetinden sonra gerek pratisyen hekim gerekse uzman hekim olması ihtimallerine göre elde edebileceği emsal gelire ilişkin ücret araştırmalarına, intörn maaşının araştırılmasına, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına, trafik kayıtlarına, tanık beyanlarına, bilirkişi ve keşif incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; sigorta poliçelerine ve hasar dosyalarına, SGK kayıtlarına, ceza mahkemesi dosyasına, Adli Tıp Kurumu raporlarına, tanık beyanlarına, bilirkişi ve keşif incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... tarafından; Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** Soruşturma sayılı dosyasına, ceza mahkemesi dosyasına, sigorta poliçelerine ve hasar dosyalarına, SGK kayıtlarına, Adli Tıp Kurumu raporlarına, tanık beyanlarına, bilirkişi ve keşif incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Uyap sisteminden davacının vukuatlı nüfus kayıt örneği çıkarılarak dosya arasına alınmıştır. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 44 ... ve 81 ... plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğunun sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 15/11/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacının ve davalı ...'ın ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine müzekkereler yazılmıştır. Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi sureti ile Melikgazi Askerlik Şubesine müzekkere yazılarak davacı ...'nin askerlik hizmetini yapıp yapmadığı askerlik hizmetinden muaf olup olmadığı sorulmuştur. 27/05/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağı yazı ekine eklenmek suretiyle, Malatya Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 11/09/2022 tarihinde meydana gelen ilgili trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şekilde gönderilmesi istenmiştir. Bu müzekkereye cevap verilmiştir. ... unvanlı tamirhaneye *** müzekkere yazılarak 11/09/2022 tarihinde kazaya karışan 81 ... plaka sayılı motosikletin hasar ve onarımına ilişkin fatura ve dayanağı olan tüm belgelerin, motosikletin hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD ya da flashbellek ortamında suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 02/02/2023 tarihli ara kararı ile 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç. maddesi uyarınca tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç ve 140/5. maddeleri gereği o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. 02/02/2023 tarihli ara kararı ile 7251 sayılı Kanun ile değişik 7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç. ve 240/2. maddeleri uyarınca dava dilekçesinde tanık deliline dayanan tarafların tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunmaları için kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç., 140/5. ve 240/2. maddeleri gereği tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. Tanık deliline dayanan taraflarca kesin süreye uygun bildirimde bulunulmamıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Malatya Şube Müdürlüğü'ne, Malatya Yeşilyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ve Malatya Yeşilyurt İlçesi Sümer Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 44 ... plakalı aracın 11/09/2022 tarihinde Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, İnönü Caddesi, Sümer Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde davacıya ait ve davacının sevk ve idaresinde olan 81 ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle; 11/09/2022 14:20 tarihli trafik kaza tespit tutanağına göre meydana gelen ilgili trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde bir örneğinin CD formatında mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkerelerimize cevap verilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi ve davacı ile davalı ...'ın T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan, davacı ... ile davalı ...'ın karıştığı 11/09/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle savcılık soruşturmasının olup olmadığı, varsa soruşturma akıbetinin sorulmuş, soruşturma tamamlanıp dava açılmış ise davanın tevzii olduğu Mahkeme adının ve dosya esas numarasının bildirilmesi, takipsizlik kararı verilmiş olması soruşturma dosyasında trafik kazasının oluşumuna ve/veya kaza sonrasına olay yeri görüntü kayıtları ve fotoğraflar varsa bunlar dahil soruşturma dosyasının fiziken gönderilmesi, soruşturma halen devam ediyor ise soruşturmanın akıbetinin bildirilmesi, alınmış ise tüm ifade tutanakları, trafik kazasının oluşumuna ve/veya kaza sonrasına olay yeri görüntü kayıtları ve fotoğraflar varsa bunların CD ya da flashbellek ortamında suretlerinin gönderilmesi ve alınmışsa olay yeri inceleme tutanakları ile kusur raporu örneği ile birlikte tüm soruşturma dosyasının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen cevabi yazıda *** soruşturma sayılı dosyasından soruşturmanın sürdürüldüğü belirtilmiş ve istenilen dosyanın Uyap kayıtları gönderilmiştir. Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının en son tarih itibarı ile akıbeti sorulmuş ve bu dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmış, dava dosyası ve ekleri müzekkere ekinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş; iddia, savunma, dosyamız içine alınan Merkez Bankası Şubesi'nden Yeşilyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ve Sümer Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü'nden celp edilen kazaya ilişkin görüntüler yönelir CD kayıtları, trafik kaza tespit tutanağı dosyamız arasına alınan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** soruşturma sayılı dosyası, Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası evraklarının dosyamız Uyap kayıtları üzerinden incelenmek sureti ile 11/09/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu konusunda Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içindeki 29/11/2022 tarihli trafik bilirkişisi ...tarafından düzenlenen raporun da incelenip değerlendirilmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 23/08/2024 tarihli raporda; "Sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’nin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; 21/08/2022 başlangıç ve 21/08/2023 bitiş tarihli, acente kodu 2-3-***, acente levha no T08612-***, poliçe no ***, olan, ... A.Ş. nezdinde "ZMMS Poliçesi" ile sigortalı bulunan ve yine 20/08/2022 başlangıç ve 20/08/2023 bitiş tarihli, acente kodu 2-3-***, poliçe no ***/3 olan, ... A.Ş. nezdinde "... Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunan sigortalı davalı ...'a 44 ... plakalı aracın 11/09/2022 tarihinde Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, İnönü Caddesi, Sümer Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde davacıya ait ve davacının sevk ve idaresinde olan 81 ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle: Davacının geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı, üniversite eğitiminin uzaması ihtimaline binaen hayata geç atılma zararı, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi zararı, bakıma muhtaçlık zararı, 81 ... plaka sayılı motosikletin hasar ve değer kaybı zararı ve manevi zararlarından bahisle 07/11/2022 tarihinde açılan işbu tazminat davasından önce davacının veya onun adına vekilinin "ZMMS Poliçesi"ne ve "... Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi"ne dayalı olarak KTK'nun 97. maddesi uyarınca ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğunun, ve başvurusun akıbetinin ne olduğunun sorulmasına, her iki sigorta poliçesine bağlı olarak başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, davacının dava açmadan önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapmasına ilişkin başvuru dilekçesinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, her iki sigorta poliçesine bağlı olarak açılan hasar dosyalarının her iki sigorta poliçesinin örneklerinin, alınmış ise ekspertiz raporlarının, her iki sigorta poliçesine bağlı olarak davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin, ödemenin hangi zararları tazmin amacıyla kaçar TL olarak yapıldığını gösterir kayıt belge ve açıklamalarıyla birlikte ve varsa ibraname örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 13/12/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ne, Sivas Cumhuriyet Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, Kayseri Özel Memorial Hastanesi'ne, Kayseri Özel Sistem Hastanesi ve Kayseri Özel Erciyes Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının 11/09/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı, a)Bu hastanelerde gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin film ve grafilerin ise CD formatında suretlerinin gönderilmesi, b)Yukarıda yazılı kazada yaralanması nedeniyle davacının tedavi amacıyla kaç defa hastaneye giriş çıkış yaptığının sorularak, buna ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, c)Yukarıda yazılı kazada yaralanması nedeniyle davacının tedavisi sırasında SGK tarafından karşılanmayan bizzat davacı tarafından yapılan tedavi giderleri olup olmadığı, varsa hangi tedavi için kaç TL gider sarfedildiği sorularak, ilgili tedavilere ilişkin reçete, rapor, vs. tıbbi belge, fatura ve ödeme makbuzlarının örneklerinin gönderilmesi, d)Davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının bildirilmesi, e)Davacı hakkında bu hastanelerde düzenlenen bir engelli sağlık kurulu raporu var ise gönderilmesi istenilmiştir. Özel Erciyes Hastanesi 16/11/2022 ve 06/12/2022 tarihli, Özel System Hospital 22/11/2022, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 28/11/2022, Sivas Cumhuriyet Tıp Fakültesi Hastanesi 25/11/2022 ve Kayseri Özel Memorial Hastanesi 06/06/2023 tarihli yazılarla cevap vermiştir. Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 11/09/2022 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından geçici ve sürekli iş göremezliği nedeniyle ayrı ayrı davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı sorularak, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, ayrıca bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının bildirilmesi ve buna ilişkin kayıtların dökümünün gönderilmesi istenilmiştir. 11/11/2022 ve 15/11/2022 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevaplar verilmiştir. Davacı vekiline davacı ...'nin hangi hastanede intörn olarak çalıştığını, intörn maaşını nereden aldığını bildirmesi için süre verilmiştir. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'na müzekkere yazılarak 18/09/2015 tarihinde bu fakülteye kayıt yaptıran davacı ...'nin 11/09/2022 tarihi itibari ile kaçıncı sınıf öğrencisi olduğunun ve muhtemel mezuniyet tarihinin ne olacağı sorulmuş, ayrıca başarı durumunu gösterir öğrenci durum belgesinin düzenlenerek öğrenci belgesinin gönderilmesi istenilmiştir. 15/11/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı ...'nin muhtemel mezuniyet tarihi kesinleştikten sonra öğrenci durum belgesinin birer örneği eklenmek sureti ile Kayseri Ticaret Odası'na, T.C. Sağlık Bakanlığı'na, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Müdürlüğü'ne, ayrıca Kayseri'de bulunan büyük özel hastanelere, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'ne ve Sağlıksen Sendikası Kayseri Şube Müdürlüğü'ne, Öz Sağlık İş Sendikası Kayseri İl Temsilciliğine, T.C. Sağlık Bakanlığı'na ayrı ayrı müzekkereler yazılarak Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'ndan verilen cevabi yazıdaki muhtemel mezuniyet tarihinin de belirtilmesi sureti ile Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden muhtemel mezuniyet tarihinde mezun olan 1991 doğumlu bir erkek öğrencinin eğitim gördüğü ve mezun olacağı bölümle ilgili hangi mesleği icra edebileceği, hangi alanda iş bulabileceği, mezuniyet tarihinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, mezun olduğu bölümle ilgili mesleğini icra edecek olması halinde iş bulma imkan ve sürelerinin ortalama ne olduğu, yukarıda anlatılan vasıfta tıp fakültesinden mezun olan 1991 doğumlu bir erkeğin muhtemel mezuniyet tarihinden sonra mezun olduğu bölüm ile ilgili mesleğini icra etmesi halinde, mezuniyetinden sonra gerek pratisyen hekim gerekse uzman hekim olması ihtimallerine göre emsal ücretin ne olacağı muhtemel işe başlama tarihinden bu güne kadar çalışmaları karşılığında elde edebileceği muhtemel ortalama aylık bedelinin kaç TL olabileceği, uzman hekim olması için yapılması gerekenlerin ve muhtemel uzman hekim olma süresinin ne olduğunun sorulmasına, sorulan hususlara ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, emsal durumda olan veya emsale yakın çalışanların muhtemel mezuniyet tarihinden bu güne kadar aylık gelirlerini gösterir ücret bordro örneklerinin mahkememize gönderilmesinin, ayrıca kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden bu yana intörn maaşının aylar itibarı ile kaçar TL olduğu, o meslekteki emsal ortalama aylık gelirinin ne kadar olduğu hususları sorulmuştur. Mahkememizce yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir. Taraf vekillerine dosyamız içerisine bu aşamaya kadar celp olunanlar dışında davacının eğitim gördüğü fakülteden muhtemel mezuniyet tarihinden sonra mezun olduğu bölümle ilgili mesleğini icra etmesi halinde muhtemel iş bulma süresinin ne kadar olacağı, muhtemele gelirinin ne kadar olacağı, emsal ücret araştırmaları konusunda müzekkere yazılabilecek başkaca kurum ve kuruluşlar varsa bildirmeleri için süreler verilmiştir. Davacının celp olunan tüm tedavi, evrak ve grafileri ile birlikte dava dosyamızın gönderilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumu 2 (3). Adli Tıp İhtisas Kurulu'na müzekkere yazılmış; davacı ...'nin 11/09/2022 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeniyle bu kazaya bağlı fizyolojik ve psikolojik sekelleri dikkate alınarak; a-Kaza tarihi olan 11/09/2022'de yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri'ne göre davacının maluliyeti (sürekli iş gücü kaybı) olup olmadığı, varsa maluliyet oranının %kaç olduğu, b-Davacının geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu) c-Bu trafik kazasında yaralanması nedeni ile davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı varsa bakıcıya muhtaçlık süresinin ne kadar olduğu, d-Bu trafik kazasında yaralanmasından dolayı SGK sağlık güvence kapsamında olmayan, SGK tarafından karşılanmayan hastalığı şifa buluncaya kadar davacı tarafından yapılması muhtemel tedaviler olup olmadığı, varsa bu tedavilerin neler olduğu ve her birinin masraf bedellerinin kaç TL olduğu, e-Dosya kapsamındaki tüm tıbbi belge, rapor ve grafiler ile delillere göre davacının saptanan rahatsızlıkları (hastalıkları) ile 11/09/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasının arasında illiyet bağı olup olmadığı konularında rapor düzenlenmesi istenilmiş, yukarıda yazılı konularda rapor düzenlenebilmesi için; Aa- Mahallinde çektirilmesi gereken film, tıbbi tahlil, aldırılması gereken tetkik ve sağlık raporu varsa bunların neler olduğunun bildirilmesi, Bb-Davacının muayene ve müşahade edilebilmesi için randevu tarihi verilmesinin istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; Ali oğlu 09/10/1991 doğumlu ...’nin 11/09/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kas iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait yaralanmalarda özürlülük, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre %2 ve %2 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında %11 olduğu, Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzde altı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, 4.Kişinin bu kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği hususunun Kurulumuzun ve Kurumumuzun konu ve görevleri arasında olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmüştür. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüer hesaplamalar konusunda uzmanı bilirkişi ve bir adli tıp uzmanı bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, kusur raporu, işgöremezlik raporu, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, sgk kayıtları, askerlik durumu ile ilgili kayıtlır, eğitim durumu ile ilgili kayıtları, gelire ilişkin delil ve belgeler, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, emsal ücret araştırmaları, tedavi evrak ve grafileri ile diğer tüm deliller incelenmek suretiyle 11/09/2022 tarihli trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı SGK sağlık güvencesi kapsamında olmayan ve fakat bu kaza nedeni ile oluşan hastalığı şifa buluncaya kadar yapılması gereken tedavileri varsa bunların neler olduğu ve belgelendirilemeyen (faturalandırılamayan) ve varsa faturalı tedavi giderleri masrafının kaçar TL olduğu, davacı tarafından talep edilen maddi tazminat istemi yönünden yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre, yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabında progresif rant formülü uygulanmak sureti ile varsa davacının zararlarının aktüer hesaplarının yapılması, ZMMS poliçesinin teminat limitleri itibarıyla var ise davacının zararlarının sigorta teminat limiti içinde kalıp kalmadığının tespiti konularında (asgari ücret miktarının değişme ihtimali olması halinde değişen yeni asgari ücret miktarları üzerinden beklenilerek hesap yapılması) denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Adli Tıp Uzmanı ve Aktüer Bilirkişiden oluşturulan heyete tevdi edilen dosyada Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Bilirkişi Aktüer ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; kazanç kaybı / hayata geç atılması zararının 281.131,64-TL (Talep 100,00-TL), söz sonusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ZMM ve İMM poliçesi teminatında olmadığı, tedavi giderleri kapsamında, bakıcı gideri zararının bulunmadığı (Talep 100,00-TL), geçici iş göremezlik zararının 17.245,15-TL (Talep 100,00-TL), SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 33.762,29- TL (Talep 100,00-TL), geçici iş göremezlik zararının 17.245,15-TL olduğu, toplam geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri zararının ise 51.007,44-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 1.840.255,73-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlı teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.000.000.00-TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğu, aynı zamanda İMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçe limitlerini aşan kısmından ve fakat İMMS poliçe limiti olan 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu" belirtilmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı görülmekle davacı tarafa talebi doğrultusunda alacağını belirli hale getirip talep artırımında bulunması hususunda süre verilmiş, davacı vekili 17/02/2025 tarihli dilekçesinde; "... Raporda sürekli iş göremezlik zararının toplama işleminde sehven hata yapılmıştır. Hata, toplama hatası olup ek rapora gerek olmadığı kanaati ile biz bu hatayı düzelterek ıslah yoluna başvuruyoruz. Şöyle ki; raporun "Tablo-6" bölümünde davacının 3 döneme ilişkin toplam geliri sehven 2.453.674,30-TL olarak hesaplanmış ise de toplama işleminin sonucunun doğrusu 2.431.296,52-TL'dir. %25 de kusur indirimi yapıldığında nihai zarar 1.823.472,39-TL'dir ve bu doğru tutar üzerinden ıslah yoluna başvuruyoruz. ... Dava dilekçesi ile işbu ıslah dilekçemizde arz ettiğimiz ve sayın mahkemenizin de re'sen nazara alacağı diğer nedenlerden dolayı, belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminatla ilgili fazlaya ve ek davaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak; 17.245,15-TL geçici iş göremezlik, 33.762,29-TL tedavi zararı olmak üzere toplam 51.007,44-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00-TL bakıcı zararının sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.823.472,39-TL sürekli iş göremezlik zararının sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden dolayı 1.000.000,00-TL limit ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, İMM poliçesinden dolayı ise yukarıda yaptığımız açıklamalar ve talepler doğrultusunda sorumlu tutulmasına, 281.131,64-TL hayata geç atılma zararının 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, dava dilekçesinde talep edilen 500.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 06/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin İMM poliçesinden dolayı yukarıdaki açıklamalarımız ve taleplerimiz doğrultusunda en fazla 100.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara sorumlulukları oranında tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz..." şeklinde beyanda bulunmuş, arttırılan taleplerine ilişkin eksik harçlar 17/02/2025 tarihli makbuz ile yatırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, SGK ödemesi kapsamında olmayan tedavi gideri zararı, kazanç kaybı/hayata geç atılma zararı nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS ve İMMS poliçelerini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve araç malikine karşı açılmıştır. Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır. Davacı vekili Av. ... tarafından verilen 16/12/2022 tarihli dilekçesi ile "Davalı ... Sigorta A.Ş. ile araç hasarı yönünden sulh olunmuş, ekte ibraname sunulmuştur. Sulh doğrultusunda tarafımıza 15/12/2022 tarihinde 57.000,00-TL ödeme yapılmıştır. Sadece araç hasarı talebi yönünden davadan feragat ediyoruz. Araç hasarı dışındaki diğer talepler yönünden herhangi bir tahsilat/ sulh/ ibra/ feragat söz konusu olmayıp araç hasarı dışındaki diğer taleplerimiz yönünden davaya devam ediyoruz. Feragat edilen araç hasarı nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. Ödeme nedeniyle feragat söz konusu olduğundan dolayı davalılar lehine de yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ediyoruz. Protokol sonunda da karşılıklı olarak bu giderlerin talep edilmediği hüküm altına alınmıştır. Araç hasarı yönünden delil olarak bildirdiğimiz ... unvanlı işyerine yazılan müzekkereden feragat nedeniyle vazgeçilmesini talep ediyoruz. Sonuç olarak sadece araç hasarı ile sınırlı olmak üzere davanın bu talep yönünden feragat nedeniyle reddine, araç hasarı yönünden yapılan feragat nedeniyle karşılıklı olarak taraflar lehine veya aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, araç hasarı dışındaki diğer talepler yönünden davanın devamına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacının 81 ... plakalı motorsikletin hasar zararı nedeni ile açtığı davanın, mevcut yargılama safahati ve dosya kapsamına göre HMK'nun 167. maddesi uyarınca tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydına, davacı vekilinin bu araç hasar zararı ile ilgili tazminat taleplerinden feragatına ilişkin 16/12/2022 tarihli beyanının yeni esas üzerinden incelenip değerlendirilmesine karar verilmiştir. Tefrik edilen dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce 01/06/2023 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli karar ile davacının 81 ... plakalı motorsikletin hasar zararı nedeni ile açtığı davada kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen davacının feragatı nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları; 11/09/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıma muhtaçlık, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi gideri ve hayata geç atılmadan kaynaklı maddi zararlarının ve ayrıca manevi zararlarının olup olmadığı, varsa bu zararların miktarlarının ne kadar olduğu, dava dilekçesinde talep edildiği şekilde davalıların bu zararlardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı ...'ın yetki ilk itirazının ve zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı, KTK'nun 97. maddesineyönelik dava şartının bulunup bulunmadığı, mütefarik kusurun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigorta şirketine başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde; Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanaklarının incelenmesinde davada, davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanakların düzenlendiği görülmüştür. Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde; Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir. Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320). Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321). Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut olayda da; davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararı vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür. Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı ... vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarihli, 2013/9042 Esas ve 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, arabuluculuk son tutanağına, mahkememizce Uyap sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davanın açıldığı tarih itibari ile davacının yerleşim yeri Erciyesevler Mahallesi, 30 Ağustos Bulvarı, *** Kocasinan Kayseri'dir. Davanın açıldığı tarihteki davacının yerleşim yerinin Kayseri olması nedeniyle mahkememiz eldeki davanın yargılamasını yapmaya yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar." TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Mahkememizce dava konusu edilen trafik kazasıyla ilgili Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiştir. Sanık ...'ın hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan dolayı TCK'nun 89/1-2.b ve 53/6 maddeleri gereğince kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı araç sürücüsü ...'ın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle yaralama), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle TCK'nun 68/1-e. maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunmasına (YHGK 10/10/2001 günlü, 2001/19-652 Esas ve 2001/705 Karar sayılı ilamı), trafik kaza tarihi, arabuluculuk başvuru tarihi, arabuluculuk son tutanak tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı ...'ın zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; 11/09/2022 günü saat:14.20 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çift çizgiyle bölünmüş bir yol olan İnönü Caddesi’ni takiben Polisevi yönüne seyirle Sümer Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi önüne gelip sola dönüş yaptığında, karşı yol bölümünde, Polisevi yönünden seyirle aynı yere gelen davacı sürücü ... yönetimindeki 81 ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik Kazası Tespit Tutanağı’na göre kazanın; açık havada, yerleşim yeri içinde, azami hız limiti 30 km/s olan, çift çizgiyle bölünmüş, eğimsiz, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama yolda, gündüz meydana geldiği anlaşılmıştır. Yine aynı tutanakta; motosiklete ait fren mesafesi tespit edilmediği ve otomobilin sola dönüş yapacağı yerde bölünmüş yol çizgilerinin kesikli olarak gösterildiği görülmüş olup, kazanın oluşumunda; davalı sürücü ...’ın KTK'nun 53/2-c maddesini ihlal ettiği, davacı sürücü ...’nin ise aynı Kanun'un 52/1-a maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında mevcut Trafik Bilirkişisi ...tarafından düzenlenen 29/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...’ın,KTK'nun 84/h maddesi ile KTY’nin 109/b-8 maddesini ihlal ettiği, davacı sürücü ...’nin ise aynı Kanun'un 52/b maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 23/08/2024 tarihli rapor "davalı sürücü ...'ın yönetimindeki 44 ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, çift çizgiyle bölünmüş bir yol olan İnönü Caddesi’ni takiben Polisevi yönüne seyirle Sümer Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi önüne gelip sola dönüş yapmak isterken her ne kadar sola dönüş sinyalini yakmış ise de dikkatli olması ve karşı yol bölümünde, Polisevi yönünden seyirle aynı yere gelen davacı sürücü ... yönetimindeki 81 ... plaka sayılı motosikletin hızını ve mesafesini göz önünde bulundurup, bu araca geçiş önceliği verdikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususa riayet etmemesi nedeniyle söz konusu motosiklet ile çarpışmalarına sebebiyet verdiği dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurludur. Davacı sürücü ..., yönetimindeki 81 ... plaka sayılı motosiklet ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, azami hız limiti 30 km/s olan, çift çizgiyle bölünmüş, eğimsiz, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama yolda Polisevi yönünden seyirle olay yerine geldiğinde; yola gereken dikkatini vermemesi ve aracının hızını mevcut şartlara göre azaltmaması nedeniyle, karşı yönden seyirle aynı yere gelip sola dönüş yapan davalı sürücü ... yönetimindeki 44 ... plaka sayılı otomobil ile çarpışmayı önleyemediği dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla tali kusurludur. Sonuç olarak davalı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 23/08/2024 tarihli kusur raporunun dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, CD'de mevcut kaza anı görüntüleri, savcılık soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dava dosyası, bu dosya içindeki bilirkişi raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Dosya kapsamında bulunan davacının tedavi evrak ve grafilerinin ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporunun incelenmesinde 11/09/2022 tarihli trafik kazası sonucu sol ayak bileğininde kırılma dolduğu görülmektedir. Trafik kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri/ kask durumunun tespit edilemediği belirtilmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, eldeki davada davacının trafik kazası sonucu ayak bileğinin kırıldığı, kask, eldiven, ceket ve dizlik gibi koruyucu ekipman kullanmış olsa bile bunların ayak bileğini korumasına imkan olmadığı, bu nedenle davacının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, dolayısı ile de mütefarik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıma muhtaçlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas ve 2021/8738 Karar Sayılı ilamı) Eldeki davada, kaza tarihinin 11/09/2022 olduğu dikkate alındığında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; Ali oğlu 09/10/1991 doğumlu ...’nin 11/09/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kas iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait yaralanmalarda özürlülük, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre %2 ve %2 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında %11 olduğu, Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzde altı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, ..." belirlenmiş olup, kaza tarihi gözetilerek 14/02/2024 tarihli bu işgöremezlik raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe, dosya kapsamı ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ve Aktüer Bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Mahkememizce görevlendirilen Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Bilirkişi Aktüer ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; kazanç kaybı/ hayata geç atılması zararının 281.131,64-TL, söz sonusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ZMM ve İMM poliçesi teminatında olmadığı, tedavi giderleri kapsamında, bakıcı gideri zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 17.245,15-TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 33.762,29-TL, geçici iş göremezlik zararının 17.245,15-TL olduğu, toplam geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri zararının ise 51.007,44-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 1.840.255,73-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlı teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.000.000.00-TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğu, aynı zamanda İMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçe limitlerini aşan kısmından ve fakat İMMS poliçe limiti olan 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu" belirtilmiştir. Bu raporun "Tablo-6" bölümünde davacının 3 döneme ilişkin toplam gelir sehven 2.453.674,30-TL olarak hesaplanmış ise de bu hatanın basit bir matematiksel işlem ile düzeltilmesi mümkün olduğundan mahkememizce hesaplama yapılarak toplama işleminin sonucunun doğru sonucunun 2.431.296,52-TL olduğu bulunmuş, bundan %25 oranındaki davacının kusuru indirildiğinde nihai sürekli iş göremezlik zararın 1.823.472,39-TL olduğu belirlenmiştir. Anılan bu husus dışında raporda başkaca hesap hatası bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı). ZMMS poliçesi ile İMMS poliçesindeki sorumluluğunun sıralı sorumluluk olduğu dikkate alınarak ZMMS poliçesinin karşılamakta yetersiz kaldığı zararlar kasko /İMM poliçesinin teminat kapsamında değerlendirilmiştir. Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Bilirkişi Aktüer ***'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu edilen maddi zarar kalemlerine ilişkin değerlendirmede; Davacı; dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, hayata geç atılma tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi gideri tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talep etmiştir. Dosya içine alınan nüfus kayıt örneği incelendiğinde davacının 09/10/1991 doğumlu olup davaya konu trafik kaza tarihi itibarı ile 18 yaşından büyük olduğu görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde kasdi veya ihmali kusurlu bir eylemle haksız fiile maruz kalınması halinde kusurlu hizmet ve eylemin hukuki sorumluluğu; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Haksız fiil nedeniyle varsa uğranılan zararın ve kusurun ispatına ilişkin TBK'nun 50. maddesi uyarınca; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat hususunda TBK'nun 51. maddesindeki düzenlemeye göre "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler..." şeklinde düzenlenmiştir. Haksız fiil nedeniyle (kasdi veya ihmali kusur sorumluluğu sebebiyle) bedensel zarar gerçekleşmiş ise 6098 TBK'nun 54. maddesi uyarınca tazminat konusu olabilecek hususlar; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." dır. Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez. Sürekli iş göremezlik zararı, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin organ yitimi veya organ zayıflaması suretiyle çalışma gücünün sürekli olarak, kısmen veya tamamen kaybına ilişkin zarardır (Akın, 2022:15). Sürekli tam iş göremezlik halinde kişi beden gücünü tamamen yitirmektedir. Zarar gören kişi bu sebeple çalışamamakta ve hayatı boyunca kazanç elde edememektedir (Özyurt, 2017:15). Çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; daimi iş gücü kaybı ya da sürekli işgöremezlik zararları olarak da ifade bulmaktadır. Bu kayıplar tedavi sürecinin sonunda tam şifa bulamamış olan zarar görenin, nispeten iyileşmiş de olsa çalışma gücünde belirli bir eksilmeyi ortaya çıkaracak nitelikte zarar görenin ruh sağlığında veya bedeninde meydana gelen eksilmelerden kaynaklanmaktadır. Sürekli iş göremezlik kısmi ve tam iş göremezlik olarak gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak umumi felç, iki gözün de kör olması, her iki elin de kaybı ve benzeri haller tam sürekli iş göremezlik halleridir. Bu tip ağır haller dışındaki sürekli iş göremezlik halleri de kısmi iş göremezlik olarak ifade edilmektedir. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; Ali oğlu 09/10/1991 doğumlu ...’nin 11/09/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzde altı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, ..." belirlenmiştir. Yukarıda "Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ve Aktüer Bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede" alt başlıklarında detaylıca açıklandığı gibi usulüne ve yasaya uygun alınmış 21/01/2025 tarihli raporda tazmini gereken geçici iş göremezlik zararının 17.245,15-TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 33.762,29-TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.823.472,39-TL olduğu yöntemince hesaplanmıştır. Anılan raporlardaki ilgili tespit ve hesaplamalar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davacının 17.245,15-TL geçici iş göremezlik zararından ve 1.823.472,39-TL sürekli iş göremezlik zararından davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. ZMMS poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri de zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. Adli tıp uzmanı bilirkişi Dr. ... tarafından düzenlenen 27/05/2022 tarihli raporda özetle; SGK güvencesi kapsamında olmayan belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin 33.762,29-TL olduğu belirtilmiştir. Bu apor hüküm vermeye ve denetime elverişli bulunarak mahkememizce benimsenmiştir. Adli tıp uzmanı bilirkişi Dr. ... tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli raporda 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında davacının 33.762,29-TL olan ve SGK tarafından karşılanmayan ve kendisi tarafından ödenmiş olan tedavi giderinin davalıdan talep edilmiş olduğu, SGK'nun davaya dahil edilmesini gerektiren herhangi bir tedavi giderinin dosya kapsamında olmaması sebebiyle SGK'nun davaya dahil edilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmış olup, SGK tarafından karşılanmayan ve davacının trafik kazası sebebiyle elinden çıkan 33.762,29-TL tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Kazanç kaybı; beden bütünlüğü zarar görmüş olan mağdurun, olay sonrasında tedavi sürecinin sonuna kadar çalışmaktan mahrum kalması ve bu nedenle elde edebileceği geliri elde edememesinden doğan zarardır. Kazanç kaybı, TBK'nun 54 b.2 maddesinde bedensel zarar olarak sayılmaktadır. Bu hükümde kazanç kaybının, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplardan ayrı olarak düzenlenmesinin sebebi, kazanç kaybının daha geniş bir kavram olması ve çalışma gücü azalmadan veya yitirilmeden de kişinin kazanç kaybına uğrayabileceği düşüncesidir. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının kaza tarihinde tıp fakültesinde son sınıfta intörn öğrenci olduğunu, olay nedeniyle halen tedavisinin devam ettiğini, 2 aydır okula gidemediği için okulunu uzattığını, böyle bir kaza meydana gelmeseydi müvekkilinin en geç bir yıl sonra mesleğini icra edebileceğini, ülkemizde tıp fakültesinden mezun olanların hemen işe atandığını, hatta zorunlu hizmet görevinin bulunduğunu ve hayata geç atılma sebebiyle kazanç kaybı zararının oluştuğunu ileri sürmüştür. Mahkememizce davacının kaza tarihinde okuduğu tıp fakültesinde kaçıncı sınıfta olduğu, hangi dersleri aldığı, kaza tarihinden sonra okuyacağı sınıf/dönem ve derslerin neler olduğu, başarı durumu ve sair hususlar öğrenim gördüğü üniversiteden sorulduktan sonra, davacının kaza nedeniyle mezuniyetinde aksama olup olmadığı, kaza sonrası devamsızlık yapıp yapmadığı, devamsızlık sebebiyle okulunu uzatıp uzatmadığı ve uzatma süresinin belirlenmesinden ve ilgili delillerin toplanmasından sonra, davacının bölümünden geç mezuniyeti nedeniyle kazanç kaybı zararlarının belirlenmesi için bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınmıştır. 21/01/2025 tarihli raporda tazmini gereken kazanç kaybı / hayata geç atılma zararının 281.131,64-TL olduğu yöntemince hesaplanmıştır. Anılan raporlardaki ilgili tespit ve hesaplamalar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davacının 281.131,64-TL kazanç kaybı / hayata geç atılma zararından davalı ...'ın sorumlu olduğu, bu zararın dolaylı bir zarar olmasından dolayı ZMMS ve İMMS teminat limitleri içinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ise bulunmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim davacı tarafından kazanç kaybı / hayata geç atılma zararına yönelik davada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden talebini arttırmamıştır. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda davacının "Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" bildirildiğinden davacının bakıcı gideri zararının ise bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacının talep arttırım dilekçesi incelendiğinde; Davacı vekili 17/02/2025 tarihli dilekçesinde; "... Raporda sürekli iş göremezlik zararının toplama işleminde sehven hata yapılmıştır. Hata, toplama hatası olup ek rapora gerek olmadığı kanaati ile biz bu hatayı düzelterek ıslah yoluna başvuruyoruz. Şöyle ki; raporun "Tablo-6" bölümünde davacının 3 döneme ilişkin toplam geliri sehven 2.453.674,30-TL olarak hesaplanmış ise de toplama işleminin sonucunun doğrusu 2.431.296,52-TL'dir. %25 de kusur indirimi yapıldığında nihai zarar 1.823.472,39-TL'dir ve bu doğru tutar üzerinden ıslah yoluna başvuruyoruz. ... Dava dilekçesi ile işbu ıslah dilekçemizde arz ettiğimiz ve sayın mahkemenizin de re'sen nazara alacağı diğer nedenlerden dolayı, belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminatla ilgili fazlaya ve ek davaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak; 17.245,15-TL geçici iş göremezlik, 33.762,29-TL tedavi zararı olmak üzere toplam 51.007,44-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00-TL bakıcı zararının sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.823.472,39-TL sürekli iş göremezlik zararının sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden dolayı 1.000.000,00-TL limit ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, İMM poliçesinden dolayı ise yukarıda yaptığımız açıklamalar ve talepler doğrultusunda sorumlu tutulmasına, 281.131,64-TL hayata geç atılma zararının 11/09/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, dava dilekçesinde talep edilen 500.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... yönünden 11/09/2022 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 06/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin İMM poliçesinden dolayı yukarıdaki açıklamalarımız ve taleplerimiz doğrultusunda en fazla 100.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara sorumlulukları oranında tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. ..." şeklinde beyanda bulunmuş, arttırılan taleplerine ilişkin eksik harçlar 17/02/2025 tarihli makbuz ile yatırılmıştır. Talep artırım dilekçesinin birer örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir. Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede; Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. 2918 Sayılı Yasanın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur. Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan 44 BF 046 plaka sayılı aracın ZMMS ve İMMS sigortacı olduğundan ZMMS ve İMMS poliçesi nedeniyle meydana gelen maddi zararlardan sorumluluğunun bulunduğu, ZMMS poliçesi ile İMMS poliçesindeki sorumluluğunun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle kasko /İMM poliçesinin, ZMMS poliçesinin karşılamakta yetersiz kaldığı zararları teminat kapsamına aldığı verilen hükümde esas alınmıştır. Dosya kapsamına göre; davalı ...'ın kazaya neden olan 44 BF 046 plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı ile ve bu aracın sürücüsü olduğundan haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir. Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede; Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1) Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Yasa'nın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur. Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan aracın ZMMS ve İMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Buna göre bedeni zarar halinde istenilecek belgeler anılan maddede "A) Sakatlık (Değişik başlık:RG-4/12/2021-31679) • (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Kurul Raporu (artan sakatlık oranına bağlı tazminat taleplerinde ilk ödemeye esas alınan Yönetmeliğe göre düzenlenen rapor), • Epikriz Raporu, • Genel adli muayene raporu, • Tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar, • Mağdura ait kimlik belgesi fotokopisi, • Kaza raporu, varsa bilirkişi raporu veya keşif zaptı veya mahkeme kararı, • Mağdura ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) (Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb.) ve güncel SGK hizmet dökümü belgesi ile varsa hesap tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi, • Hak sahibine ait banka hesap bilgileri (banka - şube adı, Iban numarası), • Sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı " şeklinde sayılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davacı vekili tarafından davadan önce 19/09/2022 tarihinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuruda bulunulduğu, ancak iş göremezlik raporu, sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda davacı tarafından verilen açık rıza beyanı ve gelir durum belgesi sunulmadığından eksik belge ile başvuru yapıldığı celp edilen hasar dosyası örneği, yapılan yazışmalar ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş.'nin arabuluculuk başvuru tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 21/09/2022 tarihinden itibaren temerrüte düştüğü ancak dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden 06/10/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden taleple bağlılık kuralı gereği 06/10/2022 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan davalı ...'ın hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Faize ilişkin değerlendirmede; Kazaya karışan 44 BF 046 plaka sayılı aracın BMW marka hususi araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiş, ancak kazaya karışan bu aracın kaydında hususi otomobil olmasından dolayı hükmedilen tazminatlara ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davada kaza yapan aracın ticari olmaması nedeniyle ticari avans faizi isteminin yersiz olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede; Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 23/08/2024 tarihli raporda davalı sürücü ...’ın %75 oranında ve davacı sürücü ...’nin %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kaza nedeniyle davacılardan davacı ... yaralanmıştır. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporuna göre davacının 11/09/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranının %6 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Uyuşmazlığa konu trafik kazası nedeniyle ayak bileği kırılan davacının tedavileri nedeniyle okula devamı aksamış ve mezuniyet tarihi gecikmiştir. Bu olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, kusur durumu, davacının da kazanın oluşumunda tali kusurlu oluşu, TBK'nun 56. maddesinin hükmü, davacının talep ettiği miktar ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 300.000,00-TL olarak taktir edilen manevi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin İMMS poliçesinin bakiye teminat limiti olan 100.000,00-TL'lik kısmından 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise 300.000,00-TL'lik manevi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacının hükmedilen manevi tazminata ticari avans faizi işletilmesi isteminin reddine karar vermek gerektiği görüş ve vicdani kanaati edinilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 17.245,15-TL geçici iş göremezlik zararı ve 33.762,29-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 51.007,44-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması ve 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.823.472,39-TL sürekli iş göremezlik zararından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm gideri teminat limitinden 1.000.000,00-TL'nin ve İMMS poliçesinden 400.000,00-TL'lik kısmının karşılanması suretiyle toplam 1.400.000,00-TL'lik kısmından 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise 1.823.472,39-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 281.131,64-TL kazanç kaybı/hayata geç atılma zararının trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, sorumluluğu bulunmadığından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kazanç kaybı/hayata geç atılma nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine, davacının bakıcı gideri ihtiyacı bulunmadığı anlaşıldığından bu nedenle davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin reddine, kazaya karışan araç hususi olup ticari araç olmadığından dolayı davacının hükmedilen maddi tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 300.000,00-TL olarak taktir edilen manevi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin İMMS poliçesinin bakiye teminat limiti olan 100.000,00-TL'lik kısmından 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise 300.000,00-TL'lik manevi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığına kanaat edildiğinden dolayı davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, kazaya karışan araç hususi olup ticari araç olmadığından dolayı davacının hükmedilen manevi tazminata ticari avans faizi işletilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle reddedilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, A-17.245,15-TL geçici iş göremezlik zararı ve 33.762,29-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 51.007,44-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması ve 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-1.823.472,39-TL sürekli iş göremezlik zararından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm gideri teminat limitinden 1.000.000,00-TL'sinin ve İMMS poliçesinden 400.000,00-TL'lik kısmının karşılanması suretiyle toplam 1.400.000,00-TL'lik kısmından 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise 1.823.472,39-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C-281.131,64-TL kazanç kaybı/ hayata geç atılma zararının trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, D-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kazanç kaybı/ hayata geç atılma nedeniyle maddi tazminat isteminin REDDİNE, E-Davacının bakıcı gideri nedeniyle davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin REDDİNE, F-Davacının hükmedilen maddi tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi isteminin REDDİNE, 2-Davacının Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 300.000,00-TL olarak taktir edilen manevi tazminattan davalı ... Sigorta AŞ'nin İMMS poliçesinin bakiye teminat limiti olan 100.000,00-TL 'lik kısmından 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise 300.000,00-TL'lik manevi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 11/09/2022 tarihinden itibaren sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, 4-Davacının hükmedilen manevi tazminata ticari avans faizi işletilmesi isteminin REDDİNE, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat yönünden alınması gereken 147.249,81-TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 1.709,80-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 7.362,00-TL toplamı 9.071,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 138.178,01-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 90.046,51-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, diğer davalının ise 138.178,01-TL'nin tamamından sorumlu olmaları koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 20.493,00-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin İMMS poliçesinin bakiye teminat limiti nedeniyle 6.831,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, diğer davalının ise 20.493,00-TL'nin tamamından sorumlu olmaları koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 3.199,80-TL'nın davalılardan (davalı ... Katılım A.Ş.'nin 3.199,77-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile), bakiye 0,20-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile peşin harç 1.709,80-TL, ıslah harcı 7.362,00-TL toplamı olmak üzere toplam 9.152,50-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 9-Davacılar tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan 123,00-TL e-tebligat, 7,25-TL KEP gideri, 638,75-TL posta ve müzekkere masrafı, 3.250,00-TL ATK dosya gönderme ve rapor masrafı, 6.500,00-TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.519,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre belirlenen 10.518,43-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 10.518,27-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacının manevi tazminat davası yönünden ayrıca yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davalı ... tarafından yapılan 112,65-TL e-tebligat, 28,00-TL müzekkere ve 2,00-TL KEP gideri olmak üzere toplam 142,65-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 0,76-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin bu davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 13-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 266.192,78-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 215.141,04-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bakıcı gideri zararına ilişkin davanın redde nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne ve davalı ...'a verilmesine, 16-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kazanç kaybı / hayata geç atılma zararına ilişkin davanın reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 17-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 48.000,00-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 18-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili Av. *** ile Davalı *** vekili Av ***'in yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/04/2025 Başkan *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Katip *** E-imzalıdır