İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/344 E. 2024/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/344
Karar No
2024/484
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/344 Esas KARAR NO : 2024/484 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 İzmir ... Tüketici Mahkemesinin 22/02/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili İzmir 1. Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, kaza tespit tutanağına göre sürücüsü ... sevk ve idaresindeyken 20/09/2021 tarihinde ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, kazada hasarlanan ... plakalı aracın maliki tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılarak değer kaybı için tazminat talebinde bulunulduğunu, başvuru sonrasında ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve eksper raporu gereği mağdur vekiline 24/11/2021 tarihinde 591,22-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, akabinde mağdur vekili tarafından bakiye değer kaybı iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve tahkim komisyonunca verilen kararın mağdur vekili tarafından icra takibine konu edildiğini ve müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 08/06/2022 tarihinde 7,814.46-TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracı kullanan ...'ın kaza tarihinde sigortalı aracı kullanmak bakımından geçerli ehliyeti bulunmadığını, sigortalı araç minibüs olduğunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği Md.75'e göre D ve D1 sınıfı sürücü belgesi ile kullanılabildiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ödenen tazminatın rücuen tazmini için Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafın takibe itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının Karşıyaka...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı yönünden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davanın kabulü ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili İzmir .... Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının Karşıyaka ... İcra Dairesinin...E. sayılı icra takibine müvekkili tarafından yapılan itirazların haksız olduğu iddiasının gerekçesinin kaza tarihinde dava konusu ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetinin nitelik itibarı ile kazada hasara sebep olan sigortalı aracı kullanmak için geçerli olmadığı iddiasına dayandığını, davacının bu iddiası haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve tamamen sorumluluktan kaçmak amacına yönelik olduğunu, sigortalı aracın niteliği itibariyle hususi araç olduğunu ve B sınıfı ehliyet ile kullanıma müsait olduğunu, davacı sigorta şirketinin ödenen sigorta teminat bedelini müvekkiline rücu edebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, belirterek davacının davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İzmir .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği ve karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın kesinleşmiş ve dosya gönderilmesi üzerine İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanan hak sahibine ödenen değer kaybı tazminatının, sigortalı aracı kullanan...kaza tarihinde sigortalı aracı kullanmak bakımından geçerli ehliyeti bulunmadığı iddiası nedeniyle, davacının ZMMS sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amaçlı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/05/2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar, sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddede sayılan davalar tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde tanzim olunan tanzim edilen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 25/06/2021 ile 25/06/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, sigortalı adının ... olduğu, sigorta konusu aracın markasının ..., kullanım tarzının minibüs (sürücü dahil 10-17 koltuk) olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya ait olan ve sigortalanan ... plakalı aracın tescil kayıtlarının incelenmesinde, aracın kullanım amacının hususi olduğu, kullanım amacının yolcu nakli olduğu, cinsinin minibüs olduğu görülmektedir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ...Karar sayılı kararında aynen; ''...Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigorta poliçesi akitine karşı açmış olup, sigortalanan aracın hususi otomobil olması birlikte değerlendirildiğinde görevli mahkemenin tayininde davacı ile sigortalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır...'' gerekçesiyle, davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü kişiye ödediği bedeli sigortalısına rücu amacıyla ikame ettiği davalarda, sigorta poliçesi tahtında sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki ilişkinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında aynen; ''...Davalı sigortalı gerçek kişi olup, dava konusu ... plakalı aracın UYAP sisteminden kontrol edilen ruhsat bilgilerinden de aracın kullanım şeklinin "Hususi" olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davacı sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD.'nin 18/03/2019 tarih ve 2016/7889 Esas-2019/3084 Karar, Yargıtay 17. HD.'nin 26/11/2018 tarih ve 2016/1475 Esas-2018/11274 Karar) Bu nedenle ilk derece mahkemesince Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilip göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usülden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir...'' ibarelerine yer verilerek, sigorta şirketi ile sigortalısı arasında hususi kullanıma özgülenen araca ait olarak yapılan sözleşme tanzimi işleminin tüketici işlemi olduğu yönünde karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında ise aynen; ''...davanın dayanağının taraflar arasında imzalanan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin oluşturduğu, dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının rant a car işi yapması ve dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak kullanılması nedeniyle, davalının tüketici olmadığı ve mesleki faaliyetler ile hareket ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp...'' şeklinde hüküm kurulmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da aynen; ''...dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak vermesi nedeniyle, davalının tüketici olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp...'' denilmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemni kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan, kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un Diğer Tüketici Sözleşmeleri başlıklı 49/(1). maddesinde, finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, aynı Kanun'un 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1.maddesinde ise, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; rücuen tahsili talep edilen tazminat talebinin dayanağının taraflar arasındaki ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olduğu, davalının maliki olduğu ve sigortalı olan aracın markasının markasının Volkswagen, kullanım tarzının minibüs, cinsinin minibüs olduğunun belirtildiği, davalıya ait ve sigorta poliçesine konu aracın ruhsat bilgilerinde kullanım amacının hususi olarak yer aldığı, sigorta poliçesine konu araca ilişkin poliçenin tanzimi sırasında davalı araç maliki tarafından aracın ticari olduğunun ve ticari faaliyette kullanıldığının davacı sigorta şirketine bildirildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya muhteviyatında yer almadığı, resmi kayıt niteliğindeki araç ruhsat bilgilerinde sigortalı aracın kullanım şekli "hususi" olarak belirtildiği ve poliçe ruhsat bilgilerine göre düzenlendiğinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca davalı gerçek kişi tüketici, taraflar arasındaki sözleşme de tüketici işlemi sayılmakla, iş bu dava açısından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, az önce gerekçeleri açıklandığı üzere iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ İLE 2-İş bu dosyanın İzmir ... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-Sair hususların HMK 331/2. maddesi gereği görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024 Katip... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/344, K. 2024/484, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-344-e-2024-484-k-8f6aefefb344