İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/388 E. 2023/802 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/388
Karar No
2023/802
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/388 Esas KARAR NO : 2023/802 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2021 KARAR TARİHİ : 26/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu (tüzel kişi tacir olduğunu) aldığı malları davacı şirkete bedelleri ödenmediğini, davacı şirket ağırlıklı olarak nişasta ve un satışı gerçekleştirdiğini ve buna rağmen davalı ödemede bulunmadığını, tüm bu satışları da ticari defterlerine kaydettiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde de (bilhassa 2019 ve 2020 yılları) bu hususlar tespit edilebileceğini, davalı şirket tarafından ödemede bulunulmadığı gibi yapılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle davacı şirket lehine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava şartı olması sebebiyle İzmir Arabuluculuk Bürosu...Esas numaralı dosya ile arabuluculuğa başvurulduğunu belirterek davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davacı şirket lehine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretine davalı aleyhine hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı ve davaya esas icra takibini kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafından ödenmeyen faturalar tek tek dava dilekçesine eklenmek sureti ile işbu dava açılmışsa da, icra ödeme emrinde herhangi bir fatura bilgisi verilmeksizin ve ödeme emri ekinde faturalar gönderilmeksizin yalnızca" 218.000 TL ödenmeyen fatura bedelleri" denilmek suretiyle takip açıldığını, dava dilekçesinde belirtilen 30.12.2019 tarihli ve ... numaralı 10.418,00 TL tutarlı faturaya ilişkin irsaliye örneği ve ödeme makbuzu ekte sunulduğunu, ödeme ... üzerinden 07.01.2020 tarihinde yapıldığını, yalnızca 2020 yılında davalı şirket tarafından davacıya yapılmış olan ödeme tutarı 468.250 TL olduğunu, öte yandan; 21.01.2020 tarihli... numaralı, 31.01.2020 tarihli ... numaralı, 26.02.2020 tarihli ... numaralı, 02.03.2020 tarihli... numaralı 02.03.2020 tarihli... numaralı faturaların irsaliyeleri bulunmadığını, bu malların teslim edilmediğini, bunlar ve diğer birçok fatura da davalı şirketçe teslimin olmaması sebebi ile iade edilmediğini, öte yandan faturaların bir kısmı da yansıtma fatura olduğunu, öte yandan, davalı şirkete ait 148.750,00 TL lik mal davacı şirketin sözleşme süresince kullanması için bırakılan 19 kalem taşınır da davacı tarafından davalıya iade edilmediğini, davacı yandan iadenin talep edilmesi ile birlikte eldeki icra takibi açıldığını, borç ödemeden kaçınıldığını belirterek davanın reddine, davacı yan aleyhine %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 18/11/2021 tarihli duruşma tutanağının 4 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür. 18/11/2021 tarihli duruşma tutanağının 4 numaralı ara kararında ise davalı şirket adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verildiği, tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası, davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, satıldığı belirtilen faturaya dayalı ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığı, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 14/01/2022 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirkete ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme ve Raporun III nolu bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; Davacı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 218.605,77 TL borçlu olduğu, Davalı şirket vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmuş olan davalı şirkete ait cari hesap ekstresinde icra takip tarih itibariyle davacı şirketin 229.103,91 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı cari hesap ekstresinde icra takip tarihinden sonra toplam tutarı 90.306,62 TL olan 3 adet faturanın kayıtlı olduğu, 2020 yıl sonunda davalı şirket cari hesap dökümünde davacı şirketin 177.076,33 TL olduğu,Taraflara ait ticari defter ve belgerindeki icra takip tarihi itibariyle bakiye farklılığının 10.498,14 TL olduğu, Davacı tarafın takip talebinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminde bulunmadığı, takip tarihinden itibaren asıl alacak için yıllık % 13,75 Avans faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun'un 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu, dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın değişik 2/2. maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirmiştir. Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Adana Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait BA-BS formları, davalı ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davalı şirket tarafından davacı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, satıldığı belirtilen faturaya dayalı ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığı, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş ve rapor aldırılmıştır. 16/06/2022 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; Delillerin takdiri ve her türlü değerlendirme sayırı mahkemenize ait olmak üzere; Davalı yasal defter ve kayıtlarının 213 sayılı V.U.K. hükümlerine uygun tasdik ve kayıtların işlenmiş olduğu,kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, 2020 yılları yasal defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, HMK 222.maddeye göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, Davalı yasal defter kayıtlarında icra takip tarihi itibariyle davacıya 229.103,77 TL borçlu olduğu,31/12/2020 tarihi itibariyle 177.076,29 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. İcra takip dosyası dosya ekinde olmadığından inceleme yapılamamıştır. Taraflar arasında tacir niteliği cari hesap ilişkisi olduğu, Tarafların 6102 sayılı TTK nın 19/1 maddesi gereği ticari nitelikte olduğu,aynı kanunun 4/1 maddesi uyarınca ticari dava olduğu, tacir oldukları ticari işlerde 3095 sayılı yasanın değişik 2/2 maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenebilecektir.Düzenlenen faturaların USD olarak tl ye çevrilerek düzenlendiği, ödeme vadesi belirlenmediği,İhtar durumuna göre 6102 sayılı yasa 1530/4 göre fatura düzenlenme tarihlerinden itibaren TTK 21.maddeye göre 8 gün itiraz süresinden 30 gün sonra temerrüde düştüğü tarihlerin dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirmiştir. Dosya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi Semra Sara'ya tevdi edilerek 09/02/2023 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; Kök raporda yapılan inceleme ve tespitlerde herhangi bir değişiklik yapılmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, bilirkişi raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki alım satım işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı borçlunun davalı olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 218.000,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 177.076,29 -TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı şirketin davalı şirketten 177.076,29 TL alacaklı olduğunu, alacaklı olduğu bedeli ve davalı tarafın ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğunu usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın bu miktar yönünden yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş fakat mahkememizce kısa kararda sehven " İzmir ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın 229.103,91 TL alacak yönünden iptali ile takibin 229.103,91TL asıl alacak üzerinden devamına," şeklinde hüküm kurulduğu gerekçeli karar ile kısa kararın değiştirilmesi mümkün olmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İzmir ... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasına vaki itirazın 229.103,91 TL alacak yönünden iptali ile takibin 229.103,91TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.101,39-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.632,90-TL harç ve 1.090,00-TL icraya yatan peşin harcının mahsubu ile bakiye 8.378,49-‬TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı ile 2.632,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.692,20‬‬-TL dava açılış harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 68,00-TL elektronik tebligat, 19,00-TL normal tebligat, 1,50-TL KEP masrafı, 36,80-TL posta masrafı ve 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.625,3‬0-TL bakiye yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 28.332,21-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/388, K. 2023/802, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-388-e-2023-802-k-79cbea048c7f