İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/280 E. 2025/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/280
- Karar No
- 2025/848
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/280 Esas KARAR NO : 2025/848 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı borçlunun, müvekkili şirket yetki alanına dahil olan sayaç okuma görevini ifa ederken elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım yaptığının tespit edildiğini, bu kullanımın müvekkili şirket ekipleri tarafından tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olan belgeler ve etkili delillerden olduğunu, davalı borçluya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı elektrik kullanımına ilişkin kaçak elektrik kullanım bedelinin tahakkuk ettirildiğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı borçlu hakkında İzmir... İcra Dairesi... Esas takip sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ayrıca, davalı borçlu ile arabuluculuk süreci yürütülmüşse de işbu sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek İzmir ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı vekili olduğunu beyan eden Av. ... tarafından vekaletname ve cevap dilekçesi sunulmuş olup sunulan cevap dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının kapalı olduğu, Karaburun Malmüdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre davalının gerçek usulde vergilendirildiği, işletme hesabına göre defter tuttuğu belirtilerek 2024 Dönemi Gelir Vergisi Beyannamesinin gönderildiği, davalının dava tarihi itibariyle tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; taraflar arası uyuşmazlığın davalı tarafın kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise tahakkuk ettirilen icra takibine konu bedelin davalı tarafça ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise davacının davalıdan dayanak icra dosyası aracılığı ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğunun değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde uyuşmazlığın TTK’da düzenlenen bir husustan kaynaklanmamasına, davalının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, esnaf sıfatına haiz olduğu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında davalının tacir sıfatının bulunmamasına göre, iş bu davada görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK'nın 5/3. maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "... Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Yukarıda açıklandığı üzere, somut olayda davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de dosya içeriğinden davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında esnaf olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygundur. ..." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 29/02/2024 tarihli, Esas No : ... sayılı ilamı) "... Söz konusu dosya kapsamında sunulan abonelik faturasında aboneliğin ticarethane aboneliğindan kaynaklandığı belirtilmektedir. Davalının dava konusu yeri iş yeri olarak kullandığı sabittir dava da kaçak elektrik tespit tutanağına dayalıdır. Davalının birinci sınıf tacir kabul edilmemesi halinde dahi iş yeri elektriğinin kaçak kullanımının söz konusu olduğundan ve bu şekilde iddiada bulunulduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taraflar tüketici konumunda değildir. Davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı nitelikte olmakla ilk derece mahkemesinin dosyayı esastan incelemesi gereklidir. ..." (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 29/12/2023 tarihli, Dosya No ...sayılı ilamı) HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.30/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır