İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/474 E. 2025/472 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/474
- Karar No
- 2025/472
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/474 Esas KARAR NO : 2025/472 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Belediyesi, vekili olduğu ... Şirketi ile 03.06.2024 tarihli ... numaralı faturada da belirtildiği üzere ... işi yapıldığını, müvekkilinin 21.05.2024 tarihinde işveren ... Belediyesi’ne işi teslim ettiğini, fakat işinin karşılığı olan 720.000-TL’yi ihtarname tarihin olan 05/03/2025 tarihine kadar alamadığını, ihtarname gününe kadar müvekkilin iyi niyetli olarak ödeme almayı beklediğini, fakat karşı tarafın müvekkiline gerekli ödemeyi sürekli olarak ertelediğini, müvekkilinin iyi niyetinin suiistimal edildiğini, müvekkilinin yasal yola başvurmak zorunda kaldığını, ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ edildikten sonra karşı taraf 10 (on) gün içerisinde faturada belirtilen 720.000,00 TL tutarında ödeme yapılacağı belirtilmişse de geçen süre boyunca herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra yapılan görüşmelerde de en kısa sürede ödeme yapılacağı beyan edildiğini, fakat yine ödeme yapılmadığını, borçluya defaten ödeme yapması noktasında gerekli bildirimler yapıldığını, müvekkilince ihtar çekildiğini ancak davalının ödeme yapmadığı gibi uyarılar da riayet etmediğini ve de taraflarınca ... 34. İcra Dairesi’nin...esas sayılı dosyasından hakkında bir icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını, davalı borcun faizine itiraz ettiğini ve neticeten icra takibi durdurulduğunu, davalı tarafça yapılan bu iddianın son derece asılsız, hukuk ve iyiniyet dışı olduğunu, müvekkilince yapılan işin faturalandırıldığını ve işverene teslim edildiğini, müvekkiline bu işten kaynaklı vergi dairesince vergi borcu yükletildiğini, müvekkilinin ödeme alamadığı için vergi borcunu da ödeyemediğini, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu, taraflarınca devamında dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak olumsuz sonuç alındığını, arabuluculuk son tutanağının dilekçenin ekinde olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamı yönünde karar verilmesi talebiyle mahkemeye başvurmak ve iş bu davanın ikamesi mecburiyeti hasıl olduğunu, vakıalar icra dosyası, İhtarname, ihtarname cevabı, ticari defterler, fatura, icra dosyası, arabulucuk son tutanağı ile sair belge-bilgiler, gerekirse tanık beyanları, bilirkişi incelemeleri ve belirtecekleri sair deliller ile ispat edileceğini müvekkilin ... Şirketi’nin davalı aleyhinde tarafımca ... 34.İcra Dairesi’nin ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki davalının haksız ve yersiz itirazlarının iptali ve icra takibinin devamı hususunda karar ittihazını davalı itirazlarının haksız ve yersiz oluşu yanında kötü niyeti de dikkate alınarak takip değerinin %40’ından aşağı olmamak üzere makul bir icra inkar ve kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkilimize ödenmesi hususunda hüküm tesisini, fazlaya dair hakları ile sair yasal talep hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte dava ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 37. maddesine göre, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6102 sayılı TTK'nın 16/1.maddsinde, "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlenmesinin bulunduğu, somut uyuşmazlıkta, davalı Beşiktaş Belediye Başkanlığının tacir sayılmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın (canlı yayın ve çekim sözleşmesi) TTK'nın 5. maddesi kapsamında ticari dava konusunu oluşturmadığı, mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf tüzel kişi tacir ise de, davalının tacir olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), davanın canlı yayın ve çekim sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı tarafın tacir olmaması karşısında söz konusu uyuşmazlığa asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmadığından asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmış ve Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2025 Katip Hakim