İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/682 E. 2024/923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/682
Karar No
2024/923
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/682 Esas KARAR NO : 2024/923 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili banka ile karşı taraf borçlu arasında Kredi Kartı Sözleşmesi imzalanmış olup, imzalanan bu sözleşmeye istinaden borçlu yana kredi kartı ürünü verildiğini, davalı borçlu geri ödeme planına borçlu tarafça uyulmamış ve kullandığı ürünlerin geri ödemesini yapmadığını, bunun üzerine davalı borçluya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borçlu tarafından müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadıklarını, bu sebeple borcun ödenmemesi üzerine ise İzmir Banka Alacakları İcra Müd. ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan davalı, süresinde verdiği dilekçelerle faize ve faize bağlı feri tüm alacak kalemlerine itiraz etmiş ve takibin faiz yönünden durmasına sebebiyet verdiğini, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulu sözleşmeler ile davalı ile müvekkili banka arasında hukuki ilişki kurmuş olup, gerek sözleşmeler gerekse müvekkili banka kayıtlarına göre davalının takipteki miktar kadar borçlu olduğu sabit olduğunu, takip talebinde uygulanmasını istediğimiz faiz oranı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin belirtilmiş ve davalı tarafın bilgi ve onayına sunulduğunu, sözleşme özgürlüğü ilkesi gereği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden belirlenmiş olan faiz oranına göre alacak hesaplanarak takibe geçilmiş olup davalının bu aşamada itiraz etmesi kötü niyetlidir ve dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığını, bu sebeple faiz ve diğer ferilere yönelik itirazlar yerinde olmadığını, söz konusu itirazın iptali ile takibe devam edebilmek için işbu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu, dava açmadan önce tüketici uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun İzmir Banka Alacakları İcra Müd. ... sayılı doğyalarıhıdi yapılan faize ve ferilerine yapılan İtirazın iptali ile takibin devamına, toplam takip çıkışı olan 143.259,60-TL”nin tahsiline, müvekkili bankanın davalı ile ilgili kayıtları karşısında, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan %20 İcra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davada görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olup görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı taraf da huzurdaki davada yetkili ve görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğunu bilmesi dolayısıyla arabuluculuk kurumuna yönelttiği başvurusunu tüketici uyuşmazlığı yönünden gerçekleştirildiğini, nitekim son tutanak da bu doğrultuda düzenlenmiş ve uyuşmazlık türü tüketici hukuku uyuşmazlığı olarak imza altına alındığını, ancak buna müteakip açılan davada, Ticaret Mahkemesi nezdinde dava ikame edilmiş olup dava dilekçesinin 6 no.lu bendinde bu durum açıkça beyan edilmiş olmasına rağmen, kanaatimizce davacı tarafça bu hususta yanılgıya düşüldüğünü, dosya kapsamında celp edilen müzekkere yanıtları bu huzurdaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiği tartışmasız bir gerçek olduğunu. görev yönünden incelemelerin yapılmasını ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, dava itirazın iptaline yönelik olarak ikame edilmiş olup dava konusu uyuşmazlık İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasına dayandığını, itirazın iptaline konu İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası yönünden, İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile mükerrer takip olması dolayısıyla tarafımızca takibin iptali talepli dava ikame edilmiş olup İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinde işbu dava derdest olduğunu, uyuşmazlık konusu icra dosyasına yönelik olarak takibin iptali talepli dava açılmış olduğu göz önünde bulundurularak öncelikli olarak İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... e. sayılı dosyanın huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, takibe dayanak sözleşme, Ticari Kart Sözleşmesi olarak tanzim edilmişse de, eldeki dosyada uygulanması gereken kanun hükümleri; 6502 sayılı 'Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' ve 5464 sayılı 'Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda yer alan hükümler olduğunu, bu halde taraflarca akdedilmiş bulunan Ticari Kart Sözleşmesi içerisinde mevcut maddelerin, müvekkili yönünden bağlayıcı olmayacağı, TKHK md. 5 uyarınca sözleşme tahtında yer verilen tüketici aleyhine düzenlemelerin haksız şart mahiyetinde olduğu tartışmasız bir gerçek olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla her ne kadar davacı tarafça kredi kat ihtarının gönderildiği ve tebliğ edildiği bu suretle müvekkiline ait tüm borcun muaccel hale geldiği ileri sürülmüşse de; kredi kartı sözleşmesi, kredi kat ihtarı ve yasal düzenlemeler bir bütün olarak ele alındığında, usulüne uygun bir kat ihtarının söz konusu olmadığı, borcun tamamının muaccel hale geldiğinin ileri sürülmesinin tamamen hatalı olduğu açıkça anlaşılacağını, davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan takipte işlemiş ve işleyecek faiz yönünden talep edilen faiz ve faiz oranları son derece fahiş ve hatalı olduğunu, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde, faiz oranlarının fahiş ve hatalı olduğu, kat ihtarının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden, temerrüt şartlarının oluşmadığı ve bu halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talepler ile takip açılıp dava ikame edilmiş olduğu rahatlıkla tespit edilebileceğini, davaya bakmaya görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğuna yönelik beyanları aynen geçerli ve saklı kalmak kaydıyla, şayet Mahkeme aksi kanaatte ise; usulüne uygun bir kat ihtarının söz konusu olmadığı, borcun tamamının muaccel hale geldiğinin ileri sürülmesinin hatalı olduğu ve yine faiz ve faiz oranlarına yönelik taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek dosyanın hesap uzmanı bankacı bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça ikame edilen dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, görev yönünden itirazların kabulü ile huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkemeler Tüketici Mahkemeleri olduğundan mahkemenin görevsizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyanın huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılmasına, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gereken bir husustur ve 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsam ''Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.'' şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinin (1) nolu bendinde ise tüketici işlemi, ''Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.'' biçiminde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73. maddesinde ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını gerektireceği hüküm altına alınmıştır. Mahkememiz somut olayı incelendiğinde; Davaya konu alacağın davacı bankanın, davalı şirket ile imzaladığı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi, Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi, Ticari Artı Para Sözleşmesi, Çek Karnesi Sözleşmesi ve Mesafeli Kredi Kartı Sözleşmesi uyarınca kullandırdığı kredilerden kaynaklandığı anlaşılmakla; Davalının sıfatı bakımında yazılan müzekkerelere Esnaf ve Sanatlar nezdinde davalının kaydının bulunduğunun, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalının kaydının bulunmadığının, Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde davalının kaydının bulunduğunun belirtildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve gerçek usulde vergilendirildiği, 1.sınıf tacir kapsamında olmayıp 2.sınıf tacir olduğu, 2023 yılı beyan ettiği hasılatın 127.544,71 TL ve 2024 yılı 2. Dönemi için 216.974,75 TL geçici gelir beyananmesi hasılatı olduğu şeklinde cevaplar verildiği, bu hali ile uyuşmazlığın Tüketici Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilerek bu kapsamda 6502 sayılı yasanın 3/1 maddesi ile 83 maddesi göz önüne alındığında açılı davanın davanın görevsizlik nedeni ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/682, K. 2024/923, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-682-e-2024-923-k-5b0fc8d660e1