İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/909 E. 2020/502 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/909
Karar No
2020/502
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/909 Esas KARAR NO : 2020/502 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/05/2019 KARAR TARİHİ : 19/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 05/05/2017 tarihinde 1 adet ... marka cihazı 27.000 TL satın aldığını ancak alınan mal/hizmetin ayıplı olduğunu, röntgen cihazının devamlı sorun çıkardığının davalı tarafa defalarca bildirildiğini, KW amper kısmının bozuk ve hiç çalışamaz hale geldiğini, kolimatörün bozuk ve kasetlerin ayrık, kırık ve çok yıpranmış halde olduğunu, kasetlerin ilk alındığı gibi değil ilk görünüşte anlaşılmasın diye düzgün halde verildiğini vakit içinde kenarlarından ayrıldığını, eskiliğinin ortaya çıktığını, iç kısmındaki kırıkların, ayrılıkların uzun zaman önce meydana geldiğini ve gizlendiğini, röntgen cihazının bilgisayarı içindeki programın ... programı değil beşeri bir program olduğunu, programın hiç olmadığının anlaşıldığını, filmi çekilmek istenen canlı yatırıldığında röntgenin hayvanı görmediğini, hiçbir şekilde doğru sonucu vermediğini ve istenilen bölgeyi çekmediğini, yaşanan sorunların devam ettiği, giderilemediği , insan eli çıktığı tekrar belirtildiğinde davalı tarafça sadece müvekkilinin yaşadığı sorunlar için oraya gelemeyeceklerinin, İzmir'de başka ticari ziyaretleri de içine alan seyahat söz konusu olması halinde gelebileceklerinin, en yakın sürede yetkili servis göndereceklerinin ve beklemelerinin beyan edildiğini, müvekkilinin 15/05/2017 tarihinde 1 adet kan sayım cihazı ... 18.000 TL ye satın aldığı cihazın ayıplı olduğunu, ilk alınan makine düzgün çalışmaktaysa da müvekkiline getirilen kan sayım cihazının zaman içinde beklenen faydayı getirmemeye başladığını ve tamamen çalışmaz duruma geldiğini, bu husus davalı tarafa bildirildiğinde cihazı tamamen iade alıp yerine hiç kullanılmamış olanı ile değiştireceklerini söylemelerine rağmen hiçbir girişim yapılmadığını, müteakip ısrarlar sonucunda sadece bir kez teknik servisin kliniğe geldiğini ancak makinelerin klinikten alınmadığını, müvekkilinin bu durumlar sebebiyle prestij, müşteri ve güven kaybı yaşadığını ve ticari zararının sürekli arttığını, manevi olarak da yıprandığını belirtip fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne,sözleşmenin feshi ile ayıplı cihazların alım bedelleri olan toplam 45.000 TL nin sözleşme tarihinden işletilecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, ayıplı cihazların davacıdan davalıya iadesine, cihazlar için çekilen ihtiyaç kredisinden doğan ek zarar olan 15.036,76 TL nin ticari faizi ile davacıya iadesine, ayıplı mallar sebebiyle yoksun kalınan ve bozulan ticari imaj sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve sözleşme tarihi itibariyle ticari faiz, manevi tazminat 3.000 TL hükmün ilamı ile işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket yetkilisi ... 09/10/2019 tarihli celsede özetle; 1000 e yakın klinikle çalıştığını ancak ilk kez böyle bir sorunla karşılaştığını, davacının röntgen cihazının ikinci el olduğunu bilerek aldığını, her türlü servis desteğini sağladıklarını, cihazı sağlam ve çalışıyor olarak teslim ettiklerini, açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkememizce Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ile davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ayıplı olduğu iddia edilen malların satışı sebebiyle satış sözleşmesinden dönme ve ayıplı malların iadesi ile ayıplı mallar için ödenen 45.000 TL satış bedelinin davacıya iadesi ve sözleşme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması, ayıplı olduğu iddia edilen malların bedellerini ödemek üzere davacı tarafça alındığı ve halihazırda ödemesinin devam ettiği bildirilen ihtiyaç kredisi sebebiyle ek zarar olarak bildirilen 15.036,76 TL nin kredi çekim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ayıplı olduğu iddia edilen mallar nedeniyle yoksun kalındığı bildirilen ve bozulduğu bildirilen ticari imaj sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ve 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan sözleşme tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili istemine yönelik olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davacının hangi deftere tabi olduğu hususunda Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Vergi Dairesi'nden gelen 13/11/2019 tarihli yazı cevabından davacı ...'in işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, gayrisafi hasılatının esnaf sınıfı sınırları içinde kaldığı, tacir sıfatını taşımadığı, bu sebeple tacir olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla dosyada mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı.19/10/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/909, K. 2020/502, T. 19.10.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-909-e-2020-502-k-47bb49b7e7cb