İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/698 E. 2019/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/698
Karar No
2019/753
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/698 Esas KARAR NO : 2019/753 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 22/06/2018 KARAR TARİHİ : 13/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hissedar ve maliki olduğunu, davalı ... Akaryakıt ve Dinlenme Tesisleri ltd. Şti aynı taşınmazda hissedar ve tapu maliki olan bir kısım hissedardan hisselerini satın aldığını haricen öğrendiklerini, söz konusu taşınmazın 15/839 hissenin satış + birleştirme işlemi 24/06/2016 tarihinde 78.060,00TL bedel gösterilerek gerçekleştirildiğini, her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun madde 733/3 hükmü ile satıcı ve alıcıya, satımı diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme zorunluluğu getirmiş ise de dava konusu her iki satış nedeniyle müvekkili şirkete hiç bir şekilde bildirim yapılmadığını ve önalım hakkının kullanılması engellendiğini, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazdaki davalı üzerinde gözüken hisselerin müvekkiline ait yasal önalım hakkının tanınarak tapularının iptali ve tapuda gösterilen fahiş bedel düşürülerek taşınmazın gerzek değeri üzerinden davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ili, ... ilçesi, ... mah, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda 24/06/2016 tarihinde ve 08/08/2016 tarihinde taşınmaz hissesi satın aldığını, davacı tarafın tapudaki satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiş ise de gerçek satım bedelinin tapuda gösterilen bedel olduğunu, bu konuda kesinlikle muvazaalı bir işlem bulunmadığını, tapuda gösterilen bedel üzerinden davacı tarafın şufa hakkını kullanmasına bir itirazları bulunmadığını, davacı tarafın satım işlemini öğrendikten sonra müvekkili şirkete ulaştığını ve tapu kaydı ile sabit olan bedelden daha düşük bir bedelle taşınmazı müvekkilinden devir almak istediğini, müvekkilinin ise davacıya tapuda gösterilen bedelin gerçek bedel olduğunu ve bu bedelle birlikte tapu harçlarının kendisine ödenmesi halinde taşınmazı devir etmeye hazır olduklarını davacı tarafa bildirdiğini, bu nedenle davacının tapuda gösterilen bedel ve tapu harçlarının depo edilmesi lahinde davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesini davacının bedelde muvazaa iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava şufa hakkının kullanılması istemine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın 14/03/2019 tarihinde kesinleşerek görevli ve yetkili mahkeme kararına istinaden mahkememize gönderildiği ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. 6100 Sayılı HMK’nın 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir. Asliye Hukuk mahkemelerinin görevi HMK’nın 2. Maddesinde belirlenmiş olup 2/1 maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevli olup 2/(2) maddesine göre de bu kanun ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevli olup 2/(2) maddesine göre de bu kanun ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Başka bir deyişle HMK’ya göre asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkemedir. Mahkemece dava konusu taşınmazın ticari işletmeyi ilgilendirdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3 ve 4.maddesinde ticari işler ve davalar sayılmış olup ticaret mahkemeleri kanunla belirlenen davalarda görevlidir. Her ne kadar taraflar tacir ise de TMK’nın 732 ve devamı maddelerinde düzenlenen önalım hakkı ticari nitelikte olmayıp, mal varlığı hakkına ilişkindir. Öte yandan 01.01.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 3.maddesine göre de bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve eylemler ticari iş olarak belirlenmiş 4. maddede de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülecek davalar sayılmıştır. Dayanağı TMK’nın 732 v.d.maddeleri olan yasal önalım hakkı eşya hukukuna dayalı ve mal varlığı hakkına ilişkin olup doğrudan ticari işletmeyle ilgili olmadığından davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. Somut olayda, davacı şirket ile davalı şirketin tacir oldukları ancak davanın ... ili, ... ilçesi, ... mah, ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki davalı üzerinde gözüken hisselerin davacı şirkete ait yasal önalım (Şuf'a) hakkının tanınarak tapularının iptali ve tapuda gösterilen fahiş bedel düşürülerek taşınmazın gerçek değeri üzerinden davacı şirket adına tescili talebi olduğu gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, bu hali ile mahkememizin görevsiz olduğu (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2014/6783 Esas-2014/10188 Karar sayılı ilamı), Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, görev hususunun dava şartı niteliğinde olup, bu nedenle davanın HMK md.115 uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize gönderildiği ancak oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememizce verilen karar ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ve ...-... E-K sayılı kararı arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu görülmekle, mahkememiz kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili dairesine gönderilmesine, 4-Harç ve masraf hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı. 13/11/2019 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/698, K. 2019/753, T. 13.11.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-698-e-2019-753-k-9b1d47ee412a