İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1269 E. 2020/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1269
Karar No
2020/260
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1269 Esas KARAR NO : 2020/260 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2019 KARAR TARİHİ : 11/03/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında 30/09/2019 tarihli, ... seri numaralı 21.240 TL bedelli fatura alacağından kaynaklı olarak İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının sözleşme ilişkisini, faturaya konu edilen malların kendisine teslim edildiğini, borcun muaccel hale geldiğini kabul etmiş olup borcu ödediğini iddia ederek takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ancak müvekkiline fatura alacağı ile ilgili ödeme yapılmadığını, borcun ödendiğinin ispatının davalıya ait olduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline,%20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına çıkartılan usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar yönünden Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Vergi Daireleri'ne ve Ticaret Sicil Müdürlükleri'ne yazılan yazılara cevap verilmiş, gelen yazı cevaplarında davacının tacir olmadığı bildirilmiş, yazı cevapları dosya içerisine alınmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, Davalı hakkında başlatılan icra takibinin fatura alacağından kaynaklandığı, ilgili Vergi Dairesi ve Esnaf Sanatkarlar Odası'na yazılan cevabi yazılarda davalının tacir olmadığının belirtildiği, bu haliyle davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, HMK nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı. 11/03/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1269, K. 2020/260, T. 11.03.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-1269-e-2020-260-k-2a71d5a1d36e