İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1043 E. 2020/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1043
- Karar No
- 2020/20
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1043 Esas KARAR NO : 2020/20 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/07/2019 KARAR TARİHİ : 15/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendi namına kurulu hafriyat işleri gerçekleştiren vergi mükellefi tacir olan müvekkilinin ... plakalı iş makinesi ile şantiyelerde hizmet verdiğini, yaptığı çalışmalara istinaden davalı firmaya KDV dahil 12.558,74 TL ve 12.047,80 TL bedelli faturaları tanzim ettiğini, davalı firma tarafından davacının banka hesabına 12/04/2019 tarihinde 2.000 TL ödeme yapıldığını ancak kalan miktarın ödenmediğini, bunun üzerine İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip numaralı dosyası ile icra işlemlerine girişildiğini ancak davalı tarafça icra takibine müvekkil şirkete böyle bir borcu bulunmadığından bahisle haksız olarak itiraz edildiğinden takibin durduğunu belirtip davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilce düzenlenmiş muhtelif faturalardan ve ticari kayıtlardan da görüleceği üzere müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ... AVM şantiyesinde davacıdan hizmet alan müvekkilin 2019 yılı Mart ayında şantiyede kullanılan araçların arıza yapması sebebiyle 5 gün boyunca hizmet alamamasına rağmen davacı tarafından hizmet bedeli ve fazla mesai bedelinin talep edildiğini, müvekkiline gönderilen talep üzerine bu bedellere ilişkin 08/04/2019 tarihli 4.311,54 TL bedelli iade faturası düzenlenip davacı tarafa iletildiğini, çalışılmayan günler harici diğer çalışma bedellerinin ve fazla mesai ücretlerinin tümünün davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, davacının düzenlediği faturaların içeriğinin haksız ve hiçbirinin dayanağı olmadığını belirtip davanın reddine, davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkememizce İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne ve Çiğli Vergi Dairesi'ne yazılan yazılara verilen cevabi yazılar dosya içerisine alınmıştır. Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, Taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı davacı tarafça yapılan çalışmalara istinaden davalı firmaya KDV dahil 12.558,74 TL ve 12.047,80 TL bedelli faturaların tanzim edildiği, davalı tarafından 2.000 TL ödeme yapıldığı, kalan kısmın ödenmediği iddiası ile anlaşmazlık bulunduğu, dosya içine gelen Vergi Dairesi yazı cevabına göre işletme hesabına göre defter tuttuğu, Esnaf Sanatkarlar Odası yazı cevabı kapsamında oda üyelik kaydı bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabına göre de sicil kaydının bulunmadığı tüm dosya kapsamından davacının tacir olmadığı anlaşılarak davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, HMK nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı.15/01/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı