İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/222 E. 2018/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/222
- Karar No
- 2018/337
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/222 KARAR NO : 2018/337 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2016 KARAR TARİHİ : 22/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Holding AŞ vekilinin 21.04.2016 harç tarihli dava dilekçesiyle; Müvekkilinin elektrik bedellerini davalı şirketlere ödediğini, bu elektik bedellerinde kayıp kaçak iletim sistemi kullanım bedeli, sayaç okuma bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli ve perakende satış hizmet bedeli adı altında müvekkilden tahsilatlar yapıldığı, faturada bu tahsilatların ayrı ayrı kalem halinde gösterilmediği, tahsil edilen bu bedellerin yasaya aykırı olduğunu, bu bedellerin müvekkile iadesinin gerektiğini, belirterek dava tarihinden itibaren 10 yıl geriye dönük olarak davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin KWH-TL bazında tüketim ekstrelerinin ve davacıyla davalının elektrik abonelik sözleşmelerinin fatura örneklerinin ABYS bilgi formları dahil istenmesiyle birlikte kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, sayaç okuma bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, TRT payı, BTV, Enerji fon bedeli, net KDV'nin tespit edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesine, taleplerinin şimdilik 10.000 TL ile sınırlı olduğundan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte bu miktarın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekilinin 24.05.2016 ve 02.06.2016 tarihli beyan dilekçesinde; cevap verme süresinin uzatılmasıyla birlikte, davanın ... ya, ..., ... Perakende Satış A.Ş, ... Elektrik A.Ş. ve ...'a karşı açılması gerektiğinden husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden yargı yolu bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, tarifenin ... tarafından belirlendiğini, bu tarife dışında bir tarifenin uygulanamayacağını, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış bedeli olarak faturada yer alan kalemlerin ... tarafından düzenlenip onaylandığını, 4628 sy Elektrik Piyasası Kanunu m. 1, 4, 5, 13 maddelerinde kanunun amacının ... nın yetkilerinin ve görevinin tarifelerin ve tüketicinin desteklenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığını, kayıp kaçak bedelinin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaydın maliyetinin kayıp kaçak bedeli oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bedel olduğunu, kayıp kaçak bedeli kurumun kanunun kendisine verdiği yetki ve görev çerçevesinde belirlendiğini, ... nın onayı ve sektörle ilgili olarak belirlenen bir ücret olduğunu, üretilen elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılmasının gerektiğini, kayıpsız elektrik üretiminin söz konusu olamayacağını, elektrik dağıtım sektöründe oluşan kayıpların maliyet unsuru olarak yer aldığını, bu nedenle fiyata dahil edildiğini, teknik kayıp oranının % 15 seviyesinde olduğunu, tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin şirket bünyesinde kalmadığını, enerji satım sözleşmesinde davacı tarafın bu şartları kabul ettiğini, ihtirazi kayıt öne sürmeden ödeme yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Perakende Satış A.Ş. vekilinin 07.06.2016 tarihli cevap dilekçesi ile; Davanın yargı yolu bakımından idari yargı yolunda görülmesi gerektiği, zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiği, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, davanın husumet yönünden yanlış açıldığını, husumetin ... ve ... Dağıtım AŞ'ye yöneltilmesi gerektiğini, esas yönünden de fatura bileşenlerinden kayıp, kaçak kullanım bedelinin müvekkili şirketin tahsil ettiği bedellerin olmayıp dağıtım şirketine ödendiğini, iletim bedelinin, dağıtım sistem kullanım bedelinin, sayaç okuma bedelinin, TRT payının, belediye tüketim vergisinin, müvekkili tarafından tahsil edilmeyip aktarılan bedeller olduğunu, müvekkilinin mevzuat gereği bu bedelleri tahsil etmek zorunda kaldığını, ihtirazi kayıt olmadan yapılan ödemelerin istibdatının mümkün olmadığını, ayrıca 6446 sayılı kanun m. 17 gereğince artık mahkemelerin denetiminin sadece ürün ve hizmet bedellerinin düzenleyici işlemlere uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacağını, böylece tüm bedellerin kanuna uygun hale geldiğini, hukuka aykırılık teşkil etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekilinin 03.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, belirsiz alacak niteliğinde dava açılamayacağını, davacının kayıp dağıtım ve iletim bedellerini müvekkilinden tahsil etmesinin mümkün olmadığını, bu bedellerin dağıtım şirketleri olan ..., ..., ..., ... vs. adına toplandığı, toplanan bedellerin ... Elektrik Dağıtım AŞ'ye intikal ettirildiğini, müvekkilini nsadece tahsilatçı olduğunu, davacının sözleşmeyle yükümlendiği taahhüdün ifadan kaçınmasının hukuken mümkün olamayacağını, sözleşmenin 6. maddesinde bu bedelleri ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının tacir olduğundan süresinde faturalara itiraz etmekle yükümlü olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Grup Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ (... Elektrik Enerji Toptan Satış AŞ) vekilinin 30.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde; Elektrik abonelerinden tahsil edilen bu bedelin mevzuata uygun olduğunu, davanın hukuki bir dayanağının bulunmadığını, ayrıca 6719 sayılı kanun ile 4616 sayılı kanunda değişiklik yapıldığını, kanunla yönetilmiş hükümlere göre tahsilat yapıldığını belirterek davanın yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekilinin 01.07.2016 tarihli beyan dilekçesinde; ...'ın dağıtım lisansının bulunmadığını, sayaç okumasının dağıtım şirketlerince, fatura tahakkuklarının ise perakende şirketlerce yapıldığını, faturadan tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende şirketince dağıtım şirketince ödendiğini, faturaları düzenleyen kurumun ... olmadığını, tahsil edilen bedellerin ... ile ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Dava: Elektrik aboneliği sözleşmesinden doğan ve haksız olarak tahsil edildiği iddia olunan, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedellerinin ve TRT katkı payından doğan davalılardan tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Abone kayıtları, faturalar, defter ve kayıtlar ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalılar tarafından husumet, yargı yolu dava şartı, zamanaşımı def'i, hak düşürücü süre ve yetki itirazı incelenmekle; Davacı ile davalı ... Dağıtım AŞ nin arasında yapılan ve son 10 yıla ilişkin olarak talepte bulunulan alacakla ilgili olarak davalının sorumlu olduğu tarih itibariyle abonelik sözleşmesi bulunduğundan (sorumlu olduğu süre bakımından) davalı tarafın davanın ... Dağıtım AŞ'ye ve ...'ya karşı açılmasına ilişkin talebinin yani husumet itirazının reddine, Yine davalının ... nin düzenleyici işleminin iptali için bir dava açmadığını, bedel tahsiline ilişkin bu davanın tarafının ve sözleşmenin şartlarının ihlaline ve sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı davanın Adli Yargıda görülmesi gerektiğinden yargı yolu bakımından yapılan itirazın reddine, Yine zamanaşımı bakımından da BK m. 82/1 ve m. 146 daki şartların gerçekleşmediğinden zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Davalıların, davacının belirsiz alacak davası açamayacağına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde talep konusu alacağın faturalarda açıkça yer almadığı, davalı kurumlardan istenen açıklayıcı belgelerde de davacının talep ettiği alacak kalemlerinin açıkça yer almadığı tespit edilmekle davalı tarafın belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin talebinin reddine, Davalılardan ... Toptan Satış AŞ'nin yetki itirazının da değerlendirilmesinde sözleşmenin ifa yerinin İzmir olması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalılardan ... Perakende Satış AŞ nin husumet itirazı 17/11/2016 tarihli celsede asıl hükümle birlikte değerlendirilmesi konusunda karar verilmiş davacı vekilinin 26/01/2017 tarihli celselerde davalı tarafın husumet itirazı kabul edilerek bu davalıya karşı maddi hata ile dava açtıklarını beyan etmesi ile bu davalıya karşı olan dava husumet\pasif taraf sıfatı yokluğundan dolayı ret edilmiştir. Davacı vekilinin 6719 sayılı Kanunun iptali yönünde Anayasa Mahkemesine iptal davasının sonucunun beklenmesine ilişkin talebinin AY m. 152/1 f gereğince reddine karar verilmiştir Bilirkişi ...'dan 04.06.2016 tarih 6719 sayılı kanun ( Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ) m. 15 ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m. 3/1 fıkraya eklenen teknik ve teknik olmayan kayıp ile ilgili hükmü, m. 21'de yer alan ve 6446 sayılı kanunun 17. maddesinin 1-3-4-6 fıkrasının a-ç-d ve f bentlerindeki değişiklikler ile bu maddeye eklenen 10. fıkra hükmüne göre mahkememizce sadece kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluk denetimi yapılacağından bu konuda rapor alınmıştır. 02.12.2016 tarihli bu Bilirkişi raporu alınmıştır. Davalı ... Enerji Toptan Satış AŞ vekilinin 17.01.2017 tarihli beyan dilekçesinde; Davacı ile akdedilen sözleşme kapsamında yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin ifa yerinin İzmir olmadığını, ifa yerini Zonguldak olduğunu, bu konuda yetkisizlik kararlarının verildiğini, EPSK 'da yapılan değişiklikler kapsamında davanın reddinin gerektiğini, 6446 sayılı kanunla yapılan değişikliğin kapsamında yasaya uygun kesinti yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Grup Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ (... Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ ) vekilinin 19.01.2017 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; Tarifeye uygun olarak hizmet bedellerinin tahsil edildiğini, müvekkilinin sorumlu olmadığını, ... kararlarına uygun tahsilat yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin 19.01.2017 tarihli beyan dilekçesinde; Kanun değişikliğinin, değişiklikten önceki olaylara uygulanmasının mümkün olmadığını, kanunun geçmişe yürümesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yeni kanun hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. Alınan bilirkişi raporu ve yapılan denetimlere göre davacı şirketin davalı dağıtım şirketleri tarafından düzenlenen faturalarından tahsil edilen ... Dağıtım AŞ nin abonelikleri kapsamında 68944,23 TL kayıp kaçak bedeli, 1.378,88 TL TRT payı, 3.447,21 TL BTV, 689,44 TL enerji fonu, toplam 74.459,77 TL ve KDV dahil 87.862,52 TL nin bu şirket tarafından tahsil edildiğini, ... Elektrik Toptan Satış AŞ nin abonelik döneminde 5.709,30 TL kayıp kaçak bedeli, 114,19 TL TRT payı, 285,47 TL BTV, 57,09 TL enerji fonu, toplam 6.166,05 TL ve KDV dahil 7.275,93 TL tahsil ettiği, ... Enerji Toptan Satış AŞ nin abonelik döneminde 6.476,46 TL kayıp kaçak bedeli, 129,53 TL TRT payı, 323,82 TL BTV, 64,76 TL enerji fonu, toplam 6.994,57 TL ve KDV dahil 8.253,60 TL , böylece her üç şirket tarafından toplam 81.129,99 TL kayıp kaçak bedeli, 1.622,60 TL TRT payı, 4.056,50 TL BTV, 811,30 TL enerji fonu, toplam 87.620,39 TL ve KDV dahil 103.392,06 TL nin tahsil edildiği , ayrıca kayıp kaçak bedeli dışında dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedellerinin de hesaplandığı, tahsil edilen bu bedellerin 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 21. maddesi kapsamında 6446 sayılı kanunun 17. maddesinin 3/4/6-ç bendine uygun olarak düzenlendiği, yine 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen 10. fıkra hükmüyle kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin, kurumun düzenleyici işlemlerini denetimi ile sınırlı olduğunun yer aldığı ve bu kapsamda düzenlenen faturalarında tarifedeki birim fiyat ve tutarlarla uyumsuzluk taşımadığı, tarife dışında herhangi bir bedel tahsilatının yapılmadığı, yine 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m.17'ye eklenen 10. fıkra hükmünün, 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesi hükmüne göre halen derdest olan davalarda da uygulanacağı gözetildiğinden derdest davamızda da bu hükmün uygulanması yerinde görülmüştür. Sonuç olarak davacının talebinin davalı ... Perakende Satış AŞ'nin ... tarafından düzenlenen tarifelere uygun olması ve bu tarifeler dışında herhangi bir bedel tahsil edilmediği gözetildiğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının dava açtığı sırada talebinin 6719 sayılı kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. maddesinde değişiklik yapılmadan önce yürürlükte olan mevzuat ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ... sayılı 21.05.2014 tarihli kararı kapsamında değerlendirildiğinde haklı bir talep olduğu ve buna göre davacının muhtemel yargılama sonucunda haklı çıkması ve kayıp kaçak bedelini tahsil etmesi söz konusu olacağından yapılan kanun değişikliğinin davacının davasını açmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı ancak kanun değişikliği nedeniyle davasının reddinin gerektiği tespit edildiğinden bu kapsamda HMK m.326'ya göre davası haksız olduğu gerekçesiyle reddedilen tarafın yargılama giderlerinde sorumlu olması gerektiği halde mevcut durumda davacı aleyhine hüküm verilmiş olmasına rağmen talep edilen bedel kapsamında davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak diğer yapılan yargılama giderleri, dava reddedildiğinden davacının üzerine bırakılmış ve davacının davalı ... Parekende Satış AŞ ye karşı açmış olduğu davada bu davalı ile arasında elektrik satımı konusunda herhangi bir anlaşma bulunmadığından ve bu davalının pasif taraf sıfatı bulunmadığından , bu davalıya karşı açılan davanın sıfat yokluğu nedeniyle, diğer davalılara karşı açılan davada ise şartlarının gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir. Bu karar sadece davalılara ... AŞ tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... karar sayılı kararı ile 12.02.2018 tarihinde kaldırılmış ve yetki yönünden karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı tarafın yetki sözleşmesi itirazı incelenmekle; taraflar arasında dosyaya ibraz edilen 01.03.2012-01.03.2013 tarihli sözleşmenin ... maddesinde taraflar arasında bu sözleşme tahtında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı ve bu yetki sözleşmesinin taraflarca imzalandığı belirlenmiştir. davacı taraf bu sözleşmenin imzalanmadığı yönünde beyanda bulunmamıştır. Bilindiği üzere yetki sözleşmesi HMK m. 17-18 de düzenlenmiştir. Buna göre tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında çıkabilecek uyuşmazlıklar için bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabileceklerdir. Ayrıca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen mahkemede açılacaktır. taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli olduğu ve yetkili kılınan mahkemenin de bu sözleşmede gösterildiği, ayrıca kesin yetki halinin bulunmayıp tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri haller üzerinden anlaşma yapıldığı belirlenmiştir. Davalı taraf HMK m. 19/2 e göre cevap dilekçesinde süresi içerisinde yetki itirazını ileri sürmüştür. Yetkili Mahkemenin de İstanbul /Bakırköy Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. Bu halde yapılan yetki itirazı usulüne uygun olarak ve yetkili mahkeme gösterilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki bu yetki şartı usulüne uygun olarak ileri sürülmüş ve tüm şartları içerdiği belirlenmiştir. Taraflarca aksine bir düzenleme bulunmadığından ( HMK 17/1. fıkra ikinci cümle) dava sadece İstanbul Bakırköy Adliyesinde açılması gerekmektedir. Bölge Adliye ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... karar sayılı kararı ile 12.02.2018 tarihli kaldırma kararı gereğince davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davalı ile yapmış olduğu 01.03.2012 tarihli sözleşmede İstanbul Bakırköy Mahkeme ve İcra Dairelerinin HMK m17 ye göre yetkili olarak kabul edilmesi ve bu iddianın HMK m19 a göre zamanında ileri sürülmesi nedeniyle HMK m.116/1-a gereğince ileri sürülen yetki itirazının kabul edilmesiyle yetkili mahkemenin İstanbul Bakırköy Mahkemesi olduğu; İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Bu nedenle davanın DAVANIN USULDEN REDDİNE, Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde; dosyanın yetkili İstanbul Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde; bu mahkemece karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine Dair; davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda verilen karar taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal istinaf süresi içinde, istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne , davalının yokluğunda karar verildi 2/03/2018 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı