İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/712 E. 2025/472 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/712
Karar No
2025/472
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/712 KARAR NO : 2025/472 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete çeşitli otomotiv parçalarının temin edildiğini, müvekkili şirketin muhtelif fatura düzenleyerek davalıya ilettiğini, davalı tarafın kendisine elektronik ortamda iletilen bu irsaliyeli faturaya itirazda bulunmadığını, faturayı alan davalı şirketin, sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmediğinden faturayı kabul etmiş sayılacağını, davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek icra takibinin durdurulduğunu belirterek; davalının İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına itirazlarının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin takibe konu fatura tutarını ödediğini, davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, vadesinde ödenmeyen hiçbir hizmet bedelinin bulunmadığını, faturanın düzenlenme tarihinin 20/07/2022 olduğunu, fatura ödemesinin üzerinden 2 sene gibi uzun bir süre geçmiş olduğu için ödemeye ilişkin dekontun bulunamadığını, dava dilekçesinde kısmi ödeme ikrarında bulunulduğunu, buna karşın davacı tarafın kısmi ödemeleri mahsup etmeden fatura bedeli üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davacının tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, banka hesap dökümleri celp edilip incelendiğininde düzenlenmiş olan fatura bedelinin ödendiğinin görüleceğini belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 Sayılı İİK nun 67.maddesi uyarınca satım sözleşmesi kapsamında faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı alacakları için 14/11/2023 tarihinde ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 14/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, asıl borca ve borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince 16.11.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. 4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1). Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1). 6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda, davacı defterleri üzerinde serbest mali müşavir ve muhasebeci bilirkişilerden alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, İzmir...İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 10.000-TL alacağının bulunduğu mütala edilmiş, anılan raporun denetime elverişli, ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun bulunduğu görüldüğünden, hükme esas alınması yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur. Somut olayda, davanın tarafları arasında ticari ilişki bulunduğu,davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olup, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının davalıdan 10.000-TL tutarında alacaklı bulunduğu, dava ve takibe dayanak faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 10.000-TL alacağının bulunduğu sabit olmakla, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin 10.000-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatı hükmedilmiş, 6100 Sayılı HMK nın 326. Maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1- Davanın KABULÜ ile davalının İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla birlikte aynen devamına, 2-Alacak likit bulunduğundan, hüküm altına alınan toplam 10.000-TL alacak üzerinden % 20 oranında hesaplanan 2.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 683,1‬0-TL nispi ilam harcından, 427,60- TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 255,5‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00- TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine, 6-Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç toplamı olan 855,2‬0-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacının yapmış olduğu 90,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 3.250,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.340,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/712, K. 2025/472, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-712-e-2025-472-k-97e3260a2383