İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/49 E. 2025/536 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/49
Karar No
2025/536
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/49 Esas KARAR NO : 2025/536 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle davalı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 26.08.2024 tarihinde itiraz edilmesinin akabinde taraflarınca 30.09.2024 tarihinde .... Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, 21.10.2024 tarihinde telekonferans yöntemi ile yapılan Arabuluculuk toplantısına taraflar katılım sağladığını, davalı davacıya borcu olmadığını beyan etmesi üzerine anlaşma sağlanamayarak 21.10.2024 tarihinde anlaşamama olarak son tutanak düzenlendiğini, arabuluculuk görüşmesi sonunda anlaşma sağlanamadığından dolayı Sayın Mahkeme nezdinde davalı davacıya borcu olması ve davacı işbu borcu tahsil edememesi nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı davacı ile olan ticari münasebeti sebebiyle davacıdan mal satın aldığını, davacı tarafından davalıya malın teslim edilmesinin ardından 01.04.2024 ve 24.04.2024 tarihli faturalar düzenlenerek teslim edildiğini, davalı tarafından ilgili faturalar cari hesap borcu ödenmemesi üzerine davacı alacağının tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, davalı 26.08.2024 tarihinde "borcun tamamına, faize, faiz oranına ve fer'ilerine" itiraz ettiğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davacıya karşı hiçbir borcu olmadığından cihetle itiraz etmişse de davacı tarafından davalı adına düzenlendiği ödenmemiş olan faturaları ve cari hesap dökümlerini mahkemeye sunduklarını, işbu dilekçelerinin ekine satın alınan ve bedelleri ödenmeyen mallara ilişkin davalı yetkilisiyle yapılan mesajlaşmaların ekran görüntüleri, borcu konu malların sevkiyatı sırasında çekilmiş görüntüler yer aldığını, davalı dilekçesinde borcu olmadığını kanıtlayacak nitelikte bir itiraz sunamadığını, süreci uzatmak adına haksız olarak ödeme emrine itiraz ettiği, tarafından celp edilmesini talep ettikleri BA-BS formları, vergi kayıtları, ekte sundukları mutabakat formu ve tarafların ticari ilişkilerine dair her türlü belge ile davalının davacıya borcunun sabit olduğunu, davalı borcu ödenmediği her gün davacının zararına olduğunu, faturaların içeriğine fatura tutarlarının dahil olduğu da göz önünde bulundurulduğunda kanun ile öngörülen süre olan 8 gün içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürmeyen ve kanunen basiretli bir tacir olması gereken davalının itirazının süresi içerisinde olmadığını, yukarıdaki nedenlerle davalının ... 2. İcra Müdürlüğü...e. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile alacağın tahsilini, takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. Mahkememiz dosyasına S.M.M.M. / Muhasebe, Finans Uzm. ...tarafından sunulan 15.06.2025 tarihli bilirkişi raporu sonucuna göre; Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının davaya konu asıl alacak tutarı olan 56.168,92.-USD alacaklı olacağı, Faiz yönünden; faturaların ödeme vadelerinden takip tarihine kadar işleyecek faizin 477,44USD olacağı tespit edilmiştir." şeklinde görüşünü bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava itirazın iptali davası olup davacı taraf, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacıdan mal satın aldığını, davacının davalı tarafa kestiği 01/04/2024 tarihli ve 24/04/2024 tarihli faturaları ödememesi sebebiyle davalı şirket aleyhine ... 2. İcra müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir. ... 2. İcra müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Ltd. Şti, borçlunun dosyamız davalısı ... Şti olduğu, takibe konu borcun 56.168,92 USD cari hesap alacağı, 484,75 USD faiz olmak üzere 56.653,67 USD takip çıkışı üzerinden icra takibinin açılmış olduğu görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı şirkete karşı hiçbir borcunun olmadığını, bu sebeple borca, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize ,faiz oranına ,takibe konu edilen faturaya ve borcun tüm ferilere itiraz ettiğini bildirmiştir. Bu sebeple somut olayda ispat külfeti davacı yan üzerinde olup davacı taraf davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır. Tarafların BA-BS formları dosyamız arasına alınmış ve taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davalı, defter sunması için yapılan ihtarata rağmen taraf bilirkişi incelemesi için defter sunmamıştır.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K. ...sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 15/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin BA BS formlarında 3 belge karşılığında 2.352.541,94.-TL alış yapıldığı, davacı şirketin Dosya ekinde gönderilen BA BS formlarında 3 belge karşılığında 2.352.541,94.-TL satış yapıldığının tespit edildiği, Davacı taraf ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı y.TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususu Sayın Mahkemeye bırakılmıştır. Davacı taraf ticari defterlerinde 14.08.2024 tarihi sonrasında hareket olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten 1.823.050,67.-TL (56.168,92 USD) alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağına takip öncesi faiz talebinde bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen fatura üzerinde 60 gün vade ibaresi olduğundan davalı tarafın 24.06.2024 vade tarihli toplam bakiyesi üzerinden takip tarihine kadar işleyecek faizin; 477,44 USD olacağı hesaplanmıştır. Sayın Mahkemenin ara kararı ile davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalıdan takip konusu edilen 56.168,92 USD alacaklı olacağı, takip öncesi işlemiş faizin 477,44 USD olacağı tespit edilmiştir şeklinde rapor ibraz edilmesi karşısında davacının BS formlarından davalıya ürün sattığı ve davalının BA formlarından davalıdan ürün aldığı tarafların BA-BS formlarının birbirini doğruladığı ve davacının davalıya ürün sattığını BA-BS formaları ile ispatladığı değerlendirilmiş ve usulüne uygun tutulan davacıya ait ticari defterlerin HMK'nun 222/3 maddesi gereğince davalı lehine delil niteliği taşıdığı ve yapılan incelemede davacının davalıdan 56.168,92 USD asıl alacak ve 477,44 USD faiz talep edebileceği kanaatine varılmış ve Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 56.168,92 USD asıl alacak ve 477,44 USD işlemiş faiz olmak üzere 56.646,36 USD üzerinden devamına, asıl alacak 12.445,00 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, asıl alacağın icra takip tarihindeki kuru üzerinden (33,60 X2.489,00) 83.630,40 TL %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 56.168,92 USD asıl alacak ve 477,44 USD işlemiş faiz olmak üzere 56.646,36 USD üzerinden devamına, asıl alacak 12.445,00 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, asıl alacağın icra takip tarihindeki kuru üzerinden (33,60 X2.489,00) 83.630,40 TL %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 138.025,52-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24.991,16-TL harcın ve peşin harç yatırılırken mahsup edilen 9.518,81-TL icra takibi peşin harcının mahsubu ile bakiye 103.515,55‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 24.991,16--TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 282.263,32-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.095,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranı gözetilerek 5.088,89-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 3.599,28 TL'sinin davalıdan 0, 72 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/49, K. 2025/536, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-49-e-2025-536-k-466f169d74ab