İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1063 E. 2025/662 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1063
Karar No
2025/662
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1063 KARAR NO : 2025/662 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı aleyhine, ödenmemiş fatura alacaklarının tahsili amacıyla Kemalpaşa İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı yanca yapılmış itiraz sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiğini bildirerek, davalı borçlunun Kemalpaşa İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına itirazın iptaline, takibin 4.822,44 Euro asıl alacak (Fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilmek üzere) ve bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz Euro faizi üzerinden devamına, alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Alacaklı olduğu iddia eden davacıya müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, herhangi bir mutabakat yapılmadığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan Kemalpaşa İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyanın 6.068,84- Euro üzerinden başlatıldığını, davacı tarafın takibe dayanak faturalar incelendiğinde Türk Parasının Kıymetini Koruma kanununun 32 nolu tebliğine aykırı olarak yabancı para cinsinden düzenlendiğini, müvekkilinin bu kadar borcu olmadığından yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde borcun 6.068,84-Euro olmadığını kabul ettiğini, müvekkili şirketin yaptığı itirazın yerinde olduğunu, bu nedenle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK nun 67.maddesi uyarınca ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir. Davaya konu Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu şirket aleyhine, 6.068,84 Euro asıl alacak üzerinden örnek 1 ödeme emrine göre 14.11.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekilinin 19/11/2024 tarihinde borca itiraz ettiği, icra dairesince takibin 20/11/2024 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 12/12/2024 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmış, davacı vekilinin eldeki davada davalının, Kemalpaşa İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına itirazının 4.822,44 Euro asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği görülmüştür. 4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1). Eldeki dava tarafların tacir olmaları nedeniyle, ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1). 6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Mahkememizce taraflarca getirilme ilkesine tabi bulunan ve uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve çözüm gerektirdiğinden eldeki dava dosyasında, mali müşavir bilirkişiden HMK nın 266. Maddesi uyarınca bilirkişi raporu alınmış, 05/05/2025 tarihli raporda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne göre tutulduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığı, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, davacının 2024 yılı Büyük Defterinin tutulmadığı, davalının ödeme belgelerinin dikkate alınmadığı, davalının defter kayıtlarına göre ve davacı tarafından düzenlenmiş olan faturalar nedeniyle davacının icra takip tarihi olan 11/11/2024 tarihi itibariyle ve kur farkları ile birlikte 175.599,06 TL karşılığı ve kur farkları dikkate alınmaksızın 4.618,84 Euro borçlu olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin davacı açısından uyumsuz olduğu bu uyumsuzluğun faturalardan kaynaklanmadığı, iki taraf arasında iade faturaları düzenlenmediği, uyumsuzluğun davalının ödemelerinin davacı tarafından doğru bir şekilde kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı ve davalıya ait ödeme belgelerinin rapor ekinde fiziken sunulduğu belirtilmiş, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıdan 4.618,84 Euro asıl alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu icra takibine itirazının kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, alacak likit bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmiş, koşulları bulunmadığından reddedilen tutar yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş, kabul edilen ve reddedilen dava değeri dikkate alınarak her bir taraf leh ve aleyhine vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar kısa kararda 1 nolu bentte sehven " anılan takibin 4.618,84-Euro asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren TCMB tarafından avans işlerinde uygulanan faiz oranını aşmamak ve takip talebinde belirtilen oranı geçmemek üzere işleyecek avans faiz oranı ile birlikte devamına," şeklinde ibare geçmiş ise de itirazın iptali davasının icra takibine konu icra dosyasına yapılan itirazın iptali için açıldığı, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, icra dosyasına konu paranın Euro cinsinden olduğu, yabancı para cinsinden başlatılan icra takiplerinde itirazın kısmen iptaline karar verilmesi halinde fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, davacının icra takip talebindeki talebininde bu yönde olduğu anlaşıldığından, resen gözetilmesi gereken bu hususun gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilmesi nedeniyle maddi hatanın düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına itirazının kısmen iptali ile anılan takibin 4.618,84-Euro asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak likit bulunduğundan hüküm altına alınan 4.618,84-Euro asıl alacağın dava tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden 169.549,31-TL nin %20 oranında hesaplanan 33.909,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Koşulları bulunmadığından reddedilen kısım yönünden davalı yararına kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına, 4-Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL'si başvurma harcı, 3.024,06-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.451,66‬‬-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre 3.448,08 TL'lik kısmının davalıdan, kalan 151,92‬- TL'lik kısmının davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğu 55,00-TL'si posta-tebligat gideri ve 6.000,00-TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.055,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 5.799,47- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 255,53‬-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9-Ret edilen miktar üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 7.473,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 10-HMK nın 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1063, K. 2025/662, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1063-e-2025-662-k-3e56cf66298c