İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/877 E. 2025/417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/877
- Karar No
- 2025/417
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/877 Esas KARAR NO : 2025/417 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra takibi ile müvekkili aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu istemli gönderilen 02.12.2024 tarihli ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, icra takibi ihtiyati haciz kararına istinaden yapılan haciz ile müvekkili tarafından 03.12.2024 tarihinde öğrenildiğini, icra takibine dayanak çekte yer alan lehtar cirosunun müvekkiline ait olmaması sebebiyle işbu davayı açtığını, takibe konu çekin dava dışı... tarafından müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkiline verildiğini, müvekkili tarafından kaybedildiğini, müvekkilinin çeki kaybetmesi sebebiyle Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talepli çek iptali davasının 31.10.2024 tarihinde açıldığını, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında düzenlenen 31.10.2024 tarihli tensip zaptının ''...'' numaralı kararı ile %15 nakdi teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek ödeme yasağı koyulmasına karar verildiğini, davalılardan... Faktoring A.Ş. tarafından, dava dışı ... tarafından müvekkili ... lehine keşide edilen 400.000,00-TL bedelli, 05.12.2024 tarihli ... seri numaralı çekin, değiştirilen tarihte yani 04.11.2024 tarihinde ibraz edildiğini, hesap bakiyesinin yetersiz olması sebebiyle çekin karşılıksız çıktığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı alacaklı tarafından 22.11.2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D. İş sayılı kararıyla ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, davalılardan ... Faktoring A.Ş. Tarafından, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan takipte müvekkili lehtarın ve keşideci dava dışı ...'ın tüm menkul ve gayrimenkullerine haciz konulduğunu, bu kapsamda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3 maddesi uyarınca davacı borçlu müvekkilinin mahkemenin uygun göreceği üzere, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'den az olmamak üzere mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında vereceği ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki mevcut/yatırılacak paranın alacaklıya verilmemesini ile İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki borç bakiyesinin tamamının icra veznesine yatırılarak, uygun görülecek teminat karşılığında icra veznesinde depo edilerek işbu dava neticeleninceye dek paranın tedbiren takip alacaklısına ödenmemesine, nihayetinde müvekkilinin İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk dava şartının da sağlanılmamış olduğunu, davada öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, yine davacının, çekin ne suretle elinden çıktığına dahi yer vermediğini, esasen bir ticari ilişki nedeniyle değil haksız fiil hükümlerine dayanan çek istirdadı talep olunan davada faktoring mevzuatının uygulanmasının mümkün olmadığını, bu hususun Yargıtayca defaten kararlarında yer bulduğunu, bu minvalde davacının müvekkili şirketin çeki iktisabında ağır kusurlu veyahut kötü niyetli bulunduğunun ispatının gerekeceğini, kötü niyetli olmasının düşünülebilmesi ihtimalinde müvekkilinin kendi zararına olacak şekilde kasti olarak hareket ettiği söylenmesi gerekeceğinden bunun kabule ve mantığa aykırı olduğunu, ağır kusur tanımlaması kasta yakın bir kusur olmasından mütevellinin tüm Türkiye çapında faaliyette bulunan müvekkili şirketin kasti şekilde davacının zararına hareket ettiğinin söylenmesinin mümkün olmadığını, somut olayda davacının ülke çapında faktoring hizmeti veren müvekkili şirketin kötü niyetli hamil olduğunu ispat etmesinin mümkün dahi olmayıp herhalde fatura ile belgelendirilen çeki yasal prosedürler uyarınca yasa ve usule uygun şekilde iktisap eden, yine çekin sahte olmadığı gözetildiğinde müvekkilinin ağır kusurlu olduğunun da ileri sürülemeyeceği gibi yer verilen hususlar dahilinde davacının amacının yalnızca soyut ve dayanaksız iddialar ile müvekkili şirketten haksız kazanç elde etmek olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, kötü niyeti açıkça ortada olan davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; İş bu davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, Antalya ili Serik ilçesinde ikamet ettiğinden bu davaya bakmaya ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde dava, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleşmemesi nedeni ile reddi gerektiğini, bahse konu senedin işleme konulmasında kendisinin bir kusuru olmadığını, çekin hukuki niteliği itibari ile emre düzenlendiğini, bu nedenle bu çekin silsile durumunu bilmesinin mümkün olmadığını, bu çeki iyi niyetli olarak aldığını ve acil ihtiyaçları nedeni ile ... Faktoring A.Ş'ye kırdırmak durumunda kaldığını, davacı tarafça iş bu menfi tespit ve istirdat davasında kendisinin davalı olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu, bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Serik Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının bu dosya arasına getirtilmesini talep ettiğini, bu soruşturma sayılı dosyada bu olaya ilişkin tüm beyanlarını ve imza örneklerini verdiğini, ilgili polis merkezinde kendisine ait imza örneklerinin de alındığını, ayrıca bu dosya ile bağlantılı kişiler olan ... ve ...'un da beyanlarının mevcut olduğunu belirterek, davanın reddine, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. Md 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesine göre, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili tarafından eldeki davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadan 04.12.2024 tarihinde açıldığı, dava açılış tarihi itibari ile Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davalarında dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak nitelendirildiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(2) maddesinin 4. cümlesinde"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan arabulculuk son tutanağının incelenmesinde, arabuluculuk başvurusunun dava tarihiden sonra 07.01.2025 tarihinde yapılmış olduğu, ticari dava olan ve asliye ticaret mahkemesinde açılan davada dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden ve bu davada arabuluculuk başvuru şartı sonradan giderilebilen dava şartı olarak nitelendirilemeyeceğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 11. H.D. 21.01.2025 tarih, 2024/1834 Esas ve 2025/291 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 9.508,27 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 8.892,87 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...Faktoring Anonim Şirketi'ne verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.