İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/289 E. 2022/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/289
- Karar No
- 2022/778
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/289 Esas - 2022/778 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/289 Esas KARAR NO : 2022/778 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... A.Ş. (... ŞUBESİ) - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2020 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. ve ... ... arasında 01.12.2015 tarihinde imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesini müvekkili ...'nün müteselsil kefil olarak imzaladığını, söz konusu sözleşmelere istinaden şirket lehine krediler tesis edildiğini ancak tesis edilen kredilere ilişkin geri ödemelerin yapılmaması nedeniyle, ... A.Ş.'nin Gebze 15. Noterliği 14.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ... ... ve kefil olan müvekkilinin ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Takibe itiraz edilmemesi üzerine, borca ilişkin tahsilatlar yapıldığını, söz konusu ödemelerin yapılmasının akabinde, müvekilinin Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyada alacaklı görünen ... A.Ş'ye 18.01.2019 tarihinden dava tarihine kadar yapılan ödemelerin istirdatını, bu tarihten sonra yapılması muhtemel ödemelerin istirdatını, 2018/... sayılı dosyadaki bono ve takipten dolayı borçlu olmadığına dair tespit ve yapılan haksız ödemelerden dolayı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, borca konu takibin kesinleştiğini, bu zamana kadar hiçbir itirazın olmadığını ve takibin kesinleştiğini, Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... ve Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... yevmiye no gereği takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığı aynı alacağa dair olduğunu belirterek davanın reddini %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesin talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE : Açılan davanın menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olduğu, davalı tarafça davacı hakkında Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2018/ ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacının iş bu takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yapılan bir miktar ödemenin istirdadı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış olup yapılan incelemesinde; davalı ... Anonim Şirketi tarafından, davacı ... ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 02/05/2018 tarihli icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 01/12/2015 tanzim ve 15/01/2018 vade tarihli 200.000,00 TL miktarlı bono olduğu anlaşılmıştır. Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış olup yapılan incelemesinde; davalı ... Anonim Şirketi tarafından, dava dışı ... aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile 26/04/2018 tarihli icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Plakalı ... Marka 2015 Model Motor No:... Şasi No:... nolu araca ilişkin araç rehin sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir. Davacı taraf, kambiyo senedinin davacının tam ve gereği gibi borçlu olması için usuli şartları taşımadığını, böyle bir iradesinin mevcut olmadığını, davacının davalıya bu nedenle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davacıya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davacıya tebliğ edilmiş olup itiraz edilmemesi sebebiyle icra dosyasının kesinleşmiş olduğunu, davalı bankanın alacaklı olduğunun senetle ve banka kayıtları ile sabit olduğunu savunmuştur. Mahkememizce davalı bankaya müzekkere yazılarak; davacının müteselsil kefili olduğu ve borçlusunun ... olduğu 30/11/2015 tarihli ve 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin haricinde (bu kredi sözleşmesinin öncesinde ve sonrasında) banka ile davacının imzaladığı başkaca kredi ve sözleşme olup olmadığının, davalı banka ile borçlu ... arasında imzalanan 30/11/2015 tarihli ve 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı borcun ... tarafından ödenip ödenmediğinin, kısmi ödeme varsa miktarının, Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasında takibe konulan 200.000,00 TL bedelli bononun herhangi bir kredinin teminatı olarak verilip verilmediğinin, borçlusu ... olan 30/11/2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi'ne teminat olarak verilip verilmediğinin, davacı tarafından Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası nedeniyle bankaya (... Şubesi'ne) yapılan varsa toplam ödeme miktarının bildirilmesi istenilmiş, davalı vekilince dosyaya sunulan 18/02/2022 tarihli beyan dilekçesinde, taraflar arasında başkaca kredi ve sözleşme bulunamamış olduğu, Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan bononun, teminat senedi olmamakla birlikte anılan bononun, bono borçlularından ...’ün davalı bankadan 30/11/2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandığı krediler sebebiyle, bankaya olan kredi borçlarının ödeme aracı olarak davalı bankaya teslim edilmiş olduğu, Adana 12.İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyasından yapılan toplam tahsilat tutarının (2018/... esas sayılı dosyadan gelen tutarın) 32.932,87 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dosyaya ibraz edilen bankacı bilirkişisinin kök raporunda; "Davacının 200.000 TL tutarındaki bonoda avalist olarak imzasının bulunduğu ve davacının 200.000 TL tutarındaki tarihli dayanak sözleşmedeki 200.000 TL kefaletten doğan sorumluluklarının devam ettiği, Kefil ... ‘nın sorumlu olup olmadığı ile ilgili olarak 6098 sayılı Yürürlük Kanunu gereğince MADDE 586 2. Müteselsil kefalet gereği; Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir." şeklinde belirtilmiştir. Dosyaya ibraz edilen rapora itirazlar üzerine dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda; "..kök rapora ek olarak, menfi tespit talep edilen 2018/... nolu dosya 2018/... Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığı üzere 2018/... nolu Konu icra dosyasına istinaden 13.05.2019 tarihinde 20.977,62 TL araç satışından kaynaklanan tahsilatın ;ayrıca davacı vekilinin dilekçesinde 2018/... bolu dosyaya ilişkin 32.932.87 TL tahsilat olduğu anlaşılmaktadır. Toplamda 53.910.49 TL tahsilat yapılmıştır. Bu durumda 2018/... nolu 02.05.2018 tarihli toplamda 74.165,33 TL tutarlı dosyaya ilişkin sorumluluğu davacının yapılan toplamda 53.910.49 TL tahsilat sonrası kaldığı" belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davalı ... A.Ş. ve ... ... arasında 01.12.2015 tarihinde imzalanmış olan Genel Kredi sözleşmesinin davacı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzaladığı, dava dışı asıl borçlunun davalı banka nezdinde 200.000 TL tutarında 15/01/2018 vadeli, 01/12/2015 tanzim tarihli bono keşide ettiği, davacının bonoda avalist olarak imzasının bulunduğu, davalı banka tarafından kefil olan davacıya ihtarname gönderilmiş olduğu, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine Adana 12. İcra Müdürlüğü 2018/... esas sayılı icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi üzerine, borca ilişkin tahsilatların yapıldığı, söz konusu ödemelerin yapılmasının akabinde, davacının Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen davalı bankaya 18.01.2019 tarihinden dava tarihine kadar yapılan ödemelerin istirdatı, bu tarihten sonra yapılması muhtemel ödemelerin istirdatı, 2018/... sayılı dosyadaki bono ve takipten dolayı borçlu olmadığına dair tespit talebi ile iş bu davanın açıldığı, dosya kapsamında yapılan incelemeler ve davalı vekilinin beyanlarından davalı ile davacı arasında başkaca kredi ve sözleşmenin bulunmadığı, takibe konulan bononun davacının davalı bankadan 30/11/2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandığı krediler sebebiyle bankaya olan kredi borçlarının ödeme aracı olarak davalı bankaya teslim edilmiş olduğunun davalı bankanın kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı ilamında "davaya konu bononun tanzim tarihi ile kredi sözleşmesinin tanzim tarihinin aynı olması, davanın tarafları arasında önceye dayalı başkaca bir ilişkinin bulunmayışı gözönüne alındığında, davaya konu edilen bononun kredinin teminatı niteliğinde olduğu.." görüşü benimsenmiş, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı ilamında ise; "genel kredi sözleşmesinin tutarı ve tarihi ile senedin tutarı ve düzenleme tarihinin bonodaki lehtarın genel kredi sözleşmesinin düzenleyen ... Bank A.Ş. olması ve genel kredi sözleşmesini imzalayan banka ve kefillerin aynı oluşları gözetildiğinde, davalı bankanın dava ve takibe konu bonoyu senet üzerinde yazılan tutarın altında bir bedelle tahsil amacıyla takibe koyduğu gözetildiğinde bononun genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin teminatı olduğu sonucuna varıldığı" kabul edilmiştir. Buna göre, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu bononun davacının kefalet sözleşmesine dayanak kredi borcundan ötürü teminat olarak alındığı mahkememizce kabul edilmiş, buna göre teminat senedi olarak kabul edilen bonodan dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takip nedeniyle davalının davacıdan alacaklı olmadığı kanaatine varılmış, bu nedenle açılan davanın kabulü ile; davacının davalıya Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyasında mevcut 74.165,53 TL'lik takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyası üzerinden davalıya ödenen toplam 32.932,87 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine, davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KABULÜ İle; Davacının davalıya Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyasında mevcut 74.165,53 TL'lik takip nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacı tarafından Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyası üzerinden davalıya ödenen toplam 32.932,87 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Davalının tazminat talebinin reddine, 2-Alınması gereken 5.066,24 TL karar harcının, peşin alınan 895,74 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.170,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 11.866,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 895,74 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 750,00 TL bilirkişi ücreti, 68,00 TL davetiye gideri ve 4,10 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 822,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.