İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/191 E. 2021/12 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/191
Karar No
2021/12
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/191 Esas KARAR NO : 2021/12 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/12/2018 KARAR TARİHİ : 20/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı ... (... Moda) davalı ... arasında bir ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili, davalı ile ... adresinde bulunan ... Moda isimli işyerini kiralayarak aynı işyerinde birlikte çalışmak üzere anlaştıklarını, akabinde ...04.2018 tarihinde müvekkili davacı kiracı, davalı ise kefili olarak kiralayan ile kira sözleşmesi yaptıklarını, gelinlik ve abiye elbise tedariki için anlaştıklarını, davalının isteği üzerine ve aradaki uzun vadeli ticari alışverişe binaen mezkur ticari alışverişin gerçekleşeceği inancıyla müvekkili tarafından davalı ... Erdün8dar adına dava konusu ...bank'a ait 31.09.2018 tarihli, ... çek nolu, 15.000,00 TL bedelli, 30.11.2018 tarihli, ... seri nolu 15.000,00 TL bedelli iki adet avans çeki verildiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma çerçevesinde, davalı ... ... linde bulunan gelinlik, nişanlık ve abiye malzemeleri müvekkili ile birlikte kiraladıkları Berri Moda isimli işyerinde satışa sunulmak üzere teslim edeceğini, mezkur protokol yapılıp, avans çeklerinin teslim edilmiş olmasına rağmen aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen malzeme teslimatı yapılmadığını, davalı tarafça yükümlülüklerine uyulmakta ısrar ettiğini, davalı taraf anlaşma konusu emtiaların teslim edilemeyeceği de nihayetinde kabul ve ikrar edildiğini, dolayısıyla, davalı tarafın edimlerini yerine getirmemiş olmasından dolayı konusuz kalan dava konusu iki de bulunduğu avans çeklerinin iadesi, müvekkilince istendiğini, ancak müvekkiline cevap verilmediğini, akabinde, dava konusu çeklerin davalı tarafından icra takibine başlandığını, müvekkilinin araçlarına haciz konulduğunu, tüm bunlara rağmen dava ve icra takibi konusu çekin teslim edilmediği gibi, icraya konulduğunu, müvekkili davacının haksız işlem ve eylemlerden dolayı ticari anlamda çok büyük zararları meydana geldiğini, davalı tarafın edimlerini yerine getirmemiş olmasının nazar alınarak, dava konusu çekler yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti amacıyla bu davayı açma mecburiyetinin hasıl olduğunu, davalının, müvekkiline karşı yükümlendiği gelinlik ve abiye elbise malzemesi teslimi ile hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesine rağmen, müvekkilinden almış olduğu çekler de iade etmediğini, söz konusu çeklerin cebri icra kanalıyla tahsil edilmeye çalışılmakta olduğunu müvekkili açısından bu sebeple zarar doğduğunu, ileride de telafisi imkansız zararlar doğacağını, mezkur meblağın çok yüksek olduğunu, müvekkilinin haksız meblağı ödemek zorunda kalması iflasına yol açacağını, İİK.nun 72/2 maddesi uyarınca öncelikle dava konusu ...bank'a ait 31.09.2018 tarihli, ... çek nolu, 15.000,00 TL bedelli, 30.11.2018 tarihli ... seri nolu 15.000,00 TL bedelli iki adet 30.000,00 TL tutarlı çekler ile ilgili olarak teminatlı veya teminatsız şekilde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile açılan her iki icra takibinin işbu dava sonuna kadar durdurulmasına ve müvekkili aleyhine dosyadan konulmuş hacizlerine kaldırılmasına, ...bank'a ait 11.09.2018 tarihli ... çek nolu, 15.000,00 TL bedelli, 30.11.2018 tarihli ... seri nolu 15.000,00 TL iki adet 30.000,00 TL tutarlı çekler yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı taraf, davalı ile birlikte ...Moda Evini birlikte kiraladıklarını ve buraya birlikte çalıştıracaklarını, iki adet çekin ise avans çeki olarak davalı ...'a verildiği iddiası ile dava açıldığını, davacınını bu iddialarının tamamı ile asılsız ve davalının alacağının sürümcemede bırakmak amacı ortaya atılmış olup iddialar olduğunu, davacının bu iddialarını kabul etmediklerini, davacıdan alacaklı olan ... elindeki çekleri icraya koyduğunu ve davacı tarafın borca itiraz ettiğini, ancak İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas-... sayılı kararı ile davacının borca itiraz davasının reddine karar verildiğini, ...Moda Evi ... İnşaat Taahhüt Mobilya Dek. Teks. Tic ve San Ltd. Şti firmasının şubesi iken, zarar etmesi nedeni ile şirket bu şubesinin kapanışına karar verdiğini, şirket davalı ...'ın kardeşlerinin şirketi olduğunu, kardeşlerinin atıl durumda olan moda evini şirkete masraf çıkarmadan tahliye etmesi için mekanı davalı ...'a bıraktıklarını, davalı ... moda evini tahliye etmenin kendisine daha pahalıya mal olacağını bunun yerine, moda evindeki atıl durumda olan dekor, iç dizaynı ve gelinlikleri yeniden düzenleyerek, üçüncü bir şahsa devredebileceğine kanaat getirdiğini, gerekli düzenlemeleri yaptığını, bu alanda ilgili olan şahıslara ...Moda evini devreceğini ve müşteri bulmalarını rica ettiğini, davacı ... ...'in bu moda evini devir almak istediğini beyan etmesi üzerine davalı ...'ın mekanı davacı ... ...'e devrettiğini, davalı ... moda evinde yaptığı masraf, devrettiği malzemeler, harcadığı emek karşılığında ...Moda Evini devralan davacıdan ...bank'a ait 31.09.2018 tarihli, ... çek nolu, 15.000,00 TL bedelli, 30.11.2018 tarihli ... seri nolu 15.000,00 TL bedelli toplam 30.000,00 TL tutarında iki adet çek aldığını, çeklerin davalı Berin'e veriliş nedeninin davacı tarafından iddia edildiği gibi avans çekleri değil, mekanda yapılan masraflar ve teslim edilen malzemeler ve gelinlikler karşılığında verilmiş olan çekler olduğunu, devir sözleşmesinden de bu işyerinin davalı ... tarafından, davacıya devir edildiği ve bu çeklerinde devir karşılığında davalı ...'a teslim edildiği iki tarafın imzasını içerir devir sözleşmesi ile de ikrar imza altına alındığını, ...Moda Evi davalı tarafından, davacıya 30.000,00 TL karşılığında devredildiğini, devir sözleşmesinin aslı davacı tarafta olduğunu, iyi niyetli olan davalı ... böylesi bir komplo ile karşılayacağını düşünmediği için sadece devir fotoğrafını çektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ...Moda evini davalı ile birlikte kiraladıklarını ve davacının kiracı, davalı Berin'in ise kira kefili olduğunu ve burayı birlikte işletecekleri beyan ettiğini, bu beyanın asılsız olduğunu, daha önce buranın kiracılarının ... İnşaat Taahhüt Mobilya Dek. Teks. Tic. Ve San. Ltd Şti. olduğunu, ancak davalı ... Moda evini devrettikten sonra mülk sahiplerinin moda evini yeni devralan davacıyı tanımadıkları için, davacıya mülklerini kiraya vermek istemediklerini geçmişte kiracıları olan şirket sahiplerinin kardeşleri olan ve devri yapan ...'ın kefil olması halinde taşınmazlarını davacıya vereceklerine aksi halde kiraya vermeyeceklerini beyan etmeleri ve şart koşmaları üzerine davacının da müvekkiline "bana kefil ol ben kiraları gününde öderim sana bir sıkıntı olmaz" demesi ve davalı ...'ın da devir yapmış olması nedeniyle iyi niyetli, güven esaslı olarak kira kefili olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi birlikte çalışmak durumları kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı taraf çekleri davalı ortağına avans çeki olarak verdiğini iddia ettiğini, bu iddiasının ortaklıklarda bir ortağın diğer ortağa avans çeki vermesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın başından ...kötü niyetli olduğunu, davacının devir sözleşmesinin bir nüshasının davalı Berin'e vermemesi çeklerin üzerinde kendisinin paraf atarak tarih düzenlemelerini bile tahrifat olarak bankaya, icra müdürlüğüne ve İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesine itiraza konu etmesi ve bildirmesi kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacının amacı yargılamayı uzatarak, işleyecek yasal faizin düşüklüğünün göz önünde bulundurarak davalıya ödemeyi geciktirmeyi amaçladığını, ihtiyatı tedbir talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı ... 04.03.2020 tarihli duruşmadaki beyanında özetle, kendisine gösterilen15.000,00 TL bedelli ve lehdarı davalı olan keşidecisinin kendisinin olduğu çekler olduğunu, işyerinde çalışan ... isimli şahıs bu çekleri el yazısıyla yazdığını, ancak yazı ve tarih kısmındaki düzeltmeler ile bunlara ilişkin paraf ile keşideci olarak çeklerde bulunan imzalar kendisine ait olduğunu, ayrıca görüntüsü gösterilen el yazısıyla yazılmış metin yine ... isimli kişi tarafından yazıldığını, altındaki imzayı ve metin içeriğini ayrı ayrı kabul ettiğini, dolayısıyla sözleşme görüntüsü ile iki adet çekin içeriği ve imzalar hakkında bir ihtilaf bulunmamakla birlikte olay bu kadarı ile kalmadığını, kendisinin davalı ile tanıştığı tarihte mezarlıkbaşı olarak bilinen yerde 20 yıldır aynı adreste aynı vergi levhası ile sürekli olarak çalışmakta iken davalı ile tanıştıklarını, gelinlik dikim işi yapmayı düşündüğü için üretim yapmak üzere yer arayışına girdiğini, bu sırada davalı ile tanıştıklarını, işyerine gittiklerini, görünüşe göre oldukça güven verici davranışları nedeni ile anlattığı hususlara inandıklarını, işyerinin vergi kaydının abisinin üzerine olduğunu ve abisi ile sorunlar yaşadığını, işyerinin çok fazla ciro yapması nedeni ile fazla vergi çıkmasından kaynaklı sorun yaşadıklarını, işyerinin vergi levhasının kendisi adına devam etmesini istediğini beyan ettiğini, kendisinin işyerinde birlikte çalışacaklarını, annesinin rahatsızlığı nedeni ile haftada üç gün hastaneye gitmeleri gerektiğini, ancak yarım gün işyerine gelmeyeceğini annesinin rahatsızlığının ciddi boyutta olması nedeni ile en fazla iki ay ömrünün kaldığını bu hususun iki ay devam edeceğini sonrasında normale döneceğini söylediğini, ancak anlaşma yapıldıktan ve çekler davalıya verildikten sonra hiç bir şekilde işyerine gelmediğini, sadece amacı çekleri aldığını, kendisinin defalarca aradıklarını çekleri işleme koymayacağını bir şekilde iade edeceğini olmazsa parasını ödeyeceğini söyleyerek çekin ödeme tarihine kadar kendisini oyaladığını, söz konusu çekleri ödemedikleri için çeklerin kaşelendiğini, her iki çeki de faizi ile birlikte icra dairesine ödediğini, ayrıca 1,5 senelik birikmiş aidat borçlarını da kendisinin ödediğini, buna ilişkin makbuzların asıllarının mevcut olduğunu, 20 yıllık meslek hayatında hiç bir zaman çeklerinin kaşelenmediğini, bu olay nedeni ile bankalar başta olmak üzere Vergi dairesi ve işiyle ilgili tüm kurumlarda sorun yaşamaya başladığını, kendisine gösterilen yazılı metnin aslı kendisinden talep edilmesi halinde dosyaya teslim edeceğini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında özetle, kendisinin iki tarafı da tanıdığını, uzun yıllardır davacının yanında alım satım ve her türlü işyeri ile ilgili alanlarda birlikte çalıştıklarını, davalıyı öncesinde tanımadığını, ancak bir arkadaşı vasıtasıyla ismini duyduğu için iş yapmak amacıyla tanıştıklarını, birlikte iş yapılabilseydi kendisinin atölye sorumlusu, davalının da mağaza sorumlusu olarak görev yapacağını, ancak bunun gerçekleşmediğini, davacı tarafın davalıya görüşmeye gittiğini, tüm aşamalarda kendisinin de yanlarında bulunduğunu, bu görüşmelerde davalı sezonda işyerinin 380-450 bin TL arasında ciro yaptığını, işlerin yoğun olması ve annesinin rahatsızlığı nedeni ile işlere yetişemediğini, davacı ile birlikte iş yapmak istediğini, annesinin rahatsızlığı nedeni ile bir iki ay çalışmayabileceğini ancak annesinin sağlık durumuna göre gelerek işyerinde birlikte çalışabileceklerini söylediğini, bunun üzerine davalı ile davacının aralarında sözleşme imzaladıklarını, hatta bu sözleşmeyi tarafların beyanına göre bizzat kendisinin yazdığını, ayrıca sözleşme yapıldıktan sonra sözleşmeyi davacı ve davalının bizzat imzaladıklarını, sözleşme hükümleri gereğince davacının, davalıya çek vermeyi kabul ettiğini, bu sırada davacınını meşgul olması nedeni ile çekleri de kendisinin düzenlediğini, çeklerin üzerindeki yazıların kendisine ait olduğunu, ancak imza çeki yazan ...'e ait olduğunu, çekler düzenlendikten sonra davalı bu çekler ile bir arsa aldığını ve onun borcunu ödemek üzere aldığını ve çek tarihinin ödemeye uygun olmadığını karşı tarafın kabul etmeyeceğini belirterek düzeltilmesini istediğini, bu hususun çekler üzerinde düzeltildiğini, davacının buraları imzaladığını, ayrıca yazılı metindeki çeklerin tarihlerinin taraflarınca değiştirildiğini, yazısının altındaki imza da davalıya ait olduğunu, kendilerinin bu anlaşma tarihinden sonra mağazaya eşyalarını taşıyarak gerekli düzenlemeleri yaptıklarını, tadilatların davacı tarafından gerçekleştirildiğini, mankenleri de yerleştirdiklerini, birkaç hafta bu şekilde davalı ile birlikte çalıştıklarını, ancak daha sonra davalı işyerine gelme saatlerini azalttığını, bir süre sonra da hiç gelmemeye başladığını, kendisinin davalıyı bir kaç kez arayarak çalıştıkları yerin işletme olduğunu işe gelmesi gerektiğini gelmeyecekse çekleri iade etmesi hususunda uyardığını, ancak kendisi ile görüşme imkanı bulamadıklarını, en son ulaşamayınca mesaj yazdığını ve çek tarihlerinden bir kaç gün önce işyerine geldiğini, kendisinin davalıya kontrat imzalanmış olduğunu ve birlikte çalışmaya ikna aşamasında davacı üzerinde etkili olduğunu düşündüğünden suçluluk duyduğunu beyan ettiğini, ancak sorusuna cevap vermeyerek görüşmeler yapacağını sorunu çözeceğini söyleyerek gittiğini, sonrasında hiç bir çözüm olmadığını, işyerinin bulunduğu yerin mülk sahibi ile yapılan kontratta davalının kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, ancak vergi değişikliği nedeni ile ve işyeri şirket olarak davacı adına şahıs firması olarak faaliyetlerine devam edeceğinden kira kontratı önceki kiracı davalı yerine davacı ile yapıldığını, kontratın ...'ta düzenlendiğini kendisine gösterilen yazılı metin ve çekler kendisi tarafından bizzat yazıldığını, çekteki imzalar davacıya ait olduğunu, ayrıca yazılı sözleşmenin görüntüsünü incelediğinde aynen kendisinin el yazımla yazmış olduğu yazılı metin olduğunu gördüğünü, kendisine gösterilen çekler ve sözleşme aslına uygun olduğunu, sözleşmedeki imzalar da ismi yazılan şahıslar tarafından atıldığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında özetle, şu an başka bir işyerinde makinacı olarak çalıştığını, ancak uyuşmazlığın olduğu tarihte davacıya ait atölyede çalıştığını, kendisinin davacıyı iş yaptığı bir firmada görerek tanıştığını ve daha sonra yanında çalışmaya başladığını, kendisinin atölyede makinacı olarak yani dikiş işlerinde çalıştığını, davalıyı sadece bir kez gördüğünü, kendisinin atölyede çalıştığı için tarafların anlaşmaları ve sonrasında gelişen olaylar hakkında bilgi sahibi olmadığını, ancak Şirinyer'de bulunan mağazaya çok sayıda ürün teslimi yaptıklarını, başlangıçta mağazada hiç bir ürün yokken çalışarak ürettikleri ürünleri bu mağazaya taşıdıklarını, kendilerinin atölyesinin de Şirinyer'de bulunduğunu, ancak adreslerin farklı olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında özetle, ... İnşaat şirketi kendisine ait bir şirket olduğunu, şirketinin aynı zamanda gelinlik işi ile uğraşan ... Moda adında şubesi mevcut olduğunu, zamanla burayı zarar ettiği için kapatma kararı aldığını, bu nedenle kendisinin kapanışı kararı verdikten sonra davalı kardeşi ... burada atıl vaziyette bulunan gelinlik veya diğer malzemeleri yeniden düzenleyerek dekore ederek başka bir şahsa bedeli karşılığında devretmek istediğini, kendisinin bu işyerini kardeşine bedelsiz olarak verdiğini ve kendisinin tamamen bu işyeri ile alakasının kesildiğini, burasının atıl durumdayken kardeşi ...'ın burada dekorasyon işlerini tamamladığını, atıl durumda bulunan işyerinde dekorasyon yaptıktan sonra ücret karşılığında daha doğrusu iki adet çek karşılığında davacı ... ... devrettiğini, hatırladığı kadarıyla davacının kardeşine ...banka ait 15.000,00'er TL meblağlı iki ayrı çek verdiğini, mal sahipleri davacıyı tanımadığı için kardeşinin dekore ettiği işyerini davacıya kiralamak istemediklerini, bu nedenle kira sözleşmesinde kefil olarak davalı kız kardeşinin imzasının bulunduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında özetle, kendisinin gelinlik kumaşı sattığı için en az 10 yıldır davalı ...'ı tanıdığını ve kendisi iyi bir müşterisi olduğunu, davalı birgün kendisine gelerek işyerini devretmek istediğini, bu hususta dükkan arayan birinin olması halinde kendisine yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, ertesi gün davacı ... ... tesadüfen kendisine bu alanda iş yapmak istediğini, bildiği bir yer olup olmadığını söyleyerek kendisinden yardım istediğini, kendisini de bunun üzerine davacı ve davalıyı tanıştırdığını, daha sonraki olaylar hakkında bir bilgisinin olmadığını, kendisinin tam olarak davalının hangi tarihte dükkanı dekore ettiğini bilmediğini, ancak kendisinin 15 yıldır müşterisi olduğunu, davacı ile tanıştırdığı tarihte de davalının işyerinin tamamen işyeri niteliğinde düzenlendiğini, showroomu dahi olduğunu, kendisinin devredilmeden önce davalının yanına gidip geldiğini, bu nedenle bilgi sahibi olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında özetle; tarihini tam olarak hatırlamadığı bir gün dükkanına gelen müşterisinin isteği üzerine müşterisinin kendisinden yardımcı olmasını istemesi nedeniyle, kendisinin de çeyizlik eşyalar satması nedeniyle daha önce tanıştığı ...'ın işyerine giderek gelinlik katoloğunu ve fiyat listesini müşterisine vermek üzere tek başına gittiğinde kapıyı görse hatırlayamayacağı ve adını bilmediği bir erkekğin açtığını, davalıyı sorduğunda, artık onun orada bulunmadığını işyerini kendisine devrettiğini beyan ettiğini, işyerini satın aldığını da söylediğini, kendisinin bunun üzerine kapıdan geri döndüğünü beyan etmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, ... seri no'lu 15.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı dosyamız davalısı tarafından davacı aleyhine 15.000,00 TL asıl alacak, 60,82 TL işlemiş faiz, 15.060,82 TL toplam alacak için kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, ... seri no'lu 15.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı, dosyamız davalısı tarafından davacı aleyhine 15.000,00 TL asıl alacak, 66,58 TL işlemiş faiz, 1.500,00 TL çek tazminatı, 16.566,58 TL toplam alacak için kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. İsticvap edilerek dinlenen davacı asil 04.03.2020 tarihli duruşmada davalı tarafından dosyaya görüntüsü sunulan ve duruşmada görüntüsü gösterilen iş yeri devrine ilişkin sözleşme aslının kendisinde olduğunu, istenmesi halinde dosyaya sunabileceğini beyan etmesi üzerine vekiline 04.03.2020 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı gereğince dosyada görüntüsü bulunan sözleşme metninin aslını dosyaya sunmak üzere 2 haftalık kesin mehil verilmesine karar verildiği, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde sözleşme metninin aslını ibraz etmediği, ancak 20.01.2021 tarihli duruşmada kendisinin ve müvekkilinin yakınlarının ölümü ve sağlık sorunları nedeniyle davalı tanıklarının beyanına karşı beyanda bulunamadıklarını ve yine aynı mazeretleri nedeniyle sözleşme aslını dosyaya mazeretleri nedeniyle sunamadıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. Dava, İİK72. maddesi uyarınca açılmış bulunan menfi tespit davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında, davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, takiplere konu 15.000,00TL bedelli iki adet çekten dolayı toplam 30.000,00 TL borçlu olunmadığının tespiti talebiyle dava açmış ise de; dava çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, çek bir ödeme vasıtası olduğundan kural olarak mevcut bir borcun ödemesi olarak verildiğinin kabulü gerektiğinden bunun aksini iddia edenin bu yöndeki iddiasını yazılı ve usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davacı tarafından imzası inkar edilmeyen ve ihdas nedeni de içermeyen çek niteliği taşıyan belgeye karşı davacının iddiasını ancak yazılı delil ile kanıtlayabileceği nazara alındığında, davacı tarafından iddiasını kanıtlayacak yazılı delil sunmak yerine iddiasını ispata yönelik olarak tanık deliline başvurmuş ve takip konusu çeklerin ortak iş yapmaya karar verdikleri davalı tarafa avans çeki olarak verildiğini ancak davalının anlaşmaya uymayarak iş yerine gelmemesi nedeniyle çekleri iade etmesi gerektiğini, ancak iade etmediğini, bu nedenle söz konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, dava konusu ve dosya kapsamı itibarı ile iddia edilen edilen husus tanık delili ile ispatlanamaz. Davalı taraf davacının dava konusu çeklerin birlikte ortak iş yapma konusunda yapılan anlaşmaya istinaden avans çeki olarak verildiği yönündeki iddialarını kabul etmeyerek çeklerin taraflar arasında imzalanan iş yeri devir sözleşmesi nedeniyle davalının alacağına karşılık davacı tarafından borcuna karşılık olarak verildiğini savunarak dosyaya devir sözleşmesinin görüntüsünü sunmuş; isticvap edilerek bizzat dinlenen davacı asile duruşmada devir sözleşmesinin görüntüsü gösterilmiş davacı asil sözleşme içeriğini ve imzasını kabul ile sözleşme aslının kendisinde olduğunu beyan ettiğinden, içeriği ve altındaki imzalar bakımından tarafların kabulünde olan devir sözleşmesi ile sahteliği ileri sürülmeyen ve imzası inkar edilmeyen toplam 30.000,00 TL bedelli iki adet çek üzerinde söz konusu çeklerin avans çeki olarak verildiğine dair herhangi bir ibarenin de bulunmadığı nazara alındığında, söz konusu çeklerin var olan borç karşılığında geçerli bir hukuki ilişkiye, iş yeri devir sözleşmesine istinaden davalıya olan borca karşılık olarak davacı tarafından keşide edilerek davalıya verildiğinin anlaşılmış olması karşısında, davacı tarafından söz konusu iki adet çek bedeli tutarındaki 30.000,00 TL borcun davacı tarafından davalıya ödendiğine dair yazılı belge veya her hangi bir kanıt sunulamamış olması karşısında; davacının takibe esas toplamı 30.000,00 TL olan 15.000,00 TL bedelli iki adet çekten dolayı borçlu olmadığını kanıtlayamadığı; ancak davalının iş yeri devri nedeniyle taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden borcuna karşılık olmak üzere söz konusu çeklerin davacı tarafından düzenlenerek davalıya verdiğini ve dava tarihi itibarı ile borcun devam ettiğini kanıtladığı kabul edilerek, takip konusu çek bedellerinden dolayı davacının davalıya borçlu olduğu kanaatine varan mahkememiz davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gerekli 59,30 TL harcın peşin yatırılan 512,33 TL'den mahsubu ile bakiye 453,03 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 48,60 TL giderin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 4.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı ve davalı tarafa iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/01/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/191, K. 2021/12, T. 20.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-191-e-2021-12-k-bf88703aecbd