İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 E. 2025/114 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/335
Karar No
2025/114
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/335 KARAR NO : 2025/114 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2022 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan davanın tam ıslahına yönelik dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı ... Şirketinden dilekçe ekinde de sunulu faturalarla alacaklı olduğunu, davacı şirket tarafından borçlu davalı aleyhine Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü’nün...-E sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davacı şirket tarafından itirazın iptali davası açılmakla davayı tam ıslah ile alacak davası olarak ıslah ettiklerini, davalı şirkete fatura bedellerine ilişkin faiz talebi de Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü dosyası ile bildirildiğinden faiz talebine ilişkin ihtar niteliğinde olduğunu, takip tarihinden itibaren alacağın ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini, takip konusu yapılan üç adet faturalar olduğunu, bu faturaların faturada yazıldığı üzere davacı şirket tarafından ... Selçuk içme suyu şebeke hattı çalışması ilgili düzenlendiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerin olumsuz neticelendiğini, davacı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibinden sonra da davacı şirket yetkilileri ve davalı şirket arasında görüşmeler yapıldığını, görüşmeler sonucunda da davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, zorunlu arabuluculuk sürecine gidildiğini ve arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, izah olunan nedenlerle davanın tam ıslah talebinin kabulü ile 320.000,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dava dilekçesi davalı yana usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça cevap verilmediği böylelikle dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlandığı anlaşılmış, usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiş ve davalının işbu davayı inkar çerçevesinde savunduğu kabul edilmiştir. DELİLLER: Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 22/03/2023 tarihli rapor, 19/05/2024 ve 02/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarının dosyaya kazandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine davacı yan kayıtlarını inceler şekilde kazandırılan 22/03/2023 tarihli raporda özetle davacı ticari defter ve kayıtlarının uyuşmazlık dönem tarihine yönelik usulüne uygun tutulduğu, davacının davalı aleyhine düzenlediği faturaların davacı kayıtlarında bulunduğu, davacı tarafça 2017 yılında davalı aleyhine toplam 2.031.000,00 TL tutarında fatura düzenlediği, davalı yanca 2017 yılı aralık ayında 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığı tespiti ile davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.031.000,00 TL alacaklı olduğu belirtilmekle birlikte davanın tam ıslahına yönelik aşamadan sonra davanın 2017 yılında davalı aleyhine düzenlenen 3 adet faturadan kaynaklı alacak olduğu anlaşılmakla hak kaybı yaratmamak açısından önceki rapor sunan bilirkişiye tevdi üzerine 3 fatura ile sınırlı olmak kaydıyla yeniden inceleme yapılmasının istenilmesi üzerine sunulan 19/05/2024 tarihli ek raporda kök raporda konu 3 adet fatura yönünden inceleme yapıldığı, değişikliği gerektirecek herhangi bir hususun bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmekle birlikte bu sefer Mahkememizce tam ıslaha yönelik sunulan beyan dilekçesi ekinde bildirilen muavin kayıtları ve ödemelerin davacı kayıtları ile karşılaştırılmasına yönelik beyan kapsamında yapıldığı belirtilen ödemeler yönünden dava konusu 2017 yılında davalı aleyhine düzenlenen 3 adet faturaya yönelik davalı ödemesi olup olmadığına dair tevdi üzerine önceki rapor sunan bilirkişi tarafından hazırlanan 02/08/2024 tarihli ikinci ek raporda ise sunulan davalı muavin kayıtlarına göre davacının davalı aleyhine 2017 yılında toplam 1.961.000,00 TL tutarında fatura düzenlemekle birlikte 2017 yılında davalı yanca toplam 874.999,82 TL miktarda ödeme yapıldığı, bu ödemeler haricinde davalı tarafta yer alan 31/03/2018 tarihli "boru teslimi şantiye " açıklamalı 725.000,00 TL ve aynı tarihli "ödenen işçilik virman" açıklamalı 900.000,00 TL tutarlı toplam 1.625,00 TL'lik kayıtlara ilişkin davalı yanca herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafça davaya konu edilen 30/04/2017 tarihli faturanın davalı kayıtlarında olmadığı, 04/01/2018 tarihli mutabakat belgesi içeriğinde yazılı olan 949.000,00 TL'lik davalı borcu ile az önce açıklaması belirtilen 1.625,00 TL'lik kayıtların çeliştiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde başlangıçta iş bu dava itirazın iptali istemi ile açılmış ise de sonradan davanın tam ıslahına yönelik sunulan dilekçe kapsamında olmak üzere; davalı yanın davaya cevap vermediği bu kapsamda inkar çerçevesinde savunduğu göz önüne alınmakla davanın tam ıslahı öncesinde oluşan durum kapsamında taraflara arasında ticari bir münasebetin bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Görülen lüzum üzerine davacı vekilinden sorulan soru üzerine iş bu dava ile talep edilen alacak bedelinin davacının davalıya aleyhine 2017 tarihinde düzenlediği ... seri nolu toplam bedeli 340.000,00 TL olan faturalardan kaynaklı olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın ... seri nolu toplam bedeli 340.000,00 TL olan faturalardan kaynaklı davacının davalıdan 320.000,00 TL'si kadar alacaklı olup olmadığı, taraflar arası ilişkinin hangi tarihte başladığı, söz konusu faturalara yönelik davalı yanca ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmadığının anlaşılması halinde talep konusu tutar kadar davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına yönelik açılan ticari ilişkiden kaynaklı alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar davacı vekili tarafından 15/04/2022 tarihli dava dilekçesi ile Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali davası açılmış ise de sonradan sunulan davanın tam ıslahına yönelik 13/05/2023 tarihli dilekçe ile davanın alacak davasına dönüştüğü anlaşılmakla bu yönden uyuşmazlık tespiti ile inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Mahkememiz davalısı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca ticari defter ve belgelerin ibrazına dair ihtaratlı süre verilerek çıkarılan davetiyenin muhatap davalıya 20/09/2022 tarihinde tebliğ edilmekle birlikte bu istemin yerine getirilmediği gibi herhangi bir mazerette bildirilmediği anlaşılmakla söz konusu yasa maddesine göre incelemesi yapılan davacı kayıtlarının da usulüne uygun tutulduğu göz önüne alındığında iş bu uyuşmazlık yönünden davacı kayıtlarının yasanın 222/3 maddesi gereği sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce davalı yanca sunulan beyan dilekçesindeki ekindeki muavin kayıtlarda olmakla birlikte davacı kayıtlarında buna dair herhangi bir hususun bulunmadığı ve ancak davalıda görülün ödeme kayıtları ile söz konusu 1.625.000,00 TL'lik kayıtların birbirleriyle çeliştiği anlaşılmakla hak kaybı yaratmamak için bu kayıtlara dair bilgi ve belge sunumu için verilen kesin süre içerisinde herhangi bir belge sunulmadığı gibi ihtarat gereğinin neticesi olarak taraflar arasındaki 04/01/2018 tarihli mutabakat belgesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosya tarafları arasında Selçuk ... İçme Suyu şebeke hattı çalışmasına dair ticari bir münasebet kurulduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine 2017 yılında toplam 2.031.000,00 TL tutarında fatura düzenlediği, her ne kadar davalı yanca sunulan muavin kayıtlarda dava konusu 30/04/2017 tarihli 120.000,00 TL bedelli fatura kayıtlı değil ise de az yukarıda belirtildiği gibi usulüne uygun çıkarılan defter ihtaratına rağmen oluşan durum sebebiyle davacı kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla söz konusu fatura ile konu edilen diğer 2 adet faturadan dolayı fatura içeriği hizmeti davalıya verildiği, her ne kadar davalı kayıtlarında davacıya 874.999,82 TL miktarda ödeme yapıldığı anlaşılmakta ise de davacı kayıtlarında bu tutar 1.000.000,00 TL olduğundan bu anlamda davacı kayıtlarındaki ödemeye itibar edilmekle birlikte yapılan ödemenin 6098 sayılı yasanın 102. maddesi kapsamında düşünüldüğünde dava konusu edilen 2017 yılı Mart ayı 2 adet fatura ile aynı yıl Nisan ayında düzenlenen 1 adet fatura toplamı olan 340.000,00 TL'lik alacak tutarını sona erdirdiği gözükmekte ise de taraflar arasındaki 04/01/2018 tarihli mutabakat belgesi içeriği göz önüne alındığında davalının davacıya borcunun kabul edildiği miktar olan 949.000,00 TL'lik alacağın aynı zamanda bu faturaları da kapsayacak şekilde borç ikrarı olduğundan ve bu tarihten sonra yapılan herhangi bir ödeme olmamakla birlikte yukarıda belirtildiği gibi 1.625.000,00 TL'lik kayıtlara dair davalı yanca herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden kaydın davacıyı bağlamadığı değerlendirilerek söz konusu bu 3 adet faturanın mutabakat belgesi içeriğine dahil edilmediğini söylemenin belge içeriği kapsamında yerinde olmayacağı anlaşılmakla davacının talebe konu ettiği 320.000,00 TL'lik miktar yönünden davalıdan alacaklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte davacı yanın davanın tam ıslahına yönelik dilekçesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde tam ıslah konusu edilen husus yönünden alacaklı olduğu kanaatine varıldığından tam ıslah sebebiyle davacı yandan alınan teminatın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine de ayrıca karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile 320.000,00 TL'nin 04/03/2021 tarihinden itibaren 6102 sayılı yasanın 1530/7. Madde gereği mal ve hizmet tedarikine ilişkin hüküm kapsamında temerrüt faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 21.859,20 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 5.464,80 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 16.394,40 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, - Fazladan alındığı kanaatine varılan 113,08 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 5.658,58 TL (5.577,88 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 2.433,50 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 8.092,08 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - 31,00 TL tutardaki davanın tam ıslahından önceki davalıya çıkan dava dilekçesi tebligat bedelinin davacı üzerinde bırakılmasına, - Davacı yandan alınan teminatın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde iadesine, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 51.200,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 2.400,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/335, K. 2025/114, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-335-e-2025-114-k-b2a7b026eb2c