İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/509 E. 2024/909 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/509
- Karar No
- 2024/909
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/509 Esas KARAR NO : 2024/909 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı arasında...Üretim sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşme asılları ve ekleri Kiraz ve Ödemiş İlçe Tarım Müdürlüklerinde bulunduğunu, sözleşmeler 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında geçerli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca davalı firma, davacıya teslim edilmek üzere çiğ süt temin ederek davacıya satacak, davacı şirket de satın aldığı çiğ sütlerin bedellerini davalıya ödeyeceğini, sözleşme kapsamında davalı firma günlük 19.000 Litreden aylık toplam 570.000 Litre çiğ sütü sözleşmelerdeki usul ve esaslara uygun olarak davacı müvekkiline teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki Çiğ Süt Üretim Sözleşmesinin 14.1 maddesine göre, herhangi bir sebep belirtmeksizin taraflar sözleşmeyi ancak karşılıklı uzlaşı ile fesh edebilirler. 14.2 maddesine göre, taraflardan herhangi biri sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birine kısmen veya tamamen uymadığı taktirde, diğer taraf akde aykırılığın giderilmesi için yazılı olarak 3 iş günü bir süre verir ve bu süre içerisinde akde aykırılığı giderilmemesi halinde sözleşmeyi fesh etme yetkisini kullanır. Mezkur sözleşmenin cezai şart başlıklı 15.1 maddesi hükmü uyarınca, bu sözleşmenin 14.3.1'inci maddesinde belirtilen mücbir sebepler dışında bu sözleşme kapsamında üretilen ürünün satımından vazgeçen üretici (davalı) için, satımından kaçınılan ürün miktarının sözleşmedeki bedelinin %20 si oranında ceza koşulu belirlendiğini., sözleşmenin 6.1 maddesinde çiğ sütün litre fiyatı 13,70.-TL olarak belirlenmiş ise de 6.2 maddesinde bu sözleşme süresi içerisinde tarafların anlaşması durumunda sözleşmenin 6.1 maddesinde belirlenen fiyatta güncelleme yapılabileceğini belirtildiğini, nitekim ekte sunduğumuz faturalarda görüleceği üzere taraflar arasında 2024 yılı şubat ayından itibaren için taraflarca çiğ sütün litre fiyatı 15,50.-TL olarak güncellendiğini, müvekkili tarafından, davalıya gönderilen Afyonkarahisar... Noterliği'nin 25.03.2024 tarih ve...yevmiye no lu ihtarnamesi ile davalının 2024 yılı Mart ayı başından beri davacıya teslim etmesi gereken çiğ sütlerin halen teslim edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği 2024 yılı Mart ayı için davacıya teslim edilmesi gereken çiğ süt miktarının 570.000 Litre olduğunu, 2024 yılı Mart ayı sonuna kadar taahhüt edilen 570.000 Litre çiğ sütün davacıya teslim edilmesini aksi taktirde cezai şart tahakkuk ettirileceği ve sözleşmelerin feshedileceği ihtar edildiğini, bu ihtarnamemiz davalı yana 28.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, karşı taraf 25.03.2024 tarihli ihtarımızı 28.03.2024 tarihinde tebellüğ ettikten sonra, İzmir... Noterliği'nin 03.04.2024 tarih ve... yevmiye no lu ihtarnamesi ile verdiği cevabında; (taraflar arasındaki sözleşmelerin hangi şartlarda feshedilebileceği ilgili sözleşme hükümlerinde açıkça belirtilmesine rağmen haksız olduğunu gayet iyi bildiği halde, ilgili sözleşme hükümleri ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacak şekilde) tek taraflı irade beyanında bulunarak ve hiçbir gerekçe göstermeyerek taraflar arasındaki çiğ süt üretim sözleşmesini 05.03.2024 tarihinde sözlü olarak feshettiğini ileri sürdüğünü ve 25.03.2024 tarihli ihtarnamemizdeki taleplerimizi haksız ve hukuka aykırı olarak yerine getirmediklerini, davalının, 05.03.2024 tarihinde sözlü olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmesi sözleşme hükümlerine ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacı /müvekkili ilk ihtarnamesindeki talepleri karşılanmayınca Afyonkarahisar... Noterliği'nin 08.04.2024 tarih ve... yevmiye no su ile karşı tarafa ikinci kez ihtarname gönderdiğini, davacı müvekkilinin ikinci ihtarnamesinde, 2024 yılı mart ayı içinde toplam 570.000 Litre çiğ sütün kendisine teslim edilmesi taahhüt edildiği halde, davalının ilgili sözleşme hükümlerine aykırı davranarak 2024 yılı mart ayı içerisinde sadece 62.930 Litre çiğ süt teslim ederek asgari satış taahhüdüne uymadığından, taraflar arasında akdedilen ve Kiraz ve Ödemiş İlçe Tarım Müdürlüklerine teslim edilen Çiğ Süt Üretim Sözleşmeleri davacı tarafından haklı nedenlerle fesh edildiğini, aynı ihtarnamede davacı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, mezkur sözleşme hükümleri uyarınca 2024 yılı mart ayında davacıya teslim edilmeyen çiğ süt miktarının %20 si oranında KDV dahil 1.587.636,17 TL cezai şart bedeli borcunu ödemesi için ihtarnamenin tebliğinden itibaren davalıya 3 günlük süre verilmesine rağmen, davalı talep ettiğimiz cezai şart miktarını ödemeyerek 19.04.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, konunun çözümüne ilişkin arabulucuya müracaatta bulunmamıza rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve haklarımız ile nihai bilirkişi raporuyla ortaya çıkacak bedelleri ıslah etme haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00.-TL (İki yüz bin Türk Lirası) cezai şart alacağımızın davalının temerrüde düştüğü 19.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ve davacı şirket arasında Çiğ Süt Üretim Sözleşmeleri akdedilmiş olup, sözleşme asılları ve ekleri Kiraz ve Ödemiş İlçe Tarım Müdürlüklerinde bulunduğunu, müvekkili şirketin devlet destekli kanunen kurulmuş bir kooperatif olup alınan karar üzerine süt toplama yapılmayacağı ilgili sözleşmenin ifa edilemeyeceğini davacı şirket yetkililerine 05.03.2024 tarihi itibariyle sözlü olarak bildirdiklerini, davacı şirket tarafından Afyonkarahisar ... Noterliğinin 25 Mart 2024 tarihli...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilden cezai şart talep edildiğini, . davacı şirket yetkililerine, Mart ayında son teslim edilen sütten sonra başkaca süt gönderimi yapılamayacağı sözlü olarak bildirilmiş olmasına rağmen işbu kötü niyetli ihtarname keşide edildiğini, ilgili ihtarnameye cevap olarak ve sözlemenin feshedildiğinin yazılı olarak bildirildiği ihtarname İzmir ... Noterliğinin 03.04.2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiğini, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin kayıtlar ilgili ilçe tarım müdürlüklerine de bildirildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen cezai şart fahiş miktar olduğunu, müvekkil aleyhine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki ihtilaf çiğ süt üretimi ve satımı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115.maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 30/05/2019 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk hükümlerine tabi olup, taraflar arasında ihtilaf çiğ süt üretimi ve satımı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Özel hukuk hükümlerine tabi olan ihtilafta, davanın taraflarından olan davalc tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da 6102 sayılı TTK yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan (Yargıtay...HD ... K sayılı ilam) ve görev hususu resen inceleneceğinden mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilmesi hâlinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ... E imza¸ Hakim ... eimza ¸