İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/272 E. 2023/998 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/272
- Karar No
- 2023/998
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/272 Esas KARAR NO : 2023/998 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (EPK) uyarınca kurulmuş dağıtım şirketi olduğunu, dağıtım tesisinde kaçak elektrik kullanımının tespiti ve kaçak fatura tahakkuku ile görevli ve yetkili olduğunu, müvekkili şirketin kullanıcılarla arasında sözleşme ilişkinin olmadığını, davalı borçlu ... sözleşme hesap numarası ile elektrik hizmeti almakta iken tahakkuk eden fatura borcunu ödememesi nedeniyle 08.11.2021 tarihinde davalının enerjisinin kesildiğini, bunun üzerine davalı borçlunun elektrik enerjisini tekrar bağlamak suretiyle kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket görevlilerince Demircilik No:...Bayındır / İzmir adresinde bulunan mahalde yapılan kontrolde davalının 30.11.2021 tarihi ile 26.12.2022 tarihi arası sürekli enerji kesik kaçak kullanımı yaptığının tespit edildiğini, usulüne uygun düzenlenmiş kaçak faturasına konu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile yasal takip başlandığını, davalı borçlunun borca 26/12/2022 tarihinde haksız olarak itiraz ettiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk bürosunun başvuru yapılarak arabuluculuk süresinin başlatıldığını, 22/03/2023 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda anlaşma sağlanmadığını, somut olayda davalının mühür kırmak suretiyle kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, belirterek İzmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı borçlu aleyhine icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle toplam alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın, davacısı elektrik aboneliğinin sağlayıcısı olup müvekkilinin de tüketici vasfında olduğunu, dolayısıyla iş bu davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğundan davanın görevli mahkemede açılmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli olan tüketici mahkemesi gönderilmesine, davacı yan tarafından yapılan işbu davaya konu yapılan takiplerde takip dayanağı olarak... sözleşme hesap numaralı kaçak enerji tüketim bedelinin gösterildiğini, müvekkilinin ödenmemiş bir faturası, ne de kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, söz konusu sözleşme hesap numarasının faturaları müvekkiline ...Elektrik Perakende Satış A.Ş. adı altındaki şirket tarafından gönderildiğini, gönderilen faturalarda da sözleşme hesap numarası... şeklinde olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu faturaların düzenli olarak ödenmekte olduğunu, şirketin borç sorgulama hizmetine ilişkin tüm yöntemler ile ilgili sorgulama yapıldığında da müvekkilinin borcunun bulunmadığının sabit olduğunu belirterek, haksız davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir...İcra Müdürlüğünün...takip sayılı dosyası incelendiğinde; davacı davalı aleyhine toplam 9.103,99-TL üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/ borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalara göre; somut olayda uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı, yargılamanın bahsedilen temel hukuki ilişki kapsamında genel mahkemenin görevi kapsamında kaldığı uyuşmazlığın TTK' da düzenlenen dava türlerinden olan mutlak ticari dava veya davalı taraf gelen vergi kayıtlarına göre tacir olmadığından nispi ticari davadan kaynaklanmadığı anlaşıldığından; uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi halinde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilememesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden de bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023 Katip ...¸ Hakim ... ¸ E imza e imza