İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/792 E. 2024/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/792
- Karar No
- 2024/687
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/792 Esas KARAR NO : 2024/687 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :13/12/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı ... tarafından müvekkili aleyhine 16.400,00 - 16.400,00 - 46.400,00 bedelli 3 tane çeke dayalı olarak ... 32.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkilin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkiline karşı yine işbu dava ve icra dosyası ile taraf ve vekilleri aynı olan taraf, icra dosyasına istinaden ... 9.İcra Ceza Mahkemesi'nin ...Esas dosyası ile ''Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme'' suçundan şikayette bulunulduğunu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ... 9.İcra Ceza Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarihli gerekçeli kararında müvekkili aleyhine neticeten her bir çek için çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı kadar adli para cezasına hükmedildiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen adli para cezalarının 18/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin ... 9.İcra Ceza Mahkemesi'nin tarafından hükmedilen adli para cezalarını devlet hazinesine ödemek yerine yanılgıya düşerek ... 9. İcra Ceza Mahkemesinde görülen davada karşı tarafın vekili sıfatında bulunan ... banka hesaplarına ödediğini, bu bakımdan müvekkil tarafından yanılgıya düşülerek karşı taraf vekiline yapılan ödemenin devam etmekte olan ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına ilişkin ödeme olduğunu, müvekkilinin davalı ile karşılıklı olduğu icra ve ceza dosyalarında müvekkili aleyhine adli para cezası veya icra dosya borcuna istinaden bilinçsizce yapılan ödemeler ne icra dosyalarından mahsup edilmiş ne de devlet hazinesince tahsil edildiğini, müvekkilin, dosya kapatmak maksadıyla sürekli ödeme yaptığı halde davalının müşteki olduğu ceza dosyalarından hakkında yakalama kararı çıkmış olup icra dosyalarından da ödemeler mahsup edilmediğini, telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin durdurulmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz konusu miktar olan 88.248,18-TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, her ne kadar davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin başvuru formu dava dilekçesi ekine eklenmişse de sonuçlanmış bir arabuluculuk sürecinin mevcut olmadığı gibi dava dilekçesi ekinde de herhangi bir sonuç tutanağı bulunmadığını, davanın TTK 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve bu nedenle esas incelemesine geçilmeksizin davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, yine davacı tarafından somutlaştırılmayan delillerin ve dava dilekçesi ekine eklenmeyen veya başka yerden getirilmesi gereken delillere ilişkin açıklama yapılmayan delillerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının davasını açmada hukuki yararı olmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, dosya konusu ödemelerin ... 32. İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyasına istinaden yapıldığını gösterir herhangi bir somut delil bulunmadığını, dosya konusu ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere ödemelere ilişkin açıklama kısmına "...esas ... karar ... dava dosyasına istinaden yapılan ödemedir" ve "... esas ...esas ... esas açılan ve taksite bağlanılan ... adına dosyalara istinaden yapılan ödemelerdir ... dava ödeme bedelidir" şeklinde açıklama yazıldığını, davacı tarafın tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını beyanla davacının davasının usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacının en az %20 oranında aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, menfi tesit istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/3 maddesi uyarınca, ''Dava şartı noksanlığı, Mahkemece, davanın esasına girilmeden önce fark edilmemiş; taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ve Mahkememizin 23/05/2024 tarihli duruşma tutanağının (4) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekiline; Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(2).maddesi gereğince ''...arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin SON TUTANAĞIN aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunmasının, bu süre içerisinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin'' kendisine ihtarına (ihtar edildi)" karar verildiği, davacı vekilinin 23/05/2024 tarihli dilekçesi ile anlaşamama son tutanağını sunduğu, sunulan tutanak incelendiğinde tutanağın düzenlendiği tarihin 17/01/2024 olduğu, eldeki davanın 13/12/2023 tarihinde açıldığı ve davalının süresinde sunduğu 02/01/2024 tarihli cevap dilekçesi ile arabuluculuk dava şartı noksanlığını ileri sürdüğü keza davalıya yönelik eldeki davayı açmadan önce arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olduğu, davacı tarafın eldeki davayı açtığı gün arabuluculuğa başvurduğu, bununla birlikte yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2-3 maddeleri ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md.7/2 gereğince 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸