İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1092 E. 2024/1061 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1092
Karar No
2024/1061
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/1092 Esas KARAR NO : 2024/1061 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ".... Müvekkil... plakalı...markalı çekicinin (tırın) maliki olup, anılan araçla nakliye işi yapmaktadır. (EK-1 Araç Ruhsatı ve Vergi Levhası) meydana gelen trafik kazası sonucu anılan araçta hasar oluşmuş ve bu kapsamda müvekkil davalı şirkete başvuruda bulunarak, aracın gerekli bakım ve onarımını yaptırmıştır. Anılan bakım ve onarım kapsamında davalı şirkete, müvekkilin sigorta şirketince 270.923,48-TL ödeme yapılmış ve bu ödemeye ilişkin davalı şirket tarafından 13.09.2022 tarih ve...sayılı fatura düzenlenmiştir. Anılan fatura içeriğinden de anlaşılacağı üzere, aracın motor aksamı dahil bir çok parçası değiştirilmiş/tamir edilmiştir. Bu bakım/tamirden kısa bir süre sonra müvekkilin aracı arıza yapmıştır. Anılan arızanın tamiri için, araç bu kez Mersin ilindeki... servisine götürülmüştür. Burada yapılan incelemede, anılan arızanın daha önceden davalı tarafından tamir edilen motor aksamından kaynaklandığı, arızanın sebebinin davalı tarafından yapılan hatalı/kusurlu/ayıplı tamirden kaynaklandığı belirlenmiştir. Buna ilişki...servisinde tutulan tutanaklar ile yapılan tamirata ilişkin faturalara ve ödeme dekontuna ek-3'de yer verilmiştir. anılan faturalar incelendiğinde; 88.900,97-TL tutarlı 07/04/2023 tarih ve ... numaralı fatura ile 07/04/2023 tarih ve... numaralı 1.500-TL tutarlı fatura düzenlenmiştir. Öte yandan, ayıplı tamir nedeniyle ortaya çıkan söz konusu arıza, aracın yük taşımacılığı yaptığı esnada gerçekleşmiştir. Yükün bulunduğu dorse (römork) başka bir çekici (tır) ile bedeli mukabilinde varış noktasına götürülmüş, yük boşaltılarak mevekkile dorsesi Mersin'de teslim edilmiştir. Bunun karşılığında ise, müvekkil tarafından 07/04/2023 tarih ve ... numaralı fatura karşılığı olarak 22.880-TL ödenmiştir. Yine arızalanan söz konusu araç, başka bir çekici marifetiyle servis alanına taşınmış olup, bunun karşılığında ise, müvekkil tarafından 06/04/2023 tarih ve ... numaralı fatura karşılığı olarak 3.146-TL ödenmiştir. yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere müvekkil, söz konusu arızanın sebebini tamir sonrasında kendisine verilen tutanak ve bilgiyle haberdar olmuş ve davalı şirkete söz konusu ayıbı telefon ile bildirmiştir. Buna rağmen davalı üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiştir. Söz konusu zararın giderilmesi amacıyla, tarafımızca arabulucuya başvurulmuş, bu başvuru da anlaşamama ile sonuçlandığından işbu davayı açma zarureti doğmuştur. Hem düzenlenen fatura içerikleri hem de aracın tamir edildiği... servisinde düzenlenen tutanak incelendiğinde dava konusu zararın, davalının ayıplı tamirinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu zararımızın (tarafların tacir olduğu dikkate alınmak suretiyle) avans faiziyle tazmini gerekmektedir. Yukarıda sunulan ve açıklanan nedenlerle; Davamızın kabulü ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL nin zararın meydana geldiği 06/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini mahkemenizden vekaleten talep ederiz. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. GEREKÇE: Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Somut olayda; Davalının tacir olup olmadığı ve uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Odası ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmıştır. Gelen cevabi yazılardan davacının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydına rastlanmadığı, Muğla Esnaf Odasında kaydının bulunduğu görülmüş olup, Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda ise davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, yine yıllık gelir vergisi beyannameleri nazara alındığında iş hacminin tacir sınırını geçmediği görülmektedir. Sonuç Olarak; Eldeki dava Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Davacı tacir olmadığından, davalılardan birinin tacir olması davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirmez. TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK 114/1-c, 115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... eimza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1092, K. 2024/1061, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1092-e-2024-1061-k-4414543a88a9