İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1079 E. 2025/661 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1079
Karar No
2025/661
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/1079 Esas KARAR NO : 2025/661 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında at yemi satışına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından kısmi ödemeler yapılmış olup, ödenmeyen faturların olduğu ve cari hesap kaydı gereği davacı şirketin alacağının 540.802,00-TL olduğunu, cari hesap kaydı gereği takip tarihi itibariyle ödenmeyen 577.802,00-TL bedelin tahsili amacıyla, davalı şirket aleyhine İzmir.. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibine başlatılmış olduğunu, TTK m. 5/a gereğince, İzmir Arabuluculuk Bürosuna ... Arabuluculuk No.su ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, anlaşma sağlananamamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirketin İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... takip sayılı dosyasına vaki itirazının 540.802,00-TL üzerinden iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile İİK. M. 67/11 uyarınca davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalı şirkete aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirkete çıkarılan tebligatların TK 35'e göre tebliğ olunduğu ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: > Dava; cari hesaba dayalı icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesi uyarınca iptaline ilişkindir. > Takibe konu cari hesap ilişkisini oluşturan mübrez faturalar incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin yem satışına dair olduğu anlaşılmaktadır. Takip borçlusu davalının BORCA İTİRAZ ederken yanı sıra icra dairesinin YETKİSİNE DE İTİRAZ ETMİŞ OLDUĞU görülmektedir. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde GEÇERLİ BİR İCRA TAKİBİNİN BULUNMASI GEREKTİĞİ YÖNÜNDEKİ ÖZEL DAVA ŞARTI BULUNMAKTADIR. Bu nedenle öncelikle davalı/borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazı irdelemek gerekmektedir: "İcra Dairesinin Yetkisi"ne ilişkin olarak İcra İflas Kanunu'nun 50. Maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Buna göre; Mahkemelerin (İcra Dairelerinin) yetkisi 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin itirazın iptali ve alacak davaları alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde ikame edilebilir. Alacak bir para alacağı olduğundan İzmir... İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yapılan itiraz alacaklının şirket merkezi İzmir... İcra Müdürlüğü'nün adli yargı sınırları içerisinde bulunduğundan davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itiraz dikkate alınmamıştır. > Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir. > Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. > Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. > Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır: "1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." 4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. > Somut olayda; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 27.12.2022 tarihinde yapıldığı, takibin 28.12.2022 tarihinde durdurulduğu, itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 26.12.2023 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. > Mahkememizce aldırılan 29/04/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile davacı şirketin ticari defter kayıtlarının ve kaynağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle, 1) Davacı... Yem San. ve T.c. A.Ş.'nin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, 2022 yılı ticari defterlerinin ise Envanter Defterinin kanuni süresinden sonra açılış tasdiki yaptırılmış olduğu tespit edildiğinden 2022 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olup olmadığıSayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2) Taraflar arasında 03/2022 tarihinde başlayan ticari ilişkinin var olduğu, takip ve dava konusu yapılan cari hesabı oluşturan fatura ve fatura muhteviyatının davalı yanın kabulünde olduğu davalı yanın borca itiraz dilekçesinden tespit edilmiştir. Davalı yanın malın kusurlu olduğu yönündeki iddialarının hukuki yorumu Sayın Mahkemenize ait olup, davacı yanın cari hesabı incelendiğinde davalı yanca düzenlenen herhangi bir iade faturasının olmadığı, 3) Davacı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı ...Yem San. ve Tic. A.Ş.'nin davalı... Çift Şti.'nden 540.802,00-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. > Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davacının 2022-2023- 2024 yılı ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir. > Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür. > Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. > Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davanın KABULÜ ile; Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 540.802,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 108.160,40-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 36.942,18-TL harçtan peşin alınan 6.228,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 30.714,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 6.536,33-TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 85.120,30-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 4.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 1.059,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 5.059,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/07/2025 Katip... e-imza Hakim... e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1079, K. 2025/661, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1079-e-2025-661-k-13c5dcccf6f3