İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/334 E. 2018/882 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/334
Karar No
2018/882
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/334 Esas KARAR NO : 2018/882 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/03/2018 KARAR TARİHİ : 12/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, 08/10/2015 tarihinde müvekkil sigorta şirketine sigortalı aracın davalıya ait... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde sokağı geçmek istemesiyle müvekkil şirkete sigortalı minibüsün sol arka teker kısmına çarpması ve sigortalı araç sürücüsünün çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girdiğini, karşı şeritten gelen askeri araca banket üzerinden çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalıya ait aracın tespit edilemeyen sürücüsünün asli kusurlu olması sebebiyle müvekkil şirketçe sigortalı araç için ödenen 52.395,00 TL den sovtaj bedeli olan 16.700,00 TL ile karşı aracın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden rücü edilen 29.000,00 TL düşüldüğünde kalan bakiye 6.695,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini ve itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava, İİK 67. md uyarınca açılmış itirazın iptali istemine yöneliktir. Dava; araçta trafik kazası nedeniyle gerçekleşen zararın kasko sigorta poliçesi uyarınca sigortalıya ödenmesinden kaynaklı halefiyet ilkesine dayanılarak açılmış ödenen tazminatın zarara neden olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı tarafın sigortaladığı aracın hususi araç olduğu ve gerçek kişiye ait olduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta dava, halefiyet ilkesine dayalı ikame edilmiştir. Davacı, dava dışı sigortalısına ödeme yapmış, zarar sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü davalıya işbu davayı açmıştır. Halefiyet ilkesi gereğince sigortacı, sigortalısına ödeme yapmakla, sigorta ettirenin kendisine zarar verene karşı sahip olduğu tazminat isteme ve dolayısıyla dava hakkına sahip olur. Bu dava, her ne kadar halefiyet ilkesi uyarınca açılmış bir dava ise de esas itibariyle sigorta ettirenin davalı aleyhine açtığı bir davadır. Dava dışı sigorta ettiren gerçek kişinin hususi otomobilinde oluşan zarar tazmini istenmektedir. Halefiyet ilkesi uyarınca açılmış olması, sonuca etkili değildir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Dava dışı sigorta ettirenin tacir sıfatı bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, sözkonusu uyuşmazlık mutlak ticari davalar arasında yer almamaktadır. Sözleşmenin iki tarafının da tacir olması halinde ticari nitelik taşıyacaktır. Dava dışı sigorta ettiren tacir değildir. Mahkemece iddia, toplanan delillere göre, TTK'nun 5.maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, davacı şirketin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK.m. 1472 ile BK.m. 183 vd hükümlerine göre sigortalısının yerine kaim (halef) olduğu, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Esasen, 6100 Sayılı HMK'da da görev konusu, dava şartları arasında düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, 6102 Sayılı Kanunun 4-5 ile HMK'nın 1, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu itirazın iptali davasında HMK.114/1-c,115/2 mad gereği göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/07/2018 Katip ... E İMZA Hakim ... EİMZA

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/334, K. 2018/882, T. 12.07.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-334-e-2018-882-k-b30778e66c74