İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1150 E. 2024/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1150
- Karar No
- 2024/896
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1150 Esas KARAR NO : 2024/896 DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2018 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket eli davalılardan ... Su Ürünleri A.Ş.'den ticari ilişkilerinden dolayı ve bilirkişilerce belirlenecek miktar ile alacaklı olduklarını, davalı ... A.Ş. ile haricen yapılan görüşmelerde müvekkilini yaklaşık 10 aydır oyaladığını ve borcunu ödemediğini, ayrıca haricen öğrendiğimi üzere ... A.Ş. ticareti terk ederek ödemelerini tatil etmiş vaziyete olduğunu, gayri faal durumda olduğunu ve adresinin sürekli kapalı olduğunu, diğer davalı ... Ltd. Şti ise ... A.Ş. ile yıllara sari ticaret yapan ve cari hesaptaki alacağına karşılık borçlu şirketin ticari işletmesini EK’teki protokol uyarınca devralmış bir şirket olduğunu, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 44. Maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mütat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemeyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.”6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nun 202. Maddesi ise aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;“Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kaldığını, bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başladığını, davalılardan ... Ltd. Şti, davalılardan ... A.Ş’nin ticari unvanı ve borçları dışında neredeyse ticari faaliyetlerini kapsayan her türlü taşınır taşınmaz mal ve ekipmanlarını devralmış, devreden şirkette ise demirbaş olarak alacaklı bir güruh ve milyonlarca liralık borç kalmadığını, iş bu maddede anılan olgular İİK 280 kapsamında Ticari İşletme devri niteliğinde olduğunu, 3.devredilen malvarlığı ile ticari işletmenin devamı mümkündür. ayrıca borçlu ile devralan arasındaki ticari ilişki de işletmenin devri hükmünde olduğunu, buna göre devralan şirket de işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, taraflar, aralarındaki devir işleminin bedelini ödenmiş gibi göstermek maksadıyla geçmiş dönemde aralarında bulunan ticari işlemlere dair ödemeleri bu sözleşme için yapılmış gibi gösterdiklerin, yani bir başka deyişle davalı ... Ltd. Şti., davalı ... Su Ürünleri A.Ş. ile önceden doğmuş cari hesabını fatura bedeli olarak gösterdiğini, bunlara ilave olarak davalılar arasında İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasını, muvazaalı şekilde açıldıklarını ve borçlu şirket ... A.Ş., diğer davalı ... Ltd. Şti.’ne 11.229.000,00 TL borçlandırıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve dava tarihinden itibaren en yüksek ticari mevduat faizi işlemek kaydıyla, icra takip dosyası alacağının işleyecek faizleri ile bu aşamada 1.000,00 TL’nin her iki davalıdan da müştereken ve müteselsilen (... Ltd. Şti yönünden BK 202’ye göre) tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının, diğer davalı (borçlu) ... firmasından alacaklı olduklarını iddia ettiklerini, oysa, dava dilekçelerinde sözünü etmedikleri İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... ve... E. sayılı takip dosyalarına bakıldığında ihtiyati haciz sonrası giriştikleri esas takiplerini henüz kesinleştiremediklerini, zira tebligatların borçlu asile değil usulsüz bir şekilde borçlunun ticari merkezinin bulunduğu adresteki muhtarlığa yapıldığını ve böylelikle “tebliğ yokluğu” oluştuğunun anlaşıldığını, her ne kadar bizim bu konuda bir itiraz hakkımız bulunmasa da tarafımıza yöneltilen davanın halli ve tarafımıza karşı açılan diğer davalarda ispat vasıtası olması bakımından önemli olduğunu düşündüğümüz bu hususu burada belirtmekte ve kayıt altına almakta fayda gördüklerini, davacının ticaret sicil kaydının tescil ve ilanına yönelik 13 Mart 2017 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde (EK-3/a,b Ticaret Sicili Gazetesi çıktısı) davacının işletmesinin açılış tarihi açıkça 24/02/2017 olarak yer aldığını, davacının icra takip dosyasına dayanak çeklerde keşide tarihlerinin bazılarının işbu işletmenin açılış tarihinden önceye rastladığını, davacı tarafından açılan dava TBK 202. maddeye dayandırıldığından müvekkil açısından bir tespit davası değil, eda davası olmak zorunda olduğunu, bunun için de öncelikle borçlusu durumundaki diğer davalı firmadan likit bir alacağının bulunması gerektiğini, oysa ki davacı taraf alacağını ispata yarar hiçbir belge ve kayıt sunmadığı gibi tarafımıza da dava dilekçesi ekinde alacaklarını ispata yarar hiçbir belge ve kaydında tebliğ olunmadığını, davacı tarafın belirsiz alacak iddiasında ise, yine bu kez açılan davada İzmir... İcra Müdürlüğünün... ve... E. sayılı dosyaları üzerinden (dosyalardaki 30/01/2018 tarihli kapak hesaplarına göre dahi) toplamda 1.166.685,65-TL “asıl” alacak iddiasında bulunmakta olduğunu, bunun davacı tarafından bilinebilir bir alacak olduğunu belirterek usuli ret nedenleri olarak belirttiğimiz hususlar yönünden tahkikat yapılarak davanın usul bakımından reddine, yargılamaya devam edilmesi ihtimalinde ise öncelikle İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi... E. sayılı dosyasıyla görülen tasarrufun iptali davalarının "bekletici mesele yapılmasına" ve nihayetinde haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, tazminat talep, karşı dava ve suç duyurusu dahil sair tüm yasal haklarımızın saklı tutulmasına, müvekkilin işbu dava nedeniyle zarara uğraması ihtimalinde bunların İİK md 283 gereği diğer davalı borçludan tahsiline, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, davacının davalılardan ... Su Ürünleri A.Ş'den olan alacağının diğer davalı ... .... Ldt.Şti.'den TBK'nun 202. Maddesi gereği müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... Su Ürünleri A.Ş'den ticari ilişki kapsamında alacaklı olduğunu, diğer davalının TBK' nun 202. Maddesine göre borçlu şirketin işletmesini devraldığını bu nedenle borçtan her iki şirketin sorumlu olduğunu iddia etmekte, davalı ... .... Ldt.Şti. Davacının kötü niyetli olduğunu, bazı demirbaşların diğer davalıdan devralındığını ancak işletmenin devrinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekiline alacak kalemini açıklamak üzere mahkememizce mehil verilmiş ve davacı vekili davalılardan ... Su Ürünleri A.Ş'den olan alacaklarının tamamının icra takiplerine konu edildiğini ve davanın kısmi dava olarak açıldığını beyan etmiştir. Asıl borçlu davalı şirkete ait demirbaşların ve/veya taşınmazların diğer davalıya devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin taraf ticari defterleri ve celp edilen takip ve İzmir... AH.' nin... Esas sayılı dava dosyası incelenerek TBK'nın 202. maddesi kapsamında bir ticari işletme devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ticari işletmenin bir işletme olarak devamını mümkün kılacak kapsam ve miktarda malvarlığı unsurlarının devredilmiş olup olmadığının işletme devrine konu demirbaş ve mallar tek tek incelenerek sadece söz konusu demirbaş ve mallar ile işletmenin devamının mümkün olup olmadığının incelenmesi için Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu Bilirkişiden alınan 30/05/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkeme “...Tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri incelenerek davacı ve davalılardan ... arasında düzenlenmiş faturaların taraf defterinde kayıtlı olup olmadığı, davalının davacıya borcu var ise miktarının ve işlemiş faiz tutarının (vergi dairesinden gelen kayıtlarda incelerek) hesaplanmasının istenmesine, Asıl borçlu davalı şirkete ait demirbaşların ve/veya taşınmazların diğer davalıya taraf ticari defterleri ve celp edilen takip ve İzmir ... AHM'nin ... Esas sayılı dava dosyası incelenerek TBK'nın 202. maddesi kapsamında bir ticari işletme devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ticari işletmenin bir işletme olarak devamını mümkün kılacak kapsam ve miktarda malvarlığı unsurlarının devredilmiş olup olmadığının işletme devrine konu demirbaş ve mallar tek tek incelenerek sadece söz konusu demirbaş ve mallar ile işletmenin devamının mümkün olup olmadığı hususunda rapor alınmasına, * Davalı ... tarafından düzenlenen faturaların Davalı ... firmasının Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, * Davalı ... T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi...K. Sayılı kararında Senet konusundaki 2 madde de yer vermiş olup “Daire içtihatlarımıza göre buna göre alınmış senetlerin muvazaalı olduğunun kabulü mümkün değildir.” Şeklinde görüş ve karar vermiştir. (EK7) *2.660.648 Euro değerindeki senetten kaynaklı Davalı Kemal Balıkçılığın rapor içinde detay verildiği üzere diğer Davalı ... tarafından ... firmasına taşınmazların fatura edilmesi, Faturaların kayda alınması ve havale ile ödenmesinden kaynaklı muhasebe hesabı sıfır olmakla birlikte, taşınmazların mülkiyetinin diğer Davalı ... tarafından ... firmasına devredilmemesi sonrasında yaşanan Hukuki işlemler (Yargıtay, Davalar, icra takipleri, taşınmazların ihale yolu ile satılması vb) sonrasında Davalı ... diğer davalı ... 'ndan Euro senet tutarı kadar yaklaşık alacaklı olacağı kuvvetle muhtemeldir. Sayın Mahkeme “Davacı ve davalılardan ... arasında düzenlenmiş faturaların taraf defterinde kayıtlı olup olmadığı,” - T.C. DİKİLİ KAYMAKAMLIĞI Mal Müdürlüğü Sayı:...)- ... tarih 11.04.2019 yazısında ... T.C., ... Vergi Kimlik numaralı mükellefi...'in 2015, 2016, 2017 dönemlerine ait BA ve BS formları paylaşılmış olup, Mali idare tarafından paylaşılan bilgilere göre Davacı ile Davalı ... firması arasında ticari ilişki mevcuttur. Davacının İcra dosyalarına göre de Davalı ... firmasından Alacağı olması kuvvetle muhtemeldir. Sayın Mahkeme “Asıl borçlu davalı şirkete ait demirbaşların ve/veya taşınmazların diğer davalıya devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin taraf ticari defterleri,” *-Asıl Borçlu ... firması Davalı ... firmasına bu raporun 4.2 / C.12 maddesinde belirtilen Ürün ve Sabit kıymetleri (taşınmazları) ticari defter kayıtlarına göre faturalama işleminin yapılmış olmakla birlikte taşınmazların devri konusunda sıkıntıların var olduğu, Devrin gerçekleşmediği taşınmazlar olduğu, Davalı ... tarafından ... firmasına EURO bazlı yapılan ödemeler olmakla beraber ... firması tarafından fatura edilen taşınmazlarda ve haklarda diğer davalı ... firması Alacaklıları tarafından icra takibi yapıldığından (EK 4-5-6 da detay verilen taşınmazları) Davalı ... icra dosyasından ihaleye girerek tekrar aldığı ve aynı taşınmaz için davalı ... firması Alacaklılara tekrar ödeme yaparak mülkiyet hakkına sahip olabilmek için aynı taşınmaz için 2 kere ödeme yaparak mülkiyet hakkına sahip olabildiği, *-Davalının EURO ödemeleri de göz önünde bulundurulduğunda rapor özelinde detay belirtilen tüm faturalara ait taşınmazların Davalı...n de yapılması gerektiği / Mülkiyet devrine ait ilgili taşınmazlara ait mülkiyet belgeleri tarafıma sunulmamış olmakla birlikte davalı ... tarafından paylaşılan bilgiler ve belgeler ışığında (Er son 3 adet gemi ile ilgili İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün —... sayılı dosyalardan gemilerin sicil kaydına haciz konmuş olduğu gemiler içinde satış süreci de göz önünde bulundurulur ise) taşınmazın mülkiyet devrinin yapılmamış olduğu, Sayın Mahkeme “Ticari işletmenin bir işletme olarak devamını mümkün kılacak kapsam ve miktarda malvarlığı unsurlarının devredilmiş olup olmadığının işletme devrine konu demirbaş ve mallar tek tek incelenerek sadece söz konusu demirbaş ve mallar ile işletmenin devamının mümkün olup olmadığı hususunda” «Sayın Mahkeme asıl borçlu ... firmasının mal varlığından, davalı ... firmasına devrettiği Ürün ve Sabit kıymetler (taşınmazları) sonrasında (Rapor özelinde paylaşılan detay bilgi ve belgeler ışığında ...' na ait taşınmazların Devir işlemi de tam olarak gerçekleşmediğinden) işletme devrinin tüm unsurları ile yapılmadığı konusunda Yargıtay kararının da (Bakınız Ek 7 Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020 / 6509 E. 2021/2749 Kararı- Madde 2) mevcut olduğu göz önüne alındığında bu konuda nihai kararın sayın Mahkemeye ait olacağı, tespit ve kanaatine varılmış " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Somut olayda, mahkememizce bekletici mesele yapılan İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyasının temyiz incelemesi sonucu Yargıtay ... H.D.' nin... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalılar arasındaki taşınır ve taşınmaz mal devirlerinin bir kısmında bedel farkı olduğu gibi İİK’nın 280/3 maddesinde belirtilen ticari emtianın önemli bir kısmının devrinin işyeri devri niteliğinde olmasına rağmen yasada aranan devir koşullarının gerçekleştiğinin iddia ve ispat edilemediği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile İzmir ... ATM' nin... Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın da aynı doğrultuda bulunduğu görüldüğünden davalılardan davalı ... ... A.Ş.' ne karşı açılan davanın ve diğer davalıya karşı davacının kesinlemiş takipleri bulunduğundan kesinleşen takiplere karşı alacak davası açması MK' nun 2. Maddesi gereği korunmayacağından bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirdiğinden ve tüm alacaklarına karşılık borçlu ... ... A.Ş. Aleyhine takipler başlattığından alacak miktarının belirlenebilir olduğu açık olduğundan kısmi davalarda dava konusu miktar üzerinden istinaf kanun yolunun açık ve/veya kapalı olacağı, eldeki davanın miktarı nazara alındığında ise kanun yolunun kapalı olması gerektiği kanaatine varılarak kanun yoluna ilişkin kazanılmış hak mümkün olmadığından hüküm verilen celsede ki kanun yolu bölümünün değiştirilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının her iki davalıya karşı açmış olduğu davasının ayrı ayrı reddine, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 391,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Ldt.Şti. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine, 5-Davalı ... Ldt.Şti. Tarafından yatırılan ve harcanan 120,00 TL posta ve diğer yargılama giderlerinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip... E imza Hakim... E imza