Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10519 E. 2023/13808 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10519
Karar No
2023/13808
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 202/1420 E- 2022/755 K : 30.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/ Bozulmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece "davanın kabulüne" dair verilen son karar; davalı asıl ... tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ten alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7738 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının borcu ödememek ve mal kaçırmak maksadı ile adına kayıtlı gayrımenkulünü düşük bedel ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, cebri icra yolu ile taşınmazın satılması için yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılara dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, ancak dava dilekçesine cevap vermedikleri anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.05.2016 tarihli ve 2014/892 E- 2016/490 K. sayılı kararı ile "usulüne uygun aciz vesikası ibraz edilmediği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli, 2017/3576 Esas ve 2019/10546 Karar sayılı ilamı ile; " Somut olayda davacının son celse 25.05.2016 tarihli borç ödemeden geçici aciz vesikası ibraz ettiğinin anlaşılmasına göre sunulan belgenin geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunun kabulü ile dava şartının gerçekleştiği düşünülerek işin esasına girilmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalılar arasında bulunan taşınmaz satışının dava dışı banka lehine verilen bono düzenleme tarihinden sonra gerçekleştiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda belirtilen taşınmaz bedeli ve davalılar arasında gerçekleşen satış bedeli arasındaki fark, davalı borçlunun dava dışı bankaya borçlarını ödememesi, davalılar arasında gerçekleşen satışın muvazaalı olmadığı hususunu ispat edici ve ortadan kaldırıcı herhangi bir delilin davalılar tarafından sunulmaması beraber değerlendirildiğinde davacının davasının kabulüne, Şanlıurfa İli, 8 Parsel sayılı taşınmazın 4/11 arsa paylı Bağımsız Bölümün 27.03.2014 tarih ve 13940 yevmiye nolu işlemle davalı ... tarafından diğer davalı ...'a yaptığı satış şeklindeki tasarrufun iptaline, davacıya Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7738 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ve iş bu dava için yapılan yargılama giderlerini de karşılayacak miktarda cebri icra satış yetkisi verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asil ... temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı asil ..., dava konusu gayrımenkulü satarak borçlarının bir kısmını ödediğini, mal kaçırma gayesi olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar mahkemece dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli fark olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içerisinde yer alan evraklardan, dava konusu gayrımenkulün kaydında yer alan 75.000 TL ipotek borcu ile beraber satın alındığının, ipotek borcunun da ödendiğinin anlaşılmış olmasına göre, dava konusu gayrımenkul ile ilgili İİK 278/2 hükmü gereğince bedel farkı olmadığının, ancak Esnaf ve Kefaletten gelen evraklarda davalı borçlunun davalı ...'ın kredi sözleşmesinin kefili olması hasebiyle, davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına, İİK 280/1 maddesi gereğince aralarındaki tasarrufun iptale tabi bulunmasına göre davalı asıl ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı asıl ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10519, K. 2023/13808, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10519-e-2023-13808-k-b8c2d4bb43e1