İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/714 E. 2023/406 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/714
- Karar No
- 2023/406
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/714 KARAR NO : 2023/406 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/02/2015 KARAR TARİHİ : 25/05/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar... İnşaat ve Turizm İşletme Tic AŞ-... adi ortaklığının İzmir Büyükşehir Belediyesinin İzmir... İstasyonları İkmal İşi İnşaatını üstlenen yüklenici olduğunu, davalıların İzmir Büyükşehir Belediyesinden müteahhit firma olarak üstlenmiş olduğu İzmir ...stasyonları İkmal İşine ait havalandırma, mekanik, tesisat, imalat ve montajlarını kapsayan mekanik işleri taşeron firma olarak müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin davalılar ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca tamamladığı işlerin faturalarını düzenleyerek teslim ettiğini, müvekkilinin ilk kısım işin tamamlanması ile hak ediş bedeli olan 252.246,24 TL'yi 11/06/2014 tarihinde... Nolu fatura düzenleyerek teslim ettiğini, söz konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine tarafların 18/07/2014 tarihli protokol ile ... 28/10/2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli çek ve ödemesi davalının tüm mekanik işlerin hak ediş bedeli olan 5.969.721,02 TL'nin İzmir Büyükşehir Belediyesince ödenmesine bağlanan müvekkiline teslim edilmeyen vadesi belirtilmeyen ... 152.000,00 TL bedelli çekin düzenlenerek fotokopisinin protokole eklendiğini, davalıların keşide ettikleri 28/10/2014 tarihli 100.000,00 TL'lik çeki ödemediklerini, protokolde belirtilen 152.000,00 TL'lik çekin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin son kısım mekanik işlere ait 209.263,76 TL bedelli 25/12/2014 tarihli hak ediş faturasını düzenleyerek davalılara gönderdiğini, söz konusu faturanın davalılara tebliğ edilip iade edilmediğini, İzmir Büyükşehir Belediyesindce müvekkilinin hak ediş alacağının da bulunduğu mekanik işlere ait 5.969.721,02 TL'nin davalılara ödendiğini, bu nedenle 18/07/2014 tarihli protokole dayanan 11/06/2014 tarihli ilk faturadan kaynaklanan 152.000,00 TL'nin ödenmesi için davalılara ihtar gönderildiğini, davalı... AŞ'nin hak edişin ödenmediğinden bahisle itiraz ettiğini, oysaki 5.969.721,02 TL 'yi İzmir Büyükşehir Belediyesinden davalıların tahsil ettiğini, söz konusu bedelde dava konusu yapılan müvekkilinin taşeron olarak yapmış olduğu havalandırma, mekanik, tesisat, yangın, imalat ve montaj işinin hak edişini kapsadığını, idarenin mekanik tesisatı kapsayan hak ediş bedelini ödemesinin işin mekanik yönünden müvekkilinin tamamladığının delili olduğunu, davalıların hak ediş bedeli olan 11/06/2014-25/12/2014 tarihli faturalardan kaynaklanan 461.510,00 TL hak ediş alacağının sadece 100.000,00 TL'sinin ödendiğini, kalan 361.510,00 TL hak edişin ihtarlara rağmen ödenmemesi nedeniyle İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile yapılan icra takibine borçluların gerçek dışı beyanlarla itiraz edip takibi durdurduğunu, mekanik tesisat işinin eksizsiz tamamlanıp davalılara teslim edildiğini, idarenin davalılara baskısı ile müvekkiline 18/07/2014 tarihli protokolde belirtilen ilk faturadan kaynaklı 03/03/2015 tarihli çeki teslim ettiklerini, ancak ikinci faturadan kaynaklanan ödemeyi yapamayacaklarını, maddi sıkıntı yaşadıklarını belirttiklerini, bu nedenle takip dosyasında belirtilen ilk faturadan kaynaklanan 152.000,00 TL alacak ve işlemiş faiz düşülerek ikinci faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için bu davanın açıldığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 211.397,71 TL alacağın tahsilini teminen davalıların itirazlarının iptaline % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı... İnş Ve Turz. İşl. Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkili firmanın davacı taraf ile imzaladığı sözleşmeye konu işlerin yapımı hususunda daha önce ... Kapı Mutfak firması ile anlaştığını, ancak söz konusu firma ile yapılan sözleşmenin feshedildiğini, bundan sonra... firmasından kalan işlerle ilgili davacı taraf ile sözleşme imzalandığını, davacının... firmasının müvekkili firma ile ilgili sözleşmesel bütün yükümlülüklerinden sorumlu olduğuna ilişkin taahhütname verdiğini,... firmasının yaptığı işlerle ilgili 2.573.04 TL borçlu bulunduğunu, davacının bu borçtan sorumlu olduğunu, davacı tarafın alacak hakkının doğmasının 14/02/2014 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı 18/07/2014 tarihli protokol hükümlerine göre sözkonusu işlerin tamamının bitirilip teslim edilmesi, kabulünün yapılması, kesin hesapların yapılıp onaylatılması ve kesin hesapların idarece onaylanması şartlarına bağlı olduğunu, kesin hesapların idarece onaylanmadığını, davacı tarafın kalan işlerle ilgili alacağına ilişkin yapılan protokolde belirtilen işleri tamamlaması şartı ile 252.000,00 TL alacağı öngörülerek işler tamamlanmamış olmasına rağmen 100.000,00 TL ve 152.000,00 TL'lik çeklerle ödeme yapıldığını, protokolde belirtilen kesin hesapların idarece onaylanması koşulunun henüz gerçekleşmediğini, ayrıca sözleşme gereği hak edişlerden % 5 kesinti yapması gerekirken bu kesintiler yapılmadan karşı tarafa fazla ödeme yapıldığını, bu ödemelerle ilgili dava ve faiz talep haklarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddine, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... İnşaat ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinin İzmir Karşıyaka olduğunu, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin olarak ise, müvekkili firmanın davacı taraf ile imzaladığı sözleşmeye konu işlerin yapımı konusunda... .. San Tic Ltd Şti ile anlaşıldığını,... firmasının sözleşmenin iptal edilmesine ilişkin dilekçesine istinaden... ile yapılan sözleşmenin feshedilmesinden sonra kalan işlerle ilgili davacı taraf ile sözleşme imzalandığını ve davacı yanın... firmasının müvekkili firma ile ilgili sözleşmesel bütün yükümlülüklerinden sorumlu olduğuna dair taahhütname verdiğini, söz konusu firmanın 2.573.04 TL borçlu bulunduğunu, davacının da 14/02/2014 tarihli taahhütnamesi gereği bu borçtan sorumlu olduğunu, davacının alacak hakkının henüz doğmadığını, alacak hakkının doğmasının 14/02/2014 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı 18/07/2014 tarihli protokol hükümlerine göre sözkonusu işlerin tamamının bitirilip teslim edilmesi, kabulünün yapılması, kesin hesapların yapılıp onaylatılması ve kesin hesapların idarece onaylanması şartlarına bağlı olduğunu, kesin hesapların idarece onaylanmadığını,... Mühendisliğin... firmasından kalan işlerle igili alacağına istinaden yapılan protokolde belirtilen işlerin tamamlanması şartı ile 252.000,00 TL alacağı öngörülerek işler tamamlanmamış olmasına rağmen 100.000,00 TL ve 152.000,00 TL'lik çeklerle ödeme yapıldığını, protokolde belirtilen kesin hesapların idarece onaylanması koşulunun henüz gerçekleşmediğini, ayrıca sözleşme gereği hak edişlerden % 5 kesinti yapması gerekirken bu kesintiler yapılmadan karşı tarafa fazla ödeme yapıldığını, bu ödemelerle ilgili dava ve faiz talep haklarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddine, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin davacı tarafa Davalı... İnşaat Turz. İşl. Tic AŞ ve ... aleyhine 209.263,76 TL ve 152.246,24 TL asıl alacak miktarları ve işlemiş faizler ile ihtar giderleri toplamı 364.887,29 TL üzerinden ilamsız takip yoluyla yapıldığı, davalı... A.Ş vekilinin borca davalı... Ltd. Şti vekilinin icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu belirlenmiştir. Makine Mühendisi ... ve SMMM ...'nun 18/04/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Dava konusunu oluşturan İzmir II.Aşama; ... İnşaatına ait keşif mahallinde yapılan incelemede "Havalandırma, Mekanik Tesisat, Yangın İmalat ve Montajlarını" kapsayan mekanik işlerin fen ve sanat kurallarına uygun şekilde "eksiksiz tamamlanmış ve çalışır durumda olduğu" tespit edildiği, Son hakediş olan 46 no.lu hakediş raporuna göre yapılan iş tutarı ile fiyat farkı toplamının 110.636.934,20 TL. olduğu, kesin hesap raporunun onaylandığı, Davacı... İnşaat ile Turz. İşl. Tic. A.Ş tarafından davalı... İnş. A.Ş.-... İnşaat Ltd. Şti. Adi Ortaklığı ile arasında imzalanan Uzman Ekip Sözleşmesi (Havalandırma, Mekanik, Tesisat, Yangın, İmalat ve Montajları Yapım İşi) çerçevesinde davacı tarafından 252.246,26 TL ve 209.263,76 TL(8/9) tutarında iki adet fatura düzenlendiği, Davacı tarafından düzenlenen, 252.246,26 TL tutarındaki faturanın dayanağının, 18/07/2014 tarihli ve davacı ile davalı arasında imzalanan Protokola dayandığı halde, 209.263,76 TL.’lık faturanın dayanağı bir tutanak, bir protokol veya bir hakkediş tespit edilemediği, Davacının ticari kayıtlarına göre davalıya düzenlemiş olduğu iki adet fatura diğer işlemler ile birlikte 174.968,12 TL alacağının bulunduğu, 209.263,76 TL’lık faturanın,... İnş AŞ-... Ltd. Şti. Ortaklığı tarafından, Karşıyaka... Noterinin 21.01.2015 tarih ve... no.lu ihtarnameler itiraz edilip, davacıya iade edildiği için davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, Davalının ticari kayıtlarına göre, 252.246,26 TL.’lık davacı faturası, diğer işlemler ve 252.246,26 TL’lık faturanın ödenmiş olması nedeniyle, davacıdan 53.300,98 TL alacağının bulunduğu, İ.İ.B. ile... İnş AŞ-... Ltd. Şti. Ortaklığı arasında düzenlenen 43,44, 45 ve 46 no.lu hakkedişlerin ardından düzenlen kesin hak ediş dosyasına göre mekanik işler toplamı, 5.899.096,66 TL. olarak bulunmuş, bulunan bu rakamın iki taraf arasında, 18.07.2014 tarihinde imzalanan protokolda belirtilen mekanik işlere ait mekanik keşfin toplamı olan, 5.969.721,02 TL’ye ulaşmadığı, dolayısıyla 209.263,76 TL.’lık faturanın düzenlenme gerekçesini oluşturmadığı tespit edilmiştir.2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. İtirazın iptali Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. 6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Hukuki dinlenilme hakkı MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir. 6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir. İspat hakkı MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. İspat yükü MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır. 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir. İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir. İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır. İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez. Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. İtirazın iptali davasının reddi halinde ise, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının cevap dilekçesinin talep sonucunda icra inkar tazminatı talep etmeli, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olması gerekir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt ise bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 15/09/2022 Tarih,... Karar sayılı kararında; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, dairemizin kaldırma kararındaki eksikliklerin de tamamlanmadığı, buna göre ilk derece mahkemesi kararının anılan eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere kaldırılması gerekmektedir. Yine aynı kararda; 1-Öncelikle; İzmir Büyük Şehir Belediyesi Banliyö ve Raylı Sistem Yatırımları Dairesi Başkanlığı'na yeniden yazı yazılarak, "davalı tarafa ödenen toplam hak ediş miktarı ile ilgili olarak kesin hesap raporunun onaylanıp onaylanmadığının, onaylanmış olması halinde tarihinin" sorularak, kesin hesap onay tarihinin net bir şekilde belirlenmesi, 2-Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı yüklenici tarafından yapılan mekanik işlerin toplam hak ediş bedelinin belirlenmesi, sonra tüm ödeme ve hak ediş belgeleri incelenerek sözleşme ve protokol hükümleri de dikkate alınmak suretiyle iddia olunan alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi bakımından, HMK'267.maddesine uygun oluşturulacak 3 kişilik konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla gerekirse yerinde keşif yapılarak rapor alınması, 3-Alınacak raporda; olası bakiye alacak belirlenmesi halinde, bu alacağın icra takip tarihi ve kesin hesap onay tarihi dikkate alınarak hangi tarihte var olduğunun irdelenmesi, buna göre mahkemece alacağın takip tarihinde muaccel olup olmadığının değerlendirilmesi, 4-Ayrıca; alacak tespiti halinde, düzenlenecek bilirkişi raporunda icra takibindeki faiz hesabının doğru yapılıp yapılmadığı da denetlenerek, uygun faiz hesabının da yapılması, 5-Bu açıklamalara göre düzenlenecek rapor değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. " şeklinde karar verilerek Mahkememizin... Karar sayılı kararı kaldırılmıştır. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda anılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda yapılan keşif neticesinde alınan raporlarda, davacının faturanın dayanağı bir belge ibraz edemediği, ilgili faturaya dair zaten davalıların iade yaptığı, hesaplanan mekanik işler toplamının davanın taraflarınca imzalanan protokolde belirtilen mekanik işlerin toplam bedeline ulaşamadığı, dosya içerisindeki belgelerden davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği, taraflarca bilirkişi raporuna da itiraz edilmediği, her iki taraf açısından rapordaki tespitleri kazanılmış hak doğurduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1)Davanın REDDİNE, 2)İcra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3)Alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 1.785,71 TL peşin karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 1.605,81 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4)Davalı... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yapmış olduğu 174,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5)Davalılar kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 32.595,68 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara VERİLMESİNE, 6)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır