İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/4 E. 2020/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/4
- Karar No
- 2020/321
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/4 Esas KARAR NO : 2020/321 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/01/2020 KARAR TARİHİ : 10/07/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın aracını müvekkili şirkete kaporta bölümüne onarım için getirdiğini, müvekkili şirketin aracını bitirme arefesindeyken davalı yanı aradığını ve aracın bittiğini beyan ettiğini, davalı yanın ise aracı yapmamasını, sebebinin ise ücretin yüksek çıkmasını bahane ettiğini, amacının onarılan bazı parçaların sigorta tarafından ücretsiz gönderilmesinin beklenilmesi olduğunu, müvekkili ile davalı yan arasında düzenlenen fatura anlaşmaya nazaran davalıya ait aracın kaporta işleri hususunda müvekkili şirkete yaptırıldığını, söz konusu emtiaların ücretinin peşinen ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki anlaşmaya binaen haciz yoluyla takip yapıldığını davalının itirazı ile takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava itirazın iptali davasıdır. Davacının bildirmiş olduğu tüm deliller toplanmış, dava tarihi itibariyle, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalının tacir sıfatıyla kayıtlı olup olmadığı, İzmir Vergi Dairesinden davacının ne tür bir deftere tabi olduğu, bilanço ve vergi matrahı olup olmadığı sorulmuştur. İzmir Vergi Dairesi'nin 08/07/2020 tarihli yazılarında, davalının gelir vergisi mükellefiyeti olduğunu, 03/01/2020 tarihi itibariyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu ve 2. Sınıf tacir sayıldığını, 2019 yıllık gelir vergisi beyannamesinde gayrisafi iş hasılatı tutarının 4.500,00 TL ve 01/03/2020 dönemi gelir geçici vergi beyannamesinde ise 1.800,00 TL olduğunun tespit edildiği yönünde bilgi verildiği görülmüştür. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/01/2020 tarihli yazılarında davalının tacir olarak kaydına rastlanmadığının bildirildiği görüldü. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenleme ile artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. 6102 sayılı TTK'nun 12.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicile tescil ettirilerek durumu ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Kanunun 15.maddesinde "ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan sanat veya ticaret ile uğraşan esnaftır." Mülga 6762 sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre Bakanlar Kurulunca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesinin arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. (TTK m.11/1-2) Tacir-esnaf ayırımı ise Vergi Usul Kanununa istinaden dava tarihi olan 2020 yılına ilişkin olarak birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve yıllık gayri safi hasılatının 140.000,00 TL'yi aşan esnafların tacir sayılacağı belirlenmiştir. Bir davanın yukarıda belirtildiği gibi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili bulunması gereklidir. Bu açıklamalara göre; somut olayda davalının tacir olmadığı, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2019 yılına ait dönem içinde elde edilen hasılat tutarı 4.500,00 TL, 01/03/2020 dönemi gelir geçici vergi beyannamesiin ise 1.800,00 TL olduğu, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2016 tarih, 2016/10789 Esas ve 2016/8226 Karar) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı aleyhine açılan davada; "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı aleyhine açılan davada; "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın Usulden Reddine, Kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi"ne gönderilmesine, Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüfküm altına alınmasına, HMK'nın 323. ve 331/2. maddeleri gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2020 Katip ... E imza¸ Hakim ... ¸e imza