İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/213 E. 2020/198 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/213
Karar No
2020/198
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/213 KARAR NO : 2020/198 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2020 KARAR TARİHİ : 22/04/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 21/04/2020 tarihli dilekçesinde; ... Kiralama A.Ş. İle davalı şirket arasında... Kurumlar Birliği'ne 05.08.2015 tarih ve...scil numarası ile tescil edilen.... sayılı ve yine Finansal Kurumlar Birliği'ne 16.03.2015 tarih ve... tescil numarası ile tescil edilen ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmelerinin imzalandığını , sözleşmeler uyarınca davalı şirket tarafından gerekli ödemelerin yapılmaması sebebiyle davalı şirketin temerrüde düşmüş olup, davalı şirkete ... sayılı sözleşme için Beyoğlu... Noterliğinin 20.09.2018 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi;... sayılı sözleşme için ise Beyoğlu ... Noterliğinin 20.09.2018 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmelerinin feshedildiğini , davalı şirket hakkında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Sayılı dosyası üzerinden 17.10.2018 tarihinden itibaren Geçici Mühlet; 04.01.2019 tarihinden itibaren kesin mühlet kararı verildiğini , Konkordato komiser heyetince davalı şirketten alacaklı olanların alacağını bildirmeleri için İİK m. 299 uyarınca yapılan ilanın bir örneğinin... Kiralama A.Ş.ye gönderildiğini , 29.02.2019 tarihinde... Kiralama A.Ş. tarafından tebliğ alındığını , tebligat uyarınca 08.03.2019 tarihli dilekçe ile... Kiralama A.Ş. Vekili Av.... tarafından alacak bildiriminde bulunulduğunu ,alacak bildirimi dilekçesinin ... barkod numarası ile Konkordato Komiser Heyetinden Av....'e gönderildiğini ve 13.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini , alacak bildirimi dilekçesine göre; davalı şirketin... Kiralama A.Ş.'ye 23.10.2018 tarihi itibariyle toplam 533.868,00 EURO + 1.158,00 TL borcu bulunduğunu , alacağın dayanağı belgelerin de alacak bildirimi dilekçesine eklendiğini , ... ... A.Ş.'nin... Bankası A.Ş.'ye devredilmesi ile beraber... ... A.Ş.'ye geçen davalı firmanın riskinin, bu kez Beyoğlu ... Noterliğinin 25.03.2019 tarih ... yevmiye nolu Temlik sözleşmesi ile... Bankası A.Ş. tarafından müvekkili Bankaya temlik edildiğinden; Davalı şirketin... Kiralama A.Ş.'ye olan riskinin müvekkili banka nezdinde devam ettiğini, bu sebeple 19.09.2019 tarihinde konkordato komiser heyetine ek alacak bildirimi dilekçesi gönderildiğini , 19.09.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin 629.970,00.-EURO + 32.245,00.-TL nakit borcunun müvekkili ... A.Ş. nezdinde devam ettiğinin bildirildiğini, bunlara rağmen Konkordato Komiser Heyetinin 04.11.2019 havale tarihi ile konkordatonun görüldüğü mahkeme olan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...sına sundukları nihai raporda "... Finansal Kiralama A.Ş. (Önce... Katılım A.Ş.ne daha sonradan ise alacak ...A.Ş.'ye devrolmuştur.) Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshine dair ihtarnameyi 20 Eylül 2014 (doğrusu 2019 olmalı, komiser heyetinin sehven 2014 yazdığı düşünülmektedir.) tarihinde keşide etmiş, finansal kiralara mevzuatı gereğince 60 gün sonra sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar etmiştir. 60 günlük süre konkordato müddet içinde sona ermiştir. Bu nedenle konkordatoya tabi borç olarak dava tarihi itibarı ile davacı şirketin defter kayıtlarında yer alan (dava tarihi döviz alış kuru) 532.361,40 TL alacak miktarı dikkate alınmıştır." şeklinde müvekkili Banka alacağının belirlendiğini ,görüldüğü üzere komiser heyetince davalı firmanın nakit borcunun olduğundan çok daha az olarak dikkate alındığını , İİK'nın Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk başlıklı 302. Maddesinin 6. Bendi "...Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır..." hükmüne havi olduğunu, ancak ne konkordato komiserliği ne de Mahkeme tarafından müvekkili Banka alacağının çekişmeli kısmı için hiçbir bildirim yapılmadığını , müvekkili Bankaya itiraz hakkı kullandırılmadığını , İcra ve iflas kanunu m. 302/6 maddesinin uygulanmadığını, bu sebeple toplantı nisabında da müvekkili Bankanın alacağının olduğundan çok daha az bir şekilde nisaba katıldığını , Konkordato Komiserliği tarafından alacak bildirim dilekçelerinin göz ardı edilmesi, müvekkili Bankanın alacağının 532.361,40 TL olarak, olduğundan çok az şekilde nisaba dahil edilmesi, üstelik İİK m.302 hükmünün uygulanmamasının açıkça yasaya aykırılık teşkil ettiğini , ayrıca bu haliyle müvekkili Bankanın çekişmeli alacağının miktarı konusunda çelişki mevcut iken alacaklılar toplantısının yapılmış olmasının da yasaya aykırı olduğunu , bu şekilde yasaya uyulmayarak yapılan toplantılar ve belirlenen çoğunluk çerçevesinde; söz konusu konkordato davasının 07.02.2020 tarihli duruşmasındaki karar ile; konkordato projesi gereğince davalı firmanın konkordatoya tabi borçlarını işbu karar tarihinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 2021 yılı Şubat ayından başlayarak, birer ay ile 24 eşit taksitte (2 yılda) geçici mühlet tarihi olan 17.10.2018 tarihinden itibaren faizsiz olarak her ayın son günü ödemesi şartı ile kabul edildiğini ve konkordato projesinin tasdik edildiğini, Konkordato projesinin tasdik edildiğine ilişkin Basın İlan Kurumunda 17.02.2020 tarihinde ilan yapıldığını , İİK'nın çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı 308/b maddesi; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir. " hükmüne havi olduğunu , dava açma süresinin 17.03.2020 tarihinde dolduğunu ancak dünyayı etkisi altına alan ve pandemi olarak adlandırılan Covid-19 salgını sebebiyle 26/3/2020 tarihli ve... mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durmuş olduğundan; yasal sürenin devam ettiğini , davalı borçlu firmanın defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını , alacak bildiriminin kabulü ve çekişmeli hale gelen alacağın kaydı için İİK m. 302/6 hükmü doğrultusunda karar verilmesi, İİK m. 308/b hükmü gereği çekişmeli alacağın talep gibi kabul edilmesi, depo edilmesi ve müvekkili Bankaya ödenmesi amaçları ile yasal süresi içinde Mahkemeye başvurma zorunluluğumuz doğduğunu , Konkordato talebinin görüldüğü Mahkemenin, konkordato tasdik kararı verirken müvekkili Bankanın itirazlarını ve alacak bildirimlerini dikkate almadığını , bu itirazlarla ilgili komiser heyetinden rapor alınmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini , yargılamanın sadece borçlu ve komiser beyanları esas alınarak yapıldığını ve alacaklıları hak kaybına uğratacak olan projenin tasdik edildiğini , davalının müvekkili Banka alacağının yapılandırılması için defalarca Müvekkili Banka ile iletişime geçmiş olup, müvekkili Bankanın alacağının komiser heyetinin belirttiği miktarın çok üstünde olduğundan haberdar olmasına rağmen hiçbir aksiyon almadığını , sessiz kaldığını , bu hususun dahi davalı borçlu firmanın alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile hareket ettiğini, mahkemeyi yanlış beyanlar ile oyaladığını ve kötüniyetli olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili Bankanın alacak miktarının defaatle bildirilmiş olmasına rağmen; davalı şirketin defter kayıtları göz önünde bulundurularak alacak miktarının yanlış kayıt altına alınmasının, sermayesi %100 kamuya ait olan müvekkili Bankanın telafisi imkansız zararlarına neden olacağını ,kaldı ki, İcra ve İflas Kanunu Komisyonu Başkanı ve Hukuk Muhakemeleri Tadil Komisyonu Başkanı olan... editörlüğünde değerli Profesörlerin ve Öğretim Üyelerinin katkılarıyla hazırlanan Yeni Konkordato Hukuku kitabına göre; "...Özellikle konkordatonun kabulü için gerekli çoğunluğun tespiti yabancı para alacaklarının biran önce Türk Lirasına çevrilmesini, yani alacak miktarının tespitinde eşit para biriminin kabulünü gerektirmektedir. Bu çerçevede ve kayıt tarihlerindeki farklılıklardan doğacak eşitsizlikleri önlemek için, yabancı para alacaklarının tüm alacaklılar için ortak bir tarihte Türk Lirasına çevrilmesi uygun olacaktır. Bu şekilde tüm alacaklılar için ortak tarih olarak, İİK m. 299'da öngörülen onbeş günlük alacak kayıt süresinin son günü esas alınabilir. Şu halde yabancı para alacaklısı alacağını komisere yabancı para olarak kaydettirecek, ama komiser onbeş günlük kayıt süresinin bitiminde bütün yabancı para alacaklarını o tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevirecektir..." (Adalet Yayınevi, Ankara,2018, syf 315-316) şeklinde açıklanmasına rağmen; konkordato komiser heyetinin tamamen hukuka aykırı bir şekilde müvekkili bankanın alacağını dava tarihi itibarı ile davacı şirketin defter kayıtlarında yer alan (dava tarihi döviz alış kuru) 532.361,40 tl olarak dikkate aldığını ,hem alacak miktarının hem de yabancı para alacağının Türk Lirasına çevrilme tarihinde komiser heyetince yanılgıya düşüldüğünü , mahkemece de bu hukuka aykırılığın düzeltilmediğini , müvekkili banka alacağı için bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını , Konkordato komiserliğince davacı şirketin sözlü beyanı ve defter kayıtları doğrultusunda işlem yapıldığını, Mahkeme tarafından da işbu tutuma müdahale edilmediğini, davalının sunduğu yanlış ve yanıltıcı beyanlar, proje ve ekleri ile ilk derece mahkemesini yanılttığını , konkordato komiserliği ve mahkeme tarafından ise, konkordato tasdik kararı verilirken bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verilerek konkordato projesinin tasdik edildiğini ,davalı ile gerek ...Finansal Kiralama A.Ş. arasında gerekse müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine göre; davalı firmanın değil...Finansal Kiralama A.Ş.nin ve müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının delil teşkil edeceği hükmünün yer aldığını , sözleşmelerin davalı firma tarafından özgür irade ile imzalandığını bu sebeple davalı firmanın defter ve kayıtlarının aksine müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, Konkordato komiser heyetinin mahkeme tarafından görevlendirmesi ile bir kamu hizmeti yerine getirdiğini ancak somut dosyada alacaklı müvekkili bankanın alacağının varlığını ve miktarını gösteren ve komiser heyetine sunulan belgeler incelenmeksizin salt borçlu şirketin beyanı ile hareket edildiğini ,Konkordato komiserliğinin, alacağın mevcut olup olmadığı, miktarının belirlenmesi hususunda ayrıntılı ve titizlikle görevinin gereklerini kanuna ve usule uygun bir şekilde yerine getirerek inceleme yapması gerektiğini ,borçlunun kötüniyeti ve konkordato komiserliğinin görevini ihmal sureti ile konkordatonun feshi vb. ağır sonuçlar doğurabileceğinden, alacaklıların da korunabilmesi için konkordato sürecinin sağlıklı, hukuka uygun ve titizlikle yürütülmesi gerektiğini ,Konkordato Komiserliği Ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik 8.maddesi:'' Komiser, görevini yerine getirirken aşağıdaki yükümlülüklere uymak zorundadır: a) Görevini kanun, bu Yönetmelik ve dürüstlük kuralları çerçevesinde tarafsız, objektif ve özenle yerine getirmek...'' hükmüne havi olduğunu, bu sebeplerle, konkordato komiserliğinin borçlunun defter ve kayıtları ile alacaklı tarafından sunulan bilgi ve belgeleri inceleme ve mahkemeye görüş bildirme yükümlülüğü bulunduğunu ,kanundan doğan bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi sebebi ile müvekkili kamu bankasının zararına sebebiyet verilmesi halinde, komiserler/ilgililer hakkında her türlü dava, şikayet ve tazminat talep haklarını saklı tuttuklarını , müvekkilinin fazlaya ve yanlış hesaplamaya ilişkin haklarımız saklı tutularak 23.10.2018 tarihi itibariyle toplam 533.868,00 EURO + 1.158,00 TL nakit olan alacağının tamamının ve bildirim tarihinden itibaren işlemiş/işleyecek faizi ile beraber müvekkili banka adına kaydının yapılması gerektiğini ,ayrıca, İİK 308/b maddesi; "...Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.” hükmüne havi olduğunu belirtmiş anılan madde uyarınca, Mahkeme tarafından çekişmeli hale gelen alacağın tüm faiz ve fer’ileriyle beraber, kararın kesinleşmesine kadar konkordato talep eden borçlu tarafından Mahkemece belirlenecek bir bankaya depo edilmesine, öncelikle borçlu tarafça depo edilen/edilecek tutarın akabinde ise tüm müvekkili Banka alacağının müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Karar sayılı ilamının UYAP suretinin incelenmesinde; davacının ... İnş. Müh. Tic. A.Ş., davanın Konkordato davası olduğu, 07/02/2020 tarihinde davanın kabulü ile davacı... İnş. Müh. Tic. A.Ş.'nin konkordato talebinin kabulüne, konkordatosunun İİK 306 maddesi uyarınca tasdikine karar verildiği, ilamda çekişmeli alacaklara ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça çekişmeli hale gelen davacı banka alacağının İİK 308/b maddesi gereği tespiti ve kaydedilmesi ile çekişmeli hale gelen alacağın işlemiş/işleyecek faizi ile birlikte İİK 308/b uyarınca konkordato talep eden borçlu tarafından mahkemece belirlenecek bir bankaya depo edilmesi ve borçlu tarafça öncelikle depo edilen/ edilecek tutarın akabinde davacı banka alacağının davacı bankaya ödenmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açılmış ise de; 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ' un 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK ya eklenen 5/A maddesinde " Bu kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır " düzenlemesinin bulunduğu, davacı tarafça açılan davanın İİK 308/b maddesine dayalı bir dava olup davanın genel hükümlere tabi bir alacak davası niteliğinde olduğu, davanın niteliği ve konusu itibariyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği ancak arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmeden eldeki davanın açıldığı, HMK nun 114/2 maddesinde " diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır " düzenlemesinin bulunduğu , söz konusu düzenleme göz önüne alındığında 6102 sayılı TTK ya eklenen 5/A maddesinde belirtilen dava şartının mevcut olmadığı , dava şartlarının varlığının HMK 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 51.434,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/213, K. 2020/198, T. 22.04.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-213-e-2020-198-k-74b8f72e3777