İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/303 E. 2020/18 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/303
- Karar No
- 2020/18
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/303 Esas KARAR NO : 2020/18 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/02/2016 KARAR TARİHİ : 14/01/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : Davalı ile müvekkili şirket arasında davalı tarafından işletilen balık restorantında müvekkili şirkete ait mamullerin satışı ile ilgili olarak 27.06.2013 tarihli satış noktası sözleşmesi imzalandığı, müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, kendisinden talep edilen ürün teslimlerini zamanında yaptığı, sözleşmede kararlaştırılan iskontoları uyguladığı, 100 kasa bedelsiz ürünü ve ürünlerin müşterilere soğuk ve sağlıklı sunulabilmesi amacıyla 1 adet emanet soğutucuyu davalıya teslim ettiği, ancak davalı sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediği, cari hesap borcunu vadesinde ödemediği, sözleşmede kararlaştırılan kotayı doldurmadan müvekkili şirketten mal alımını kestiği, davalı borçlunun sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle baştan verilen bedelsiz malların, cari hesap alacağının ve soğutucu bedelinin tahsili amacıyla İzmir ..İcra Müdürlüğü'nün ...ılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu, bu nedenle davalı borçlunun İzmir ...ra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapmış olduğu borca itirazlarının iptali ve takibin 7.042,78 TL üzerinden devamına, icra takibini sürüncemede bırakma kastı ve kötüniyetli itirazlar nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle: Davacı tarafın dava dilekçesi içeriğini kabul etmedikleri, beyanların gerçeklikten uzak olduğu, müvekkili yönünden icra dosyası içeriğinde mevcut itiraz dilekçelerinde yazılı olan nedenlerle iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... Sayılı Karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 26.04.2019 tarihli kararı ile "... davacının tacir olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu yönde bir araştırma da yapılmamıştır. Dava şartı olan görevle ilgili mahkemenin değerlendirmesinin denetlenmesi bakımından ticaret sicil kaydı, vergi kaydı, davalının hangi usulle ve hangi sektörde vergilendirildiği, VUK 77. maddesi kapsamında ticari işletme sahibi olup olmadığının karar yerinde tartışılmadığı gibi bu yönde hiçbir delil de toplanmadığı anlaşılmıştır. Oysa ticaret mahkemeleri TTK. 4. ve 5. maddesindeki düzenlemelere göre özel yetkili mahkeme olup ancak bu maddelerde sayılan ticari davaları görmekle yükümlü ve görevlidir. Dava şartı olan görev hususunda mahkemenin takdirini değerlendirebilecek hiçbir delil bulunmadığından dosyanın dava şartı yönünden delillerin toplanması bakımından 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurul'u Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret Sicil'e müzekkere yazılarak davalının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, dosyaya gelen 27.12.2019 havale tarihli cevabi yazıda ; ticaret sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davalının tacir olup olmadığının tespiti açısından Karşıyaka Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ilgili kayıtlar istenilmiş olup vergi dairesinden gelen 10.10.2019 tarihli cevabi yazıda davalının 25.05.2013 tarihinde işe başladığı ve 30.11.2016 tarihinde işini terkettiği, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2013 yılındaki gayri safi hasılatının 4.638,44 TL , 2014 yılında 5.472,75 TL, 2015 yılında 15.230,41 TL ve 2016 yılında da 10.727,47 TL olduğunun bildirildiği, bu kapsamda davalının bildirilen 2013 ve 2014 yılı gayri safi hasılatının 80.000,00 TL'nin altında, 2015 yılındaki gayri safi hasılatının 88.000,00 TL'nin ve yine 2016 yılında da 90.000,00 TL'nin olan bilanço hesabı esasına göre defter tutma hadlerinin altında olması nedeniyle 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Esnaf ve Sanatkarlar İle Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin" 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararı gereğince belirlenen limitler dikkate alınarak, davalının esnaf olarak faaliyet gösterdiğinin ve tacir olmadığının kabulü gerekmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda davacı taraf tacir ise de, davalının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.14/01/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza