İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1068 E. 2020/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1068
- Karar No
- 2020/703
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1068 Esas KARAR NO : 2020/703DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 04/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile...A,Ş arasında ... model iş makinasının aylık 10.000,00-TL+KDV bedelle kiralanması hususunda sözleşme yapıldığını, sözleşmenin kurulmasından sonra ...A.Ş'nin belirlediği nakliye komusyoncusu, taşıyıcı firma ve sürücü bilgilerini müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin kiralanan iş makinesini davalının gönderdiği... plakalı çekiciye teslim etmek suretiyle menkul kirasında mecurun kiracıya teslimi yükümlülüğünü TBK 301.maddesine göre yerine getirdiğini, taşıyıcıya teslim edilen iş makinesinin 08/08/2017 tarihinde Yalova ili, Çınarcık sınırları içerisinde çekiciye bağlı bulunan dorseden düşmek suretiyle uçurumdan aşağı yuvarlandığını ve ağır hasar gördüğünü, davalı taşıyıcı ...'i diğer davalı... A.Ş'nin temin ettiğini, meydana gelen hasardan nakliye komisyoncusu olan ... ile taşıyıcıyı tedarik eden davalı... A.Ş'nin sorumlu olduğunu, araçta meydana gelen hasar ile tamir süresinden kaynaklı kira kaybından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair alacak ve hakları saklı kalmak üzere HMK'nun 109.maddesine göre açılan davanın kabulüne, 18.000,00-TL zararın hasar tarihi olan 08/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın iş makinesinin kiralanması ile başlayan hasar sonucu uğranan zarar dolayısıyla açılmış olduğunu, TTK gereği taşıma işleri ve tazminat taleplerine ilişkin yine TTK'da bulunan hükümlerin uygulanacağının açık olduğunu, bu nedenle davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek davanın usulden reddini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ikame edilen davada davacının zarar tespitini hangi faktörlere dayanarak yaptığının anlaşılamadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya arasında bulunan ve davacının dava dilekçesinde dayandığı arıza onarımına ilişkin ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, gösterilmekte olan kalemlerin ve ücretlerin çok yüksek tutulduğunu ve yasal geçerliliğinin de olmadığını, müvekkiline ait tırda da dorsenin parçalandığını ve büyük hasar oluştuğunu, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taşınan eşyanın dorse içerisine güvenli şekilde sabitlenmediğini, davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin taşımaya konu makineyi şantiye alanına sağlam bir şekilde götürdüğünü, şantiye şefinin talimatları doğrultusunda aracın teslim edilmesi gereken yerden başka bir yere taşınmasının istenildiğini, hasarın da bunun sonucunda meydana geldiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüğünün şantiye alanına ulaştırma sona erdiğini,... Proje Taşımacılığı ve Yük.Müh.A.Ş.'nin kendisine zararını gidereceklerini ve nakliye bedelini de ödeyeceklerini söylediklerini ancak herhangi bir ödemede bulunmadıklarını belirterek, haksız ve yersiz açılan bu davanını öncelikle görevsizlik yönünden reddine, esasa girilecek olması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, kiralanan menkulün taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeniyle kira kaybı ve hasar bedeli isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. HMK'nun 4/a maddesi hükmüne göre,"kiralanan taşınmazların 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra iflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara" bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. HMK'da yapılan bu yasal düzenleme ile icra hukukundan kaynaklanan tahliye davaları hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar, tarafların sıfatlarına ve miktara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının... 170 model iş makinesini ... Proje Taşımacılığı ve Yük. Müh. A.Ş'ye kiraladığı, kiralanan makineyi kiracı tarafından temin edildiğini iddia ettiği nakliye komisyoncusu olan ...'e teslim ettiği, ...'in bu makineyi kiracı olan ...A.Ş'ye teslim edilmek üzere taşıdığı, iş makinesinin taşınması sırasında hasara uğradığı, davacının aracın hasar ve yararının aracın taşıyıcıya teslimi ile birlikte kiracı olan davalı ... A.Ş'ye geçtiği, taşıyıcıyı kiracı olan ...A.Ş 'nin temin ettiği, meydana gelen zararlardan hem taşıyıcı hem de kiracının birlikte sorumlu oldukları iddiası ile hasara uğrayan iş makinesi nedeniyle hasar bedeli ve aracın onarım süresi boyunca mahrum kaldığı kira kaybını taşıyıcı olan ... ile kiracı olan ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde talep ettiği, talebin İzmir.... Sulh Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasına kayıt edildiği, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 17/07/2018 tarih ve... karar sayılı ilamı ile taşıyıcı ... ile davacı arasında kira sözleşmesi bulunmadığı uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle taşıyıcı ... yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, ancak müteselsil sorumlular arasındaki ilişkinin aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma hali olduğu, zarar görenin, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebileceği, talebini, isterse tüm sorumlulara karşı bir arada tek dava ile isterse ayrı ayrı açacağı davalar ile ileri sürebileceği, zarar görenin birden fazla sorumluya karşı aynı davada birlikte dava açması durumunda, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; bütün taraflar ve talepler yönünden aynı mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözümlemesi gerektiği, bu hususun hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de bir sonucu olduğu, bu nedenle davacının taşıyıcı ve kiracıya yönelik müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayanan taleplerinin birlikte incelenmesi gerektiği, bu kapsamda kira sözleşmesinde hasar ve yararın hangi anda kiracıya geçtiği, taşıyıcının kiracı veya kiralayanla birlikte sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluğunun paylaştırılıp paylaştırılamayacağı hususlarının kira hukukunda uzman olan Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının hasar bedeli ile birlikte kira kaybını da taşıyıcı olan davalıdan talep ettiği dikkate alındığında mahkememizin dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli olmadığı, uyuşmazlığın HMK'nun 4/b maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI), Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA