Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/8 E. 2024/906 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8
- Karar No
- 2024/906
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/8 KARAR NO: 2024/906 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 01/11/2021 NUMARASI: 2020/704 Esas - 2021/849 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarınaİlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 29/05/2024 Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2014 tarihinde saat 10:25 sıralarında, Gaziantep İli 4. Org. Kavşağı istikametinde Araban Yolu üzerinde müvekkili şirketi nezdinde ZMSS Poliçesi kapsamında teminat altına alınan ... plakalı araç ile vefat eden dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza neticesinde kazaya karışan araçta bulunun dava dışı ...'nün vefat ettiği, davalılardan ...'nün babası, davalı ...'nün ise vefat eden ...'nün annesi olduğu, bilahare davalılarca müvekkil sigorta şirketine karşı, ...'nün vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma talebi başvurusunda bulunulduğu, yapılan yazışmalar sonucunda ... Sigorta A.Ş. tarafından davalılara toplamda 345.301,00 TL ödeme yapıldığı, sigortalı ile müvekkil sigortalı arasında akdedilen ZMMS poliçesindeki ölüm ve sakatlanma hallerinde kişi başına limit olarak 268.000,00 TL olarak belirlendiği, bu miktarın aşılması sureti 345.301,00 TL'nin hesaba yatırılmasının yüksek yargı kararlarına ve mesafete aykırı olduğu, sigortacının oluşan zarardan poliçe limitleri ile sorumlu olup bu miktarı aşan kısımdan işletenin sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkil sigorta şirketince ödenen 77.301,00 TL'nin davalılardan ödeme tarihi olan 22.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini ile müvekkil sigorta şirketine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın TBK madde 78. ve TBK 82. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Somut olayda davalılarca süresi içerisinde usulüne uygun olarak, zamanaşımı def'inde bulunulmadığı gibi kendilerinin de açık muvafakatinin mevcut olmadığını ayrıca ve açıkça re'sen de zamanaşımının nazara alınamayacağını, öncelikle sigortacı uğranılan gerçek zararın sigorta bedeline(poliçe limitine) kadar olan kısmını ödemekle yükümlü olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesine sebep teşkil eden hukuki olayın üzerinden yaklaşık olarak 4 yıl geçtikten sonra davalılar tarafından yapılan başvuru ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine başvuru yapılması TMK m.2 de yer almakta olup kanun koyucu tarafından "dürüstlük kuralı" şeklinde belirlenmiş olan "iyiniyet" hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, sigorta şirketlerinin bir limit ile sınırlı olduğunu ve bu limitin üzerinde bir bedel hesaplandığı zaman bu bedelden sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalılara dava dilekçesinin 02/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve zamanaşımı defi ileri sürmediği ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre mahkemece resen zamanaşımı değerlendirilerek karar verilmesi olanaklı değildir. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararının kapsam ve gerekçesine göre esasa ilişkin istinaf talepleri incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024