İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/998 E. 2025/297 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/998
- Karar No
- 2025/297
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/998 Esas KARAR NO:2025/297 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/12/2024 KARAR TARİHİ: 16/04/2025 Mahkememizde görülenTazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde, davalı ---- ait davalı ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın müvekkiline ait ------- plakalı ticari araca %100 kusurlu bir şekilde çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, mezkur kazada davalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şeklinin incelendiğinde, davalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu 84. Maddesinin (h, f) fıkrası ve diğer trafik kuralları hükümlerini ihlal ettiğini ve %100 asli ve tam kusurlu olduğunun ortada olduğunu, kaza sonrasında alınan ekspertiz raporuna göre müvekkiline ait araçta 228.170,53 TL hasar bedelinin meydana geldiğini, aracın değer kaybetmesinin nedeninin belirli olduğunu iddia ettiği anlamına gelmemek kaydı ve şartıyla 160.000,00 TL değer kaybı alacağının doğduğunu, müvekkiline ait ticari faaliyet gösteren ticari aracın kullanılmamasının nedeninin kazanç kaybı alacağının mevcut olduğunu, işbu ekspertiz raporu görüş bildiren mahiyette olduğunu, gerçek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin mahkemenizce alınacak bilirkişi raporu ile kesinlik kazanacağını, dava değeri belirsiz olduğunu, davalarının bu aşamada belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kazaya sebebiyet veren davalı araç sürücüsü ---- birlikte davalı araç sahibi ------kazadan sorumlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin, değer kaybı ve mahrumiyet bedelini kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte ödemek zorunda olduğunu, 6100 Sayılı HMK 107 Md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını belirlenecek miktar kadar arttıracağımızı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL kazanç kaybı bedelinin hasar tarihi olan 20.03.2024 itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ekli tensip zaptı davalılara tebliğ edilmiş, davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları,---- Başkanlığı,---- ve vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 20.03.2024 tarihli trafik kazası nedeni ile değer kaybı, kazanç kaybı ve hasar bedeli tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. ------- müzekkere yazılarak davacının esnaf kaydının bulunup bulunmadığının sorulduğu, müzekkere cevaplarının dosya içine alındığı, davacının esnaf kaydının bulup, gerçek kişi olup tacir olmadığı görüldü. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarına bağlı maddi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, trafik kazası sonucu aracının hasarlandığını, tamir mühletince araçtan mahrum kalındığını ve ticari gelir elde edilemediğini ileri sürerek aracın tamir mühletince mahrum kalınan kar kaybını, değer kaybını ve hasar tazminatını karşı aracın sürücüsü ve kayıt maliki olan davalılardan müşterek ve müteselsil tahsilini talep etmiştir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Ticari davalar ise TTK.'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bu maddenin 1. Fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Bir diğer ifadeyle dava konusu aracın ticari araç olması görevli mahkemenin ticaret mahkemesini görevli mahkeme yapmayacaktır. Mahkememizce tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti için müzekkereler yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı anlaşıldığından eldeki davaya genel görevli mahkemenin bakması gerektiği kanaati ile görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere -------Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 16/04/2025