İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/373 E. 2025/357 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/373
- Karar No
- 2025/357
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/373 Esas KARAR NO : 2025/357 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 30/05/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalıya 11 sene boyunca, triko tasarım ve üretimi yaptığını, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete mevsimsel olarak koleksiyon tasarladığını, davalının da müvekkiline kendi tasarımı olan koleksiyon ürünlerini müvekkile imal ettirmek sureti ile satın aldığını, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin çok uzun süredir devam ettiğini, aralarında güvene dayalı bir hukuk oluştuğunu, ancak davalının son 2-3 senedir müvekkiline koleksiyon tasarladığını, çeşitli bahaneler ile ürünleri müvekkilden almadığını, imalatını yaptırmadığını, müvekkilinin, davalının mağaza ve internet sayfalarında kendisi tarafından tasarlanan ve davalıya koleksiyon çerçevesinde sunulan ürünlerini aynı ve/veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerlerinin piyasaya sürüldüğünü gördüğünü, müvekkilinin 2 adet ürün bakımından davalıya ... 14. Noterliğinin ... tarih ve ... Nolu ihtarnamesi ile ihtarname keşide edildiğini, ihtarname akabinde asilin, davalı yetkilisi ile yaptığı telefon görüşmesinde davalı tarafça bu hususun kabul edildiğini, müvekkili ile görüşen davalı, bu durumu kabul etse de müvekkilinin durumdan uğradığı zararı gidermek istemediğini, müvekkilinin tasarımlarının tescilsiz tasarım olduğu, tasarımlarını her ne kadar piyasada satışa sunmamış ise de davalının, haksız rekabet oluşturan, iş bu davranışı ile tasarımı müvekkile ait olan ürünlerin aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek benzerlerini yaptırmak sureti ile müvekkilin maddi-manevi zararına neden olduğunu, bu durumun müvekkili zarara uğrattığını, kendisine kazanç ve kar sağladığını, koleksiyon başına yaklaşık 1.000$ masraf yapıldığını belirterek ileri de artırılmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat, bu durumun müvekkilini ziyadesi ile üzdüğünü, müvekkilin kendi emeği sonucu oluşturduğu tasarımların izinsiz şekilde kullanılmasının da müvekkilini manevi olarak zarara uğratığını, 20.000,00-TL manevi tazminat talepleri olduğunu belirterek fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı fiilinin hakız olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-maddi tazminat ile 20.000,00.-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; Davacının davayı açarken iddialarını ispatlar nitelikte deliller sunması gerektiğini, davacının tasarımların kendisine ait özgün tasarımlar olduğuna ilişkin tek bir delil sunamadığını, aynı zamanda davaya konu tasarımların davalıya kendisi tarafından sunulduğunu gösterir herhangi bir delil ve koleksiyon dosyası dosyada bulunmadığını, dolayısıyla davacı iddialarını ispatlar ve hukuki korumadan yararlanabilecek nitelikte bir talepte bulunmadığını, davacının ...’in triko ürettirdiği kişilerden/firmalardan biri olduğunu, firmaların ürettirmek istediği ürünlerle ilgili davacı gibi imalatçılara ne şekilde ürünler istediğiyle ilgili ön talimat verdiğini, imalatçıların ürün örneklerini hazırladıklarını ve fiyatlandırma yaparak firmaya sunduklarını, firma ürünleri inceleyip kumaş, renk, tasarım gibi konularda değişiklik yapılmasını istediği kısımlar varsa bildirdiğini, bu noktada imalatçıların tek başına hareket etmediğini, firmaların talimatlarını da göz önünde bulundurduklarını, dolayısıyla lüks marka tasarımlarındaki gibi bir süreç yürütüldüğünü, ürün ve fiyatta mutabakata varıldığı takdirde siparişin oluşturulduğunu, bu tür tasarımların birçok marka tarafından kullanılmasının tesadüf olmadığını, tekstil sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın ve tasarımcının takip etmekte olduğu ve üyeliği oldukça maliyetli olan WGSN isimli bir web sitesi kurulduğunu, bu web sitesi trendleri tahmin etmekte ve analitik veriler ortaya koyduğunu, bundan birkaç yıl sonra hangi renk, hangi model, kumaş, desen ve stilin trend olacağı buradan öğrenilebildiklerini, buna istinaden markalar üretimlerini şekillendirdiğini, bu nedenle birçok farklı markanın benzer koleksiyonlar üreterek aynı trendi yakaladıklarını, sektörde işleyişin bu şekilde geliştiğini, bu sebeple herhangi bir tasarımın, bu klasmanda üretilen ürünler için, özgün olduğu iddiasının yersiz olduğunu, davacının, davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, tazminat talebi açıklanırken kendisinin nereden geldiği belli olmayan ve hiçbir şekilde dosyaya sunulmayan üç koleksiyon için yapılan masrafları ve harcamaları gösterdiğini, manevi tazminat talebi için ise herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacının talebi koleksiyon için yaptığı masrafların ve manevi tazminat talebinin karşılanması ile sınırlı olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve... Karar sayılı ilamında "Dava tarihinden daha önce yürürlüğe giren 6769 Sayılı SMK'nın 59/2 maddesinde; "Tescilsiz tasarımın, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez." hükmünün bulunduğu, bu hüküm uyarınca artık tescilsiz tasarımların da, belirli koşulları sağlaması durumunda, 6769 Sayılı SMK'nın kapsamında korunacağı anlaşılmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere dava, tescilsiz tasarıma dayalı olarak açıldığından, dava konusu triko ürünlerin "tasarım" olup olmadığının, tasarım ise "tescilsiz tasarımın korunmasına ilişkin koşullardan yararlanıp yararlanamayacağı" hususlarının değerlendirilmesinin, SMK'nın 156/1. maddesi uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi tarafından yapılması gerekmekte olup, bu mahkeme İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleridir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme mahkemeye ait olduğundan, mahkemece İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun resen gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle mahkeme kararının kaldırılması, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunarak karar verilmesi için, mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 59/2 maddesinde "Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez." aynı kanunun 156/1 maddesinde "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davacının tasarladığı tescilsiz tasarımların, davalı tarafından haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığının beyan edilerek maddi ve manevi zararların tazmininin talep edildiği, mahkememizin ...Esas... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosya kapsamından davacının kendisine ait olduğunu iddia ve beyan ettiği tasarımların tescilsiz tasarım olduğu, yukarıda belirtildiği üzere yasal şartların sağlanması halinde tescilsiz tasarımın 6769 sayılı SMK kapsamında korunacağı, davaya konu davacı tarafından tasarlandığı iddia ve beyan edilen triko ürünlerin tasarım olup olmadığının, tasarım ise tescilsiz tasarım korumasından yararlanıp yararlanamayacağının istinaf ilamında belirtildiği üzere 6769 sayılı SMK'nun 156/1 maddesi kapsamında Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere, 1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır