İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/209 E. 2025/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/209
- Karar No
- 2025/8
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/209 ESAS KARAR NO:2025/8 DAVA:İtirazın İptali (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20.03.2023 KARAR TARİHİ: 07.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Şatış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin 16.06.2022 tarihinde teklif mektubu ve proforma çerçevesinde çeşitli modellerde ------ alım, satımı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma neticesinde ------ ekipmanların alımına ilişkin 16.06.2022 tarihli 36.000,00-USD bedelli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereğince ---------- davacı şirket tarafından davalı şirketin sözleşmede belirtilen banka hesabına 16.06.2022 tarihinde peşin olarak yatırıldığını ve davacı şirketin üzerine düşen edimini eksiksiz olarak ifa ettiğini, taraflarca imzalanan sözleşmede ürünlerin en son teslim tarihinin 30.07.2022 olarak belirlenmiş olmasına rağmen ilk sevkiyatın sözleşmede belirlenen tarihten bir ay sonra 02.09.2022 tarihinde gece yarısı yapıldığını, sözleşme gereği davacı tarafa satın alınan ürünlerin hepsinin tesliminin yapılması gerekmekte iken 02.09.2022 tarihinde davacı şirkete teslim edilen ürünlerin satın alınan ürünlerin yalnızca bir kısmı olduğunu, davalı şirket tarafından sözleşmenin gereğinin yerine getirilmediğini, ifa edilenlerin ayıplı mal olması nedeniyle bu mallara ilişkin açacakları dava hakların saklı tutulduğunu, bununla birlikte teslimat sonrası ürünler üzerinde yapılan incelemede ürünlerde ayıplarla karşılaşıldığını, ürünlerin ikinci el olduğunu ve davalı şirketin gerekli hassasiyetleri hiç göstermediğinin anlaşıldığını, teslimatın sözleşme de belirlenenden bir ay geç yapılması ve ürünlerdeki ayıplar nedeniyle davacı şirketin dava dışı iş sahibi şirketlerle sıkıntılar yaşadığını, davalı tarafın, ihtarnamelere cevaplarında samimi olmaması, pek çok kez durumu düzeltmeleri için kendilerine süre verilmesine rağmen eksikleri gidermeyerek tekrar tekrar süre istemelerinin davacıyı oyalamak amaçlı olduğunun anlaşılması, süreci sürüncemede bırakması, güven ilişkisinin zedelenmesi, kendisinden beklenen gerekli özeni ve hassasiyeti göstermemesi, sözleşme gereği sorumluluklarını ve edimin yerine getirilmesinde, sağduyulu, basiretli tacir olarak davranmaması gibi nedenlerle tacirin basiretli davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, tüm bu nedenlerle; davacının uğramış olduğu zaman, para ve itibar kaybı gibi zararlardan davalı tacir sorumlu olduğunu, davacının 16.06.2022 tarihli sözleşme gereği yükümlülüğü olan 36.000,00-USD bedelli ödemeyi davalı tarafa yaptığını fakat davalı taraf sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, basiretli tacir gibi davranmadığını ve teslim edilmeyen ürünlerin bedellerin davacı şirkete iade edilmesi için defalarca talepte bulunulduğunu, davalı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, davacının, davalı borçludan alacağını yasal yoldan tahsili cihetinde teslim edilmeyen ürünlerin toplam bedeli olan 7.880,00-USD'nin tahsili amacıyla, ------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak davalı tarafından herhangi bir delil, belge sunulmadan borca itiraz edildiğini, davalı borçlunun açtıkları takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia edilen hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafa keşide edilen ihtarnamede de iddia ettikleri teslim edilen ürünlerin tamamen orijinal olduğunu, herhangi bir ayıplı olma durumunun da söz konusu olmadığını, sözleşmeye konu işbu ürünlerin yurt dışı siparişi ile davacı firmaya özel olarak tedarik edildiğini, ----- marka -----------muadilinin olmayacağını, ürünlerin orijinal olduğu hususunda bilirkişiye de danışılabileceğini ancak davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde malların ayıplı olduğu iddia edilerek bu konuda dava açma haklarını saklı tuttukları iddia edildiğini, davacı tarafın teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, bu iddiaların dikkate alınmamasını, davacı tarafından teslim edilmeyen mallara ilişkin ödenen tutarın iadesine istinaden takip açıldığını ve itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği iddia ve talep edilmişse de, bu iddia ve taleplerin de reddi gerektiğini, cevap dilekçesi ekinde sunulan ve taraflarınca keşide edilen ----- yevmiye sayılı ihtarnamesinde de belirtildiği üzere, davacı tarafın-----yürüyen projesi için ürün talebi üzerine davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin ---- bulunmadığını,-------- tedarik edileceğini, talep edilen ürünlerin projeye özel gelmesi nedeniyle stok yapılmasına müsait olmadığını, ürünlerin yurt dışından sipariş verilecek olması nedeniyle ödemenin tamamını talep ettikleri bildirildiğini ve davacı şirket tarafından bu bilgilerin kabul edildiğini ve taraflarca buna istinaden sözleşme akdedildiğini, davacı taraf sözleşme konusu ürünleri başka bir firmadan talep ettiğini ve diğer firmanın bu ürünleri bulamadığı için davalı şirketten bu ürünleri talep ettiğini, davalı şirket tarafından da davacı tarafa, dava konusu ürünleri --------- buldukları ve talep durumunda sipariş verebileceklerinin iletildiğini, yurtdışına verilen siparişin firmaya özel olduğu için ve yurtdışı nakit çalıştığı için ödemelerin davacı tarafından yapıldığını, davalı şirket tarafından da söz konusu ödemelerin yurt dışı firmasına gönderildiğini, davacı tarafından daha sonra dava konusu ürünlere ilişkin sözleşmede yer alan iptal süresi geçtikten sonra sipariş iptali talebinde bulunulduğunu, buna ilişkin yazılı belgenin de cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu, davacı tarafından cayma hakkının süresinde gerçekleştirilmediğini, davacının dava konusu talep ettiği ürünlerin de yurt dışından sipariş edildiğinden ve ödemelerin yurt dışı firmasına yapıldığından davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından tamamen kötü niyetli bir şekilde ürünlerin teslim edilmediği ve buna ilişkin ödenen tutarın iadesi talep edilmekte ise de ürünlerin davacının talebi üzerine yurt dışından getirtildiğini ve gümrüğe kadar geldiğini, davacı tarafın bu aşamada dava konusu ürünlere ilişkin sipariş iptali gerçekleştirdiğini ve bu süreçte gümrükte kaldığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere ürünlerin teslim edilmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, işbu ürünlere ilişkin siparişin davacı tarafça hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin teslimi gerçekleşeceği sırada iptalinin talep edildiğini, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini gerçekleştirdiğini, davacı tarafın iddialarının aksine davalı şirketin maddi zarara uğradığını, davayı hiçbir şekilde kabul manasına gelmemekle beraber davacı tarafın kanuna aykırı bir şekilde herhangi bir neden olmadan sözleşmeden caydığını ve siparişi iptal ettiğini, bu durumda sözleşmeye aykırı davranan tarafın kendisi olduğunu ve davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, dönme hakkının belirli bir süre içinde kullanılması gereken bir hak olduğunu, davacı tarafından süresi içinde bu hakkın kullanılmadığını, gerçeğe aykırı iddialarla davalı şirkete kusur yüklenmeye çalışıldığını, tüm bu nedenlerle; davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edilen işbu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ----sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı ile davalının, 16.06.2022 tarihinde, teklif mektubu ve proforma çerçevesinde çeşitli modellerde -------- konusunda anlaştıklarını ve aynı tarihli 36.000,00-USD bedelli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereğince 36.000,00-USD'nin davalı şirketin sözleşmede belirtilen banka hesabına aynı gün peşin olarak yatırıldığını, en son teslim tarihinin 30.07.2022 olarak belirlenmiş olmasına rağmen ilk sevkiyatın sözleşmede belirlenen tarihten bir ay sonra 02.09.2022 tarihinde ve kısmi olarak yapıldığını, teslim edilmeyen ürünlerin bedellerin davacı şirkete iade edilmesi için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; ürünlerin davacının talebi üzerine yurt dışından getirtildiğini, gümrüğe kadar geldiğini, davacı tarafın bu aşamada dava konusu ürünlere ilişkin sipariş iptali gerçekleştirdiğini, ürünlerin teslim edilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların ---------- kayıtları getirtilmiş, icra dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasında satış sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereği davacının davalıya 36.000 USD gönderildiği, sözleşmeye konu ürünlerin bir kısmının davacıya tesliminin gerçekleştiği, kalan kısmının ise davacıya teslim edilmediği/veya davacı tarafça teslim alınmadığı hususlarının ihtilafsız olduğu; davacının icra takibinde ve davada sadece teslim edilmeyen fakat bedeli ödenen ürünler bakımından talepte bulunduğu, ayıp iddiası ile ilgili haklarını saklı tuttuğunu belirttiği ve itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu anlaşılmakla, teslim edilen ürünlerin (geç teslim, ayıplı teslim iddiaları) dava konusu olmadığı; HMK 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; satış sözleşmesinin konusu olan malların ne kadarlık bir kısmının teslim edilmediği, teslimin yapılmama sebebi, davacının cayma hakkını süresinde kullanıp kullanmadığı, malları teslim almaktan kaçınıp kaçınamayacağı, davalının malları teslime hazır olması halinde malların teslim borcu yönünden alacaklı temerrürdünün mü, borçlu temerrüdünün mü gerçekleştiği, bu kapsamda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.------- esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacının "16.06.2022 tarihinde taraflar arasında imzalanan 36.000,00 USD bedelli ticari sözleşme gereği ödemesi yapılmış ve ekli listede yer alıp, hiç teslim edilmeyen ürünlerin 7.880,00 USD bedel alacağı" açıklamasıyla 7.880,00-USD asıl alacak üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Ddosyanın Emekli Gümrük müfettişi, sözleşme yorum ve denetim uzmanı ve Elektrik-Elektronik Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 02/10/2023 tarihli raporlarında özetle; "...A-Mali değerlendirme neticesinde; 1. Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı ---- yıllarına ilişkin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; Defter-i Kebir ve Yevmiye defterlerinin GİB onaylı e-defter beratları ile Envanter defterlerinin noter tasdiklerinin T.T.K’nu ve V.U.K’nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ----------- yıllarına ilişkin Defter-i Kebir ve Yevmiye defterlerinin GİB onaylı e-defter beratları ile Envanter defterlerinin noter tasdiklerinin T.T.K’nu ve V.U.K’nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. 2. Davacının Alacak Talebi Yönünden; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde; davaya konu ödemelerin davacı şirketin Azerbaycan Şubesinden gönderildiği, bu nedenle merkez şube kayıtlarında herhangi bir kaydın yer almadığı, ihtilaf konusu ticari işlemlerde mutabakat sağlayan,----tarihli belgede davalı şirket ile yapılan ticari ilişkiden kaynaklı gerçekleşen ödemelerin belirtildiği, bu kapsamda raporun 4.b. bölümünde detayı bulunan tabloda takip edilen hesap çizelgesinde davacının davalı taraftan 7.880,00 USD tutarında alacaklı gözüktüğü, raporun 4.b.2. bölümünde incelenen davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında ise 14.12.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirkete 7.880,00 USD tutarında borçlu gözüktüğü görülmüştür. B- Gümrük Kayıtları Yönünden; Yukarıda belirtilen gerekçelerle;------ tarihili sözleşme kapsamı, ihracat bedeli olarak peşin alınan 36.000,00USD, dan 7.880,00usd kısmına ilişkin eşyayı alıcısı -------- göndermediği; C- Sözleşme Yönünden; Davacı ile davalının toplam 36.000,00-USD değerinde malların alım-satımı hususunda 16.06.2022 tarihinde sözleşme imzaladıkları, sözleşmeye göre teslim tarihinin 30.07.2022 olarak kararlaştırıldığı, davacının 36.000,00-USD’lik ödemeyi davalıya yaptığı; fakat davalının toplam değeri 7.880,00-USD olan ürünleri sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi olan 30.07.2022 tarihinde ve sonrasında davalıya teslim etmediği, gümrük kayıtları ve ticari defter kayıtları da göz önünde bulundurulduğunda takdir sayın mahkemenizde olmak üzere davalının davacıya teslim etmediği ürünlerin değeri olan 7.880,00-USD tutarında borçlu olacağı; D- Elektrik Elektronik Mühendisliği Açısından: Davacının ürünlerin orijinalliği ile ilgili bir iddiası veya itirazı olmadığı, asıl olarak ürünlerin ikinci el yani önceden kullanılmış ürünler olduğuna itiraz ettiği anlaşılmakla, ürünler üzerinde fiziki kontroller yapılmasının çoğu zaman ürünlerin ikinci el olup olmadıklarına dair kanaate varılması için yeterli olduğu, ancak dosyada bu fikir verebilecek bir bulguya rastlanmadığı gibi, esasen davacının da kendisine teslim edilen ürünler ile ilgili bir ücret iadesi talebinin de olmadığı, dolayısıyla teslim edilen ürünler ile ilgili teknik bir uyuşmazlıktan bahsedilemeyeceği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 207 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşınır satışsözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alıcı, davalı satıcıdır.Satış sözleşmesi; satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmede borcun ifa edilmemesinin sonuçları genel olarak TBK'nın 112.vd.maddelerinde düzenlenmiştir.TBK'nın 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.TBK'nın 117/1. maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, ancak borcun ifa edileceği günün, birlikte belirlenmesi halinde bu sürenin geçmesi ile temerrüdün gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Şayet ifanın belirli süre içinde yapılması kararlaştırılmış ise, sürenin sonuncu günü dahi borç ifa edilmiş değilse, ihtara gerek bulunmaksızın borçlu temerrüde düşer ----------TBK'nın 106.maddesi gereği; Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. TBK 107. Maddesi uyarınca da, alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.TBK'nın 234/1. maddesinde ise; "Aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur." hükmü yer almaktadır. Menkul satışlarında alıcı ile borçlu aynı anda ifa ile yükümlü olup, bir başka deyişle satılan alıcıya teslim edildiği takdirde satıcı bedele hak kazanır. Ancak, TBK'nın 234. maddesinde belirtildiği üzere, aksine sözleşme yapılması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki 16/06/2022 tarihli sözleşme, proforma fatura ve eklerine göre; çeşitli sayı ve niteliklerde toplam 103 adet ----- konusunda tarafların anlaştıkları, teslim tarihinin 30/07/2022 olarak belirtildiği, sözleşme bedelinin 36.000,00-USD olup, peşin banka havalesi ile ödeneceğinin, --------- kadar olan masrafların davalı satıcıya ait olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.Sözleşme gereği davacının davalıya 36.000 USD gönderdiği, geç teslim ve ayıplı teslim iddialarının dava konusu olmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, satış sözleşmesinin konusu olan malların ne kadarlık bir kısmının teslim edilmediği, teslimin yapılmama sebebi, davacının cayma hakkını süresinde kullanıp kullanmadığı, malları teslim almaktan kaçınıp kaçınamayacağı, davalının malları teslime hazır olması halinde malların teslim borcu yönünden alacaklı temerrürdünün mü, borçlu temerrüdünün mü gerçekleştiği noktasındadır.Tüm dosya kapsamına göre; davalı taraf cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunuğu yazılı beyanlarında; gümrükte hazır edilen malların davacı tarafça teslim alınmaması ve sipariş iptali nedeniyle alacaklı temerrüdünün oluştuğunu iddia etmiş ise de; davacının kendi incelenen defterlerinde davalıdan 7.880,00-USD alacağının bulunduğu; davalının incelenen kendi ticari defterlerindede, davacının ---- takip tarihi itibariyle ------- kaydetmek suretiyle 7.880,00 USD alacak bakiyesinin bulunduğu, gümrük kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde, sözleşme kapsamı eşyaların, ---- tarih nolu fatura ile ------ nolu---- refakat belgesiyle, ------ tarih nolu fatura ile ------sayılı ihracat beyannamesiyle toplam 28.120,00-USD'lik kısmının alıcısına gönderildiği, bakiye kısmın ---- teslim edildiğine dair bir belge bulunmadığı, bu kapsamda teslim borcunu tam olarak yerine getirmeyen davalı satıcının temerrüde düştüğü; satıcının temerrüdü halinde TBK'nın 212/1.maddesi gereğince borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği; davacının malların bedelini peşin olarak ödemiş olmakla, yerine getirilmeyen kısmın karşılığı olan 7.880,00-USD'yi iade isteyebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş, itirazın haksız ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalının -------- sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince faiz işletilmesine, 2-Asıl alacak olan 7.880,00-USD'nin takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 9.870,06-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.731,85-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 735,67-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.402,54-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.467,52-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 10.460,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 25,60-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07.01.2025