İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/431 E. 2024/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/431
Karar No
2024/862
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/431 Esas KARAR NO: 2024/862 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 23/06/2024 KARAR TARİHİ: 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; 05.09.2023 tarihinde davacı şirketin sigortalısına ait dairede yangın hadisesi meydana geldiği, Yapılan incelemeler sonucu hazırlanan ekspertiz raporunda gelen yangın ihbarı üzerine 3 araç ve 7 personel ile saat 10:56’ da olay yerine intikal edildiği, varıldığında tek katlı ikametgahın banyo dahilinin alevli bir şekilde yanmakta olduğunun görüldüğü, yapılan müdahale sonrası banyo dahilindeki mobilyaların ve beyaz eşyaların yanarak, bina dahilinin yoğun dumandan islenmek, zeminlerinin ıslanmak suretiyle zarar gördüğü, bina girişine göre sağ taraftaki koridorda bulunan banyo bölümünün içerisinde üst üste konulmuş olan çamaşır ve kurutma makinelerinin olduğu yerde ağır tahribat ile temiz yanma emarelerinin görüldüğü, makinelerin yanında bulunan ahşap mobilyaların üstten aşağı doğru yandığı, elektrik kablolarında ısınmaya bağlı renk değişikliklerinin görüldüğü, yangının çamaşır makinesi üzerinde bulunan kurutma makinesinin elektrik tesisatında meydana gelen herhangi bir arızadan dolayı oluşan kısa devre sonucu yangının başlayarak banyo dahiline sirayetle geliştiği ifade edildiği, sigortalı konutun banyo bölümünde bulunan ----------- marka kurutma makinesi iç bünyesinde yaşanan kısa devrenin alevli yangın hadisesine neden olduğu anlaşıldığı, Bu hasar neticesinde davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen tazminat bedeli olan 130.695,62-TL tutarı için borçlu şirkete rücu edildiği, Yangın, kurutma makinesinin elektrik tesisatındaki arıza nedeniyle meydana geldiği için kurutma makinesini ayıplı olarak imal eden davalı ---------- Şirketi, meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davacı şirket ödediği tazminat bedeli için Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği, sigortalısına halef olup tazminat bedelinin rucuan tahsili amacı ile davalı ----------- ŞİRKETİ aleyhinde ----------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmişse de davalı-borçlu şirketin itirazı üzerine icra takibi durdurduğu, arabuluculuk süreci başlatılmışsa da taraflar arasında anlaşmaya varılamamış ve anlaşmaya varılamadığına dair arabuluculuk tutanağı düzenlenerek e-imza altına alındığı, Takibi sürüncemede bırakmak amacı ile icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği, Bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip bedelinin %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep dava etmişlerdir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle: Davacı taraf, sigortalısına yaptığı ödemenin rücuan tazmini talebiyle işbu itirazın iptali davasını ikame etmişse de, bilindiği üzere; halefiyet iddiasına istinaden ikame edilen davalar ticari dava sayılmdaığı, sigortalının tüketici olduğu göz önünde tutulduğunda; davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlanması gerektiğini, Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerektiği, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemediği, Davacı taraf, dava konusu olayın "-------------" marka kurutma makinesi nedeniyle gerçekleştiğini ileri sürmüşse de, dava dilekçesi ekindeki ekspertiz raporunda kurutma makinesine ilişkin herhangi bir detaya yer verilmediği, ekspertiz raporunda açıkça makinenin faturasının mevcut olmadığı belirtilmiştir. Davalı müvekkilin dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve zararın doğmasında kusurlu bulunduğu ispat edilemediğinden, rücu koşulları oluşmaması sebebiyle, davanın reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin tahsili amacıyla ---------- İcra dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir HMK'nın 1.maddesine göre görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde ki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a)Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedi Bundan ayrı; 28/11/2013 tarihli ----------- yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda davacı sigorta şirketinin sigortalısı gerçek kişidir. Dava dışı gerçek kişinin davalı şirketi karşı açtığı dava nispi yada mutlak ticari dava olması olmayıp, taraflar arasındaki ilişki dava dışı sigortalı yönünden bir tüketici ilişkisidir. Mahkememizin görevsizliğine görevli mahkemenin ----------- Tüketici Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ------------ TÜKETİCİ MAHKEMELERİNİN görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ----------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/431, K. 2024/862, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-431-e-2024-862-k-bd16bb47cf63