İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/417 E. 2025/342 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/417
- Karar No
- 2025/342
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/417 KARAR NO : 2025/342 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından kaçak elektrik kullanımına dair yapılan kontrollerde davalı borçlunun kayıtsız ve ekranı arızalı bir sayaçla kaçak elektrik enerjisi kullanımı gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve davalı adına 24.08.2022 tarihli Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanım sonucu tahakkuk ettirilen 24.08.2022 tarihli ve 33.774,70-TL tutarındaki faturanın zamanında ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalı borçlu aleyhine önce -----İcra Dairesi ----- sayılı dosyasından takibe başlanıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, davalı borçlu, davacı şirketin gönderdiği kaçak kullanımı sonucu tahakkuk ettirilen 24.08.2022 tarihli faturayı zamanında ödemeyerek ---- İcra Dairesi----- Sayılı dosyası ile başlatılan takibe kendisi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, icra takibine konu asıl alacak ve bu alacağa işletilen faiz, mevzuat hükümlerine uygun olarak tespit edildiğini, bu nedenlerle; davalı borçlunun kaçak kullanımı sonucu tahakkuk ettirilen 24.08.2022 tarihli faturaya istinaden başlatılmış olan icra takibine haksız itirazın iptaline, davalının icra takibini sürüncemede bırakmaya matuf itirazı aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğundan borcun likit olması nedeni ile de borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. DELİLLER: -----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyası, vergi dairesi ve davacı şirkete yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, -----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; ---- Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası ----- ve arabuluculuk numarası ------ olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 05/06/2023 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. 30.05.2018 tarihli ---- sayılı ----- gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26 ncı maddesi; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur." hükmünü içermektedir. Somut olayda; davalının işyerine ait olduğu iddia edilen tesisata ilişkin olarak 24.08.2022 tarihli ------ seri nolu kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğu, tutanağın davalı adına düzenlendiği, akabinde işbu tutanağa istinaden taahhuk ettirilen alacak ve ferilerine istinaden ----. İcra Dairesi------Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür. "Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay ----- Hukuk Dairesi ----- Esas ve ----- Karar; ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında; gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Somut olayda; davalı kurum tarafından davacı aleyhine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle fatura tahakkuk ettirildiği, davacının kaçak elektrik kullanımını kabul etmeyerek söz konusu faturaya itiraz ettiği ve söz konusu faturaya konu borçtan borçlu olmadığının tespitine yönelik iş bu davanın açıldığı, dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece dava konusu ------ Tesisat Nolu elektrik aboneliğinin bulunduğu yerde yapılan keşif sonucu binanın elektrik projesi de incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre, ----Kaçak elektrik kullanımı ile ilgili yaptıkları tahakkukların ----- Tesisat nolu ---- marka ------- nolu Elektrik sayacınına yönelik olduğu, keşifte davacının dükkanının söz konusu sayaçtan beslenmediğinin tespit edildiği, davacı ----- Elektrik Tesisat numarası ------ olan kullandığı sayacın ----- marka ------- nolu sayaç olduğu, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin 22.04.2022 tarihli kolluk tutanağı içeriği ile uyumlu olduğu, tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, davacının kaçak elektrik kullandığının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir."Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, dava konusu olayda davacı kurum tarafından davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle fatura tahakkuk ettirildiği, davalının kaçak elektrik kullanımını kabul etmeyerek söz konusu faturaya ve bilirkişi raporu ile yapılan tespitlere itiraz ettiği, dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu elektrik aboneliğinin bulunduğu yerin davalı tarafın yurtiçi ikametgah adresi olduğu, davalı tarafından UYAP sistemi üzerinden yapılan GİB sorgulamada ticari işletmesi bulunduğuna dair bir kaydın yer almadığı, bu haliyle dava konusu yerde davalının kaçak elektrik kullandığının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının baştan alınan 418,20 TL peşin harçtan mahsubu ile 197,20 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.