İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/537 E. 2024/792 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/537
Karar No
2024/792
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/537 KARAR NO : 2024/792 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili 29/07/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "14.08.2023 Tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan (poliçe ekte sunulmuştur) malların davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana gelmiştir. Zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurludur . Meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 30.10.2023 tarihinde ödenen tazminat 6.909,64 TL tutarında rücu edilmiştir (Ödemeye ilişkin belgeler). Müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğmuştur. Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edilmiştirDavanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 7.258,91-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 30.10.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine (Yüksek Mahkemenin (-----. HD. 30.9.2004 T. -----) kararlarında da belirttiği gibi bu hususu «... ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması -yani vadesinin gelmesi- yeterlidir...» şeklinde ifade etmiştir. (----. HD. 01.04.2015 T-----Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim. " denmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı sigorta şirketi, taşıma sırasında emtiada hasar meydana geldiğinden bahisle, ödenen zarara ilgili olarak rücu talebinde bulunulmuş olup davaya zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunmaktayız. 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. Maddesinde "Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir:" ve aynı maddenin 1-g bendinde "Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme" hükümleri mevcuttur. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca 6762 sayılı Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görmekte olduğu davaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak Asliye Ticaret Mahkemelerine devredileceği düzenlenmiş, bu itibarla 13/07/2012 tarih ----- karar numaralı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Kararı uyarınca adı geçen uyuşmazlıklar için ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlendirilmiştir.Yukarıda anılan kanun maddeleri kapsamında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; taşıma denizde başlayıp denizde bitmiştir. Kabul mahiyeti taşımamakla birlikte hasarın deniz taşıması aşamasında gerçekleşmiş olması nedeniyle uyuşmazlığın deniz hukukuna ilişkin olduğu ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi oludğu anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dosyanın Deniz Ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli ----- Asliye Ticaret Mahekemesi'ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Açılan dava haksız olup usül ve yasaya aykırıdır.Hasar ve zarara ilişkin tutanak dava dışı sigortalı firma --- ambarında koliler açıldıktan sonra tespit edilmiştir ve koliler dava dışı sigortalı firma ----- ambarına gelene kadar ve kolilerin içleri açılana kadar herhangi bir tutanak bulunmamaktadır. Konteyner açıldığında veya gümrüklü sahada usülüne uygun şekilde düzenlenen bir tutanak veyahut ekspertiz raporu bulunmamaktadır. Davacı tarafça sunulan ekspertiz raporu gümrüklü sahada düzenlenmemiş, dava dışı sigortalı ----- 'in faaliyet adresinde düzenlenmiş bir rapordur ve raporda ihtimaller üzerinde durularak bir tespite gidilmiştir. Kabulü mümkün değildir. Müvekkil şirket taşıma işini gerçekleştiren firma olmayıp sadece taşıma organizasyonunu gerçekleştiren firmadır. Malzemelerin paketlenmesinden, üretim noktasından çıkış limanına aktarılmasından, konteynere yüklenmesinden, gemi ile yaklaşık 30 günlük taşınmasından, konteynerin limandan tahliyesinden, depoya aktarılmasından ve depodan ithalatçısının deposuna teslimine kadar olan süreçte yer almamaktadır. Bu süreçlerde müvekkil şirket ------ firmasının herhangi bir dahiliyeti olmayıp eğer ki taşımada herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. davanın öncelikle iş bölümü itirazımız doğrultusunda davanın yetkili ve görevl--- Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine, zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddini, işin esasına girilmesi durumunda davanın esastan reddini, davacı alacaklının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı yüklenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını vekaleten talep ederiz. " denmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DAVA: İtirazın İptali (Deniz Taşımacılığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. 6103 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince HSK'ca ----- İlinde 6102 Sayılı TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli özel yetkili ----- Denizcilik İhtisas Mahkemesi belirlenmiştir. Bu durumda, 01.07.2012 tarihinden sonra 6102 Sayılı Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılacak, ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ihtisas mahkemesi olan Denizcilik İhtisas Mahkemesince görülecektir. Yargıtay -----. HD.-----. Sayılı ilamında"....Somut olayda dava konusu taşıma, deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir. Uyuşmazlık, TTK.'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4 ncü kitabındaki 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir." bu tür davalarda görevli mahkemenin deniz ihtisas mahkemesi olduğunu belirtmiştir. ( Bkz. Yargıtay -----. HD. ----Yargıtay -----. HD. ----. Sayılı ilamı, ----. HD. -----Sayılı ilamı,)Dava, davacının deniz taşımacılığı sözleşmesi (----- limanları arası) sebebiyle rücu alacağının tahsili sebebiyle açılmış olup bu haliyle uyuşmazlık deniz ticaretine ilişkindir. Dolayısıyla deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada asliye ticaret mahkemesi değil, deniz ihtisas mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(HMK m. 115/1)nazara alınır. Açıklanan gerekçe nedeni ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle; HMK 115-2 md uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli denizcilik ihtisas davalarına bakmaya görevli -----. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin Görevsizliği Nedeniyle Usulden Reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ---- Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA, Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/537, K. 2024/792, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-537-e-2024-792-k-482bc78b2e56