İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/375 E. 2025/359 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/375
- Karar No
- 2025/359
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/375 Esas KARAR NO : 2025/359 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2020 KARAR TARİHİ : 30/05/2025 Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ...Şti. ile .... Belediyesi arasında 26.1.2017 tarihinde “...” anlaşması imzalandığını, bahse konu işin 2018 yılı Haziran ayında geçici kabulü yapılarak ... Belediye’sine teslim edildiğini, bahse konu iş kapsamında beş firma ile alt yüklenici ve taşeronluk sözleşmesi imzalandığını bu kapsamda çalıştığını,...ŞTİ firmasının da bu iş kapsamında alt yüklenici olarak firmalarına bu kapsamda hizmet verdiğini, işin yapımı sürecinde ...'nin işi geciktirdiğini ve sözleşme şartlarına uymadığı için müvekkili firma tarafından yazılı olarak uyarıldığını, bunun üzerine .... Ltd. Şti İle ... (...) arasında bu iş kapsamında yapılan binaların tamamının Ahşap Cephe Kaplamalarının Malzeme ve İşçilikli yapılması ile ilgili bir anlaşma yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi sahibi olmamalarına karşın inşaat alanına ahşap kaplama malzemesinin getirildiğini, ancak ahşap cephe kaplama işi...firması tarafından tamamlamış olduğunu, yapılan ahşap işlerine ilişkin ödemelerin imzalı ve faturalı hak edişler karşılığında müvekkili firma tarafından ... firmasına ödendiğini, müvekkili firmanın ne sözleşme anlamında ne de işin yapılması anlamında ... ile hiçbir şekilde görüşmemiş, anlaşmamış ve kendisinden herhangi bir hizmet almamış olduğunu, tüm bunların yanında müvekkili firmanın muhasebe ve defter kayıtlarından da görüleceği üzere alt yüklenici firma olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’den 210.000,00 TL (İkiyüzonbintürklirası) alacaklı durumda olduğunu, ...'ın kendisinin alacaklı olduğu ... 26. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ... Ltd. Şti. aleyhinde takip başlattığını, alacaklı olduğunu iddia eden ...'ın müvekkili hakkında takip işlemine girişmemiş olduğunu ancak aynı dosyadan müvekkili şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi tebliği şirketin adresten ayrılmış olması sebep gösterilerek kapıya asılmak suretiyle yapıldığını, ancak müvekkili şirket adresinde faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, adresin kapalı olmasının söz konusu olmayacağını, müvekkili şirketin tebligattan haberdar olmadığından haciz ihbarnamesine geç cevap verildiğini, ayrıca İcra Müdürlüğünün dosyasında yapmış oldukları inceleme neticesinde müvekkili şirkete yazılan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin de düzenlendiğini öğrenmiş olduklarını, her ne kadar da müvekkili şirkete icra dosyasından 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri yazılmış olsa da şirkete ulaşan bir tebligatın bulunmamakta olduğunu, haciz ihbarnamelerinin tümünün usulsüz olarak tebliğ edildiğini, bu nedenle usulsüz tebligat nedeni ile ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile davanın ikame edildiğini, ilgili davanın halen derdest olduğunu ve istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkili şirketin ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye borcu olmadığının tespitine ayrıca ilgili icra dosyası nedeni ile müvekkili şirketin yönünden İİK. 72/2.maddesi gereğince teminatsız bu talepleri mümkün görülmez ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile icra dosyasındaki mevcut hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini belirterek, müvekkili şirketin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine, ... 26. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasına, İcra dosyası kanalı ile 13.08.2020 tarihinde ödenen 80.229,75 TL bedelin müvekkiline faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın takip borçlusu ...'nden olan alacağının tahsili için ... 26. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesini müteakiben 07.11.2018 tarihli talepleri doğrultusunda 89/1 haciz ihbarnamesi hazırlandığını ve davacının bilinen en son adresi olan "..." adresine tebliğe çıkartıldığını, adresin kapalı olması üzerine tebligat memurunun mahallinde gerekli araştırmayı yaptığını, tebligat adresi ile karşı karşıya olan 31 kapı numaralı ... unvanlı firmaya sorduğunu, davacının adreste tanınmadığını tespit ettiğini ve tebligat mercine iade edildiğini, tebligatın iade gelmesi üzerine 25.12.2018 tarihinde davacının Ticaret Sicili'nde kayıtlı adresine (aynı adresine) T.K. md. 35'e göre yeniden 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmiş olduğunu ve usulüne uygun tebligat yapıldığını, birinci haciz ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine 20.01.2019 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesi düzenlenerek T.K. md. 35'e göre aynı adrese gönderildiğini, bu haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra da herhangi bir itiraz ve ödeme yapılmaması üzerine, 15.02.2019 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesi düzenlenerek T.K. md. 35'e göre aynı adrese gönderildiğini ve 21.02.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacı tarafın 21.02.2019 tarihinde (süresinden sonra) dosyaya 89/1 haciz ihbarnamesi cevabı gönderdiğini, 25.02.2019 tarihinde ise (İİK md. 89'da böyle bir itiraz yolu bulunmadığı halde) 89/3 haciz ihbarnamesi cevabı adı altında bir beyan gönderdiğini, davacının her iki dilekçesi de 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ edilip itiraz süreleri geçtikten sonra dosyaya sunulduğunu, süresinden sonra yapılan bu itirazların dosyaya bir etkisi olmadığını, davacının yapması gereken, 89/3 haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden sonra 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde takip alacaklısına karşı menfi tespit davası açmak iken, bunu da yapmadığını, 89/3 haciz ihbarnamesi borçluya 21.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve menfi tespit davası açma süresinin 08.03.2019 tarihinde dolduğunu, 20 günlük süre içerisinde yani 13.03.2019 tarihine kadar da dava açıldığına dair bir bilginin dosyaya sunulmadığını, davacı taraf davasını İİK MD. 89/3 kapsamında menfi tespit talepli olarak açtığı iddiasında ise, 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı için davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerekeceğini, davacı tarafın UYAP sistemi üzerinden davayı açarken dava değerini 1.000,00 TL olarak gösterdiğini ve 1.000,00 TL üzerinden harçlandırdığını, dava dilekçesinin sonuç kısmında 80.229,75 TL'nin iadesini talep ettiğini, davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesi gerektiğini belirterek, dava dilekçesinin sonuç kısmında istirdadı talep edilen 80.229.75 TL üzerinden yatırılmayan eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması durumunda davanın reddine, dava İİK md. 89/3 kapsamında üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davası olarak kabul edilecek ise, 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine, dava İİK md. 89/5 kapsamında üçüncü kişinin açtığı istirdat davası olarak kabul edilecek ise, zorunlu arabuluculuk kapsamında olmasına rağmen arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı için davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın esasına girilerek bir karar verilecek ise, müvekkilimin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini taleple cevap verdiği görüldü. CEVAP: Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Eldeki dava, borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkememizin 05/10/2022 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı ... ile alt yüklenici ve taşeronluk sözleşmesini imzaladığını, bu kapsamda bu davalıdan alacaklı olduğunu, diğer davalı ...'ın ise davacı şirkete 89/1,2 ve 3 ihbarnameleri gönderdiğini, icra dosyası kapsamında ödeme yapıldığını belirterek davalı ... borçlu olmadığının tespitine ve ödediği bedelin her iki davalıdan istirdatını talep ettiği, dava konusu 3.haciz ihbarnamesinin 21/02/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın ise hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle davalı ... karşı İİK 89.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasının hak düşürücü süre yönünde reddinin gerektiği, davalı ... Yıldırıma karşı açılan istirdat davasının ise İİK 89/5 maddesi gereğince alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedildiği, alınan rapor ile davacının davalı ... alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davacının Bağcılar Belediyesindeki alacağından icra dosyasına aktarılan 80.229,75 TL'nin davalı ... tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatiyle davacının ...karşı açtığı istirdat davasının kabulüne..." karar verilmiştir. Mahkememizin bu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 30/04/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "...İncelemeye konu dava; İİK'nın 89/3 hükmüne dayalı olarak açılmış olup, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İşbu eldeki dava ticari dava değildir. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yukarıda izah olunan ticari davalardan hiç bir kategoriye de girmediği, davanın ticari dava olmadığı da değerlendirilmiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca TTK'nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın asliye hukuk mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı kanunun 114/1-c bendi gereğince dava şartı olan bu husus, HMK m.115/1 gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır ve göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile esasa girilerek inceleme yapılması yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın görev yönünden değerlendirilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine..." gerekçesi ile İİK'nun 89/3 hükmüne dayalı olarak açılan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. İİK m.89/3 hükmüne dayalı olarak açılan iş bu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK’nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, 4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.30/05/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.