İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/799 E. 2025/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/799
Karar No
2025/52
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2024/799 Esas KARAR NO :2025/52 DAVA;:İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/12/2024 KARAR TARİHİ:31/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin, şirketin taşınmaz satın alması işi için aralarında 230.000-TL. bedel karşılığında anlaşmış olduklarını, somut olayda vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında müvekkilinin işi iş sahibinin menfaatleri doğrultusunda ve gereken özeni göstererek yerine getirmiş olduğunu, davalı şirketin alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız ve yasal dayanaktan uzak şekilde itiraz etmiş olduğunu, Yargıtay'ın, elektronik platformlar üzerinden yapılan yazışmaları belge ve delil niteliğinde kabul etmiş olduğunu, icra ödeme emrinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının nkabulü ile davalı borçlunun, .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının olumsuz davranışı nedeniyle müvekkilinin zaruri olarak dava açması ve avukat tutmak zorunda kalması nedeniyle HMK 329.maddesine göre tüm zararlarının dışında ayrıca İstanbul Barosu tavsiye niteliğindeki tarife gereğince ayrıca hükmedilecek bedelin tercihen en üst sınır olan %25+KDV tutarındaki avukatlık ücretine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hâlihazırda 2 (iki) yıl boyunca kiracısı olduğu söz konusu taşınmazı satın almış olduğunu, 2 (iki) yıl boyunca kiracı olarak bulunduğu taşınmazı satın almasının, takdir edilmelidir ki hayatın olağan akışında kendiliğinden gelişebilecek bir durum olup herhangi bir simsarlık ilişkisini gerektirmemekte olduğunu, davacının, söz konusu taşınmazı 2 yıl önce davalı şirket tarafından kiralanması sürecinde bulunmuş ve o dönemde hak ettiği ücreti fazlasıyla almış olduğunu, davalı şirketin bu taşınmazda kiracı olarak bulunduktan sonra taşınmazı satın almış ve davacı ile bu konu özelinde herhangi bir yazılı anlaşmaları bulunmasa da tamamen iyi niyet göstergesi olarak bir miktar ödeme yapmış olduğunu, söz konusu banka dekontunun Mahkemeye sunulacağını, müvekkilinin, davacı ile aralarında eskiye dayanan bu ilişki nedeniyle yukarıda bu tutarı davacının banka hesabına yatırmış olduğunu, davalı müvekkilinin taraflar arasında "yazılı" akdi bir ilişkiye dayanan veyahut başka bir sebepten kaynaklanan borcu bulunmadığını, davacı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir emlak komisyon sözleşmesi adı ile simsarlık sözleşmesi yahut benzer bir anlaşma sözlü ya da yazılı olarak akdedilmemiş olduğunu, bununla birlikte davacının söz konusu taşınmazın satın alınması sürecinde herhangi bir katkısı, etkisi, yardımı olmamış olduğunu, buna rağmen davacının anlam verilemeyecek bir ısrar ve kötü niyetle hareket etmiş; davaya konu haksız, hukuki dayanaktan yoksun icra takibini başlatmış, bununla birlikte işbu davayı açmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının davalı müvekkili şirketin borcu olmamasına rağmen başlatmış olduğu .... Dairesi ... Esas sayılı icra takibi ve işbu itirazın iptali davası tamamen kötü niyetli olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasında "sözleşmesel" bir ilişki bulunmadığını, davalı müvekkilinin davacıya her ne nam altında olursa olsun bir borcunun da bulunmadığını, ancak davacının, dilekçesinde bahsettiği "anlaşma"ya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de paylaşamamış olduğunu, zaten taraflar arasında böyle bir sözleşmenin mevzubahis olmadığını, davacının davalı müvekkili şirket ile herhangi bir sözleşmesel bir ilişkisi bulunmamasına rağmen emlak komisyonculuğu hizmeti verdiği ve bu nedenle alacağı olduğu iddiasında olduğunu, ancak müvekkili şirket ile davacı arasında gerek sözlü gerek yazılı herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamakta olup davalı müvekkilinin davacıdan bu yönde sözlü talebinin dahi olmamış olduğunu, davacının başlatmış olduğu takipte kötü niyetli olup aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; .... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibinin iptalini, davacı hakkında % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, taşınmaz satışından kaynaklı işgörme bedelinin tahsili için başlatılan takipte davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 06/01/2025 tarihli yazı cevabı ile davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. .. Vergi Dairesi’nden gelen 31/12/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının kira geliri yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu bildirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, taşınmaz satışından kaynaklı işgörme bedeline ilişkin olup, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları ile davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. HMK 114. maddesinde; mahkemenin görevli olması hususu dava şartı olarak belirtilmiş, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp, davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.31/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/799, K. 2025/52, T. 31.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-799-e-2025-52-k-b3014a925b97