İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/806 E. 2024/595 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/806
- Karar No
- 2024/595
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/806 Esas KARAR NO :2024/595 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:22/12/2021 KARAR TARİHİ:15/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.08.2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç ile ... Caddesinden ... istikametine doğru seyir halinde iken ... Camii önüne geldiğinde karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkillerinin müşterek çocuğu müteveffa ...'e çarparak tek taraflı ölümlü trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin, bu kaza sebebi ile yitirdikleri oğullarının desteğinden yoksun kaldığını, söz konusu kazanın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsü ..., kaza tespit tutanağında da açıkça belirtildiği üzere 2918 sayılı KTK'nın m.52/1-B (Sürücüler: hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiğini, iş bu kazanın meydana gelmesinde kusurlu oluduğunu, davaya konu kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile(Poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, dava açılmadan önce yasal zorunluluk nedeniyle gerekli olan belgelerle PTT vasıtasıyla 27.08.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketine başvurunun 31.08.2021 tarihinde teslim edildiğini, bazı eksik evraklar (otopsi raporu v.s) talep edildiğini, bu eksikler giderilmiş olmasın rağmen davalı şirket kısmi bir ödeme yaptığını, fazlasının dava ile talep edilebileceği yönünde beyanda bulunulduğunu, müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkilinin bu kayıp sebebi ile daha da mağdur olmamaları amacıyla , şirket tarafından yapılan bu kısmi ödeme fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızın saklı tutulması kaydıyla alındığını ve müvekkillerine teslim edildiğini, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.500 TL; davacı ...için 1.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza bakımından kural olarak ihlalde bulunan sürücünün sigortalı araç sürücüsü olduğunun ve kusur oranının davacı tarafça somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, bununla beraber davacı taraf bu hususu kanıtlar hiçbir evrak ibraz etmemiş olduğunu müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün fazlaya ilişkin talepleri bakımından kusurunu ispatlayamadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından söz konusu kazaya ilişkin kusur ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırdığını, alınan Aktüeryal Rapor doğrultusunda 16.11.2021 tarihinde davacı taraflardan ... için 22.996,49 TL ve ...için 30.823,09 TL olmak üzere toplamda 53.819,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, söz konusu ödemelerin yapıldığına ve müvekkili şirketten başka hak veya alacak talebinde bulunulmayacağına ilişkin olarak davacı taraflarıca ibraname imzalandığını, tüm bu nedenlerle öncelikle dava konusu destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğinin kabulü gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini gerektiğini, davacı tarafların müşterek çocukları müteveffa ...'in vefatı neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından aktüer uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırıldığını, müvekkili şirket sigortalısının kusur oranına karşılık raporda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı davacı taraflara ödediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sona erdiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle davacıların fazlaya ilişkin talepleri ile işbu haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava; trafik kazası nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 53.maddesinde düzenlenen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, ZMMS zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edecektir. TBK 50.maddesi ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmünü içermektedir. TBK53.maddesinde ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle, Cenaze giderleri. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olarak sayılmıştır. Bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir. Dosyada mevcut ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; sigortalı araç sürücü sanık ... hakkında "Taksirle Ölüme Neden Olma suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun taksirle işlenilen bir suç olduğu, alınan bilirkişi raporlarına göre sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK 223/2-c maddesi gereğince yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmayışı nedeniyle beraatine karar verildiği, bu dosyada soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsü sigortalının tali kusurlu, vefat eden desteğin ise asli kusurlu olduğu, alınan iki adet ATK raporunda ise sigortalı sürücünün kusursuz olduğunun tespit ediliği görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf tazminata esas kusur oranı, ve zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerden olduğundan bilirkişi raporların alınmıştır. Mahkememizce alının ATK raporunda sonuç olarak; Sürücü ..., idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri sınırları içerisindeki olay mahalli kavşağa geldiğinde istikamet yönüne göre solundaki demir bariyerleri aşarak hareket alanına intikal eden müteveffa yayaya çarparak karıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, olay anında müdrik yaşta olmadığı anlaşılan Müteveffa yaya ...'in karşıdan karşıya geçişini, mahallin yakınında bulunan yaya üst geçidi kullanarak gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin yaya girişlerinin engellendiği demir bariyerlerden atlamak suretiyle kaplamaya girip kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette gerçekleştirmek istediği anlaşılmakla meydana gelen olayda; yaşı gereği sergilemiş olduğu davranış faktörleri asli yönden müessir bulunduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, mütaala edilmiştir. Mahkememizce alınan 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Mevcut video görüntülerinden, dava konusu aracın hızının düşük olmadığı ve yayaya çarpmadan önce direksiyon tedbiri almış olmasına karşın etkili fren tedbiri almamış olduğu görüşünde olduğu, zeminde fren izi bulunmamasının da bu hususu teyit ettiğini, dolayısıyla kazanın ana etkeni, bariyerle bölünmüş orta refüjden yayanın atlayarak geçip aracın önüne koşması olduğu, ancak yaya geçme ihtimali, orta bariyerler nedeniyle beklenmese de üçlü kavşak niteliğinde olan mahalde hızın düşürülmemiş olmasının ve etkili fren tedbiri almamış olmanın kazaya ve kaza sonucu ölüme az miktarda etkisi olduğu, dolayısıyla davacılar murisi yaya ... mahalde bulunan üst yaya geçidi yerine orta refüjdeki demir parmaklıklarla geçişi kapatılmış yerde parmaklıkları da aşarak, kontrolsüz, tedbirsiz ve dikkatsiz olarak karşıya koşmuş olması ile 2918 sayılı KTKnın yayaların uyacakları kurallarla ilgili 68. Maddesinde tanımlı " ( .. b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır .. c) Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır." kuralını ihlal etmiş olmasının kazanın meydana gelmesinde %80 oranında asli etkili olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ... ise yayayı fark ettiği anda etkili fren tedbiri alamamış olması ve aynı kanunun hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamakla ilgili Madde 52 ile tanımlı "Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, .. zorundadırlar" kuralını ihlal nedeniyle %20 oranında tali kusurlu olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı. Mahkememizce alınan 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 16.11.2021 tarihinde paydaş anne ...için 30.823,09 TL, baba ... için 22.996,49 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı , ilgili tutarların ödeme tarih itibariyle paydaşların hesaplanan Destekten Yoksunluk Zararları ile karşılaştırıldığı, desdekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi itibariyle anne ...için 51.960,89 TL olduğu, baba ... için 31.611,48 TL olduğu, yapılan ödemelerin güncellenmesi ve garame hesabına göre yapılan hesaplamaya göre bakiye zararın; ¸olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, müteveffanın, muhtemel eş ve çocukların payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, paydaşların ödeme tarihine göre hesaplanan zararlarının yapılan ödeme ile karşılanma oranların iş bu raporun 27. Sayfasında sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu, paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan bakiye zararlarının davalı tarafın bakiye teminat limiti dâhilinde garameten paylaştırılmış halinin iş bu raporun 30. Sayfasında Sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu, mütalaa edildiği anlaşıldı. Davalı tarafından sunulan sigorta poliçesine göre kazaya karışan ... plakalı aracın davalı nezdinde 25.03.2021-25.03.2022 tarihleri arasında zorunlu trafik sigortalı olduğu, kaza tarihini kapsadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekili 10.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ...için destekten yoksun kalma talebini 234.582,23 TL 'ye diğer davacı ... için destekten yoksun kalma talebini 141.598,19 TL'ye çıkarmıştır. Davalı tarafından davacılara yapılan ödeme ve ibra nedeniyle sorumluluğun kalmadığı ileri sürülmüş ise de davalı tarafından hazırlanıp davacıların imzasına sunulduğu anlaşılan '' kesin mutabakatname,ibraname,feragatmame, makbuz'' başlıklı belgenin fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla notu düşülmek suretiyle imzalandığı dolayısıyla davacıların davalıyı ibra etmediği anlaşılmıştır. 13/08/2021 günü, saat 13:18 sıralarında, dava dışı sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... caddesini takiben ... Asfaltı yönünden ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan yaya girişlerinin demir bariyerlerle engellendiği kavşağa geldiği sırada aracının ön kısımlarıyla, istikamet yönüne göre yolun solundaki demir korkulukların üzerinden atlayıp kaplamaya giren müteveffa yaya destek ...'e çarpması şeklinde gerçekleştiği mahkememizce de kabul edilen olayda, .... Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında mevcut otopsi raporuna göre; davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat ettiği, Mahkememizce alınan ATK raporunda ve .... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ATK raporlarında davacıların desteği müteveffa yaya ...'in tam kusurlu olduğu, savcılık soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise dava dışı sigortalı sürücünün tali, yaya desteğin ise asli kusurlu olduğu, Ceza dosyasında alınan ve mahkememiz alınan ATK raporları ile soruşturma dosyasında alınan rapor arasında çelişki olduğu, ... öğretim üyelerinden oluşan heyetten yeni bir rapor alındığı, 16/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda video görüntülerinden, dava konusu aracın hızının düşük olmadığıının ve yayaya çarpmadan önce direksiyon tedbiri almış olmasına karşın etkili fren tedbiri alınmadığının zira zeminde fren izi bulunmamasının da bu hususu teyit ettiğinin, buna göre üçlü kavşak niteliğinde olan mahalde hızın düşürülmemiş olmasının ve etkili fren tedbiri almamış olmanın kazaya etkisinin %20 oranında olduğu, desteğin ise yaya geçişi bariyerle kapatılan yola kontrolsüz, tedbirsiz ve dikkatsiz olarak girmesinin kazanın oluşumunda %80 olarak kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsü hakkında dava konusu kaza nedeniyle yargılandığı ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında beraat kararı verilmiş ise de verilen beraat kararının bilirkişi raporuna dayandığı, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerinin beraat kararları ile bağlı olmadığı, mahkememizce de dava dışı sigortalı sürücünün hızının fazla olması ve etkin fren tertibatı almaması nedeniyle kusurunun bulunduğu kanaati oluştuğundan 16/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna itibar edilmiştir. Hesaba ilişkin bilirkişi raporunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve güncel Yargıtay kararları doğrultusunda TRH-2010/ Yaşam Tablosu kullanılarak, Progresif Rant Yöntemine göre, yapılan kısmi ödeme güncellenerek ve garame hesabı yapılarak, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti olan 430.000,00 TL gözetilerek yapılan hesaplama, hüküm kurmaya yeterli denetime elverişi olduğundan davacıların davasının kabulü ile davacı ...için 234.582,23 TL, davacı ... için 141.598,19 TL olmak üzere toplam 376.180,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 16.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların davasının kabulü ile davacı ...için 234.582,23 TL, davacı ... için 141.598,19 TL olmak üzere toplam 376.180,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Alınması gereken 25.696,88 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç ve 1.275,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.355,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.341,18 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 37.533,16 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı Melek Memiş'e verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı ...'e verilmesine, 5-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç ile 1.275 TL ıslah harcın toplamı olan 1.436,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 11.500 TL bilirkişi+ 1.578 TL ATK ücreti+ 96 TL tebligat+müzekkere gideri olan toplam 13.174 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360 -TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır