İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/5 E. 2025/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/5
- Karar No
- 2025/53
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/5 KARAR NO :2025/53 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:03/01/2024 KARAR TARİHİ:21/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Davacı müvekkili şirketin davalı şirketten olan toplam 95.978,39 TL. tutarındaki ticari alacağını tahsil amacıyla ... İcra Dairesinin ... E. Dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalı borçlu tarafından “alacaklı görünene kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcu yoktur.” Şeklinde beyan ederek ödeme emrine itiraz etmiş ve takip durdurulduğu, başvurulan arabuluculuk bürosunda davalı yan ile anlaşma sağlanamadığından işbu dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ayrıntılı olarak açıklanan resen dikkate alınacak nedenlerle , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 1. Davalı tarafça yapılan ... İcra dairesinin ... E. Numaralı dosyasındaki vaki haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına , 2. davalı/ Borçlu aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 3. yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sat-öde (satıştan ödemeli ), vadeli, konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik r tedarik sözleşmesi tipi olduğu, Davalı müvekkili ile davacı, sözleşme tipinin gerek ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirmiş, görüşmüş ve 'yöntemleri arasından vadeli ödeme tipli Müvekkili şirketin birden farklı ticari koşullarla ilgili tartışmışl oldukları, nihayetinde bu farklı sözleşme türi sözleşmelerin imzalanması hususunda anlaştıkları davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğu, arz ve izah edilen ve re'sen değerlendirilecek diğer nedenlerle, davacının davasının REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 10/11/2023 tarihli abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 17/09/2024 tarihli ara karar ile davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenmesinin ve rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... ... Ticaret A.Ş. ile Davalı ... A.Ş. arasında takip konusu 91.480,00 TL. alacak uyuşmazlık konusunda, tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri kayıtları ve dayanak belgeleri üzerinde; davalı taraf sayın mahkeme duruşma salonunda yapılan ticari defterler incelemesine gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği nedeniyle incelemesi yapılamamıştır.) yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde; Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davacı ....... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş.'den takip konusu 91.480,00 TL. alacağının bulunduğu, davacı taraf TBK madde 90 ve 117'ye göre ihtarname keşide ederek, davalı tarafı temerrüde düşürdüğü, bu nedenle 4.498,39 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, Taraflar tacir olduklarından, davacı tarafın 91.480,00 TL asıl alacağına 3095/2 sayılı yasaya istinaden, 28.12.2022 takip tarihinden itibaren başlamak üzere %15,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında 10/11/2023 tarihli İnsider Uygulamaları Abonelik Sözleşmesi ve eki protokolü imzalandığı, sözleşmenin 14.2 Maddesi gereğince hizmet bedelinin kararlaştırıldığı, hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı, yapılan ihbara rağmen davalı tarafça defter ve kayıtların sunulmadığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla alacak hususu tespit edilmiş olup; davalı tarafça ödeme olgusu ispat edilemediğinden; davanın kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 6.556,29-TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.639.08-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.917,21-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 2.127,48-TL (Peşin Harç 1.639.08-TL Başvurma Harcı 427.60-TL, Vekalet Harcı 60.80-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.072,00-TL (72,00-TL tebliğler ve posta, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3120,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2025 Katip ... Hakim ...